1. Ana Sayfa
  2. Tarihte İlkler
  3. Tarihimizde ilk arabanın kullanımı ne zamandır?

Tarihimizde ilk arabanın kullanımı ne zamandır?

Tarihimizde ilk arabanın kullanımı, M.Ö. 2000 yılında kullanılmaya başlandığı, eski Çin kaynaklarından öğreniliyor. Türkler arabayı yük taşımada ya da oturmak için kullanırlar, savaşa atla giderlerdi. Arabanın bulucusu da Türklerdir ve anayurdu Asya’dır.

Türkiye’de Tanzimat dönemine gelininceye değin arabaya padişahın dışında yalnız şeyhülislâmlar ve kazaskerler binebilirdi. Devlet ileri gelenleri rütbelerine göre at ya da eşekle yolculuk yaparlardı. Halk yayaydı. Arabaya kadın binerse, sürücüsü arabayı yerden yönetirdi. Tanzimattan sonra, İstanbul ve büyük kentlerde arabalar özel ya da kiralık araç olarak kullanılmaya başlandı. Bir erkekle kadının, evli olsalar bile birlikte arabaya binmeleri, ikinci meşrutiyete değin kesinlikle yasaktı.

Türkiye’de kullanılan başlıca araba çeşitleri kağnı,talika, yaylı, payton, kupa, koçu, yük arabası ve sepetli binek arabasıdır.

Tarihimizde arabayla ilgili bir olay da vardır. Padişah Deli İbrahim, yollarda arabasına engel olunuyor diye İstanbul içinde her çeşit araba kullanılmasını yasaklamıştı. Bir gün kadısına akıl danışmaya giderken bu buyruktan habersiz bir araba görür. Bir şeyden haberi olmayan Sadrazam Salih Paşayı bundan sorumlu tutarak huzuruna getirtir ve hemen oracıkta buldurduğu bir kuyu ipiyle boğdurur. Salih Paşa ise, dürüstlüğüyle tanınmış, rüşvet almaz, aldırtmaz bir devlet adamı olarak bilinir!

Türkiye’de arabanın şehirler arasında taşıt aracı olarak kullanılması (Tarihimizde ilk arabanın kullanımı)

Türkiye’de arabanın şehirler arasında taşıt aracı olarak kullanılması, Sultan İkinci Mahmut’un Kartal’da yapılan bir posta yolunun açılış törenine katılmak amacıyla bindiği bir faytonla başlar. Bunu Tarih-i Lütfi (Lütfi tarihi)’den öğreniyoruz. II.Mahmut, öbür devlet büyüklerinin de faytona binmesine izin vermiştir. İstanbul‘da koçu arabalarından sonra kullanılan ilk araba türü faytondur. Koçu arabaları öküzle çekilirdi. Üstü örtülü, yanları açık olur ve oymalarla süslenirdi. İçi yastık ve şiltelerle beslenir, kadınlar ve çocuklar uzun yolculukları bu arabalarla yaparlardı. Rumeli göçmenlerinin Türkiye’ye getirdiği muhacir ya da Tatar arabası denen taşıtlar genellikle yük taşımada kullanılırdı.


Paris’ten getirilen ilk fayton arabasından sonra kupa arabaları, Berlin ya da landon denilen kapalı binek arabaları İstanbul’da yaygınlaştı. Otomobilden sonra fayton yavaş yavaş kalktı. İstanbul adalarında motorlu taşıt kullanma yasağı olduğundan faytonlar, bu adaların bir özelliğidir. Bazı Anadolu kentlerinde de turizm açısından, tek tük faytona rastlamak mümkündür.

Son güncelleme :

    Yorum Yap