1. Ana Sayfa
  2. Osmanlı Ordusu
  3. Acemi Ocağı

Acemi Ocağı


Acemi Ocağı, OsmanIı İmparatorluğu ordusunun Kapıkulu Ocakları‘na alınacak erleri yetiştiren asker ocağı. Acemi ocağının kuruluşu, I.Murad zamanında, XIV. yy. son yarısındadır. Osmanlı beyliğinin sınırlarının genişlemesi devamlı ordu ihtiyacını zorlayınca, bu ihtiyacı karşılamak üzere Çandarlı Kara Halil Paşanın tavsiyesi ve Molla Rüstem’in çalışmalarıyla, ilk Acemi ocağı Gelibolu’da kuruldu.

Acemi Ocağının Özellikleri ve Görevleri

Gelibolu Acemi Ocağı

Gelibolu Acemi ocağının görevi, savaş esirlerini, Lapseki, Çardak, Gelibolu deniz yollarında işleyen at kayıklarında çalıştırarak eğitmek ve sonra Yeniçeri ocağına göndermekti. İkinci görevi de, savaş esirlerinin bir kısmını, önce Anadolu’da, sonra Rumeli’deki Türk çiftçilerinin hizmetine vermekti. Bu ocak, sekiz “orta”dan (bölük) kuruluydu ve başında yeniçeri “yayabaşı“‘larından biri bulunurdu; adına Gelibolu ağası denirdi. Emrinde sekiz “arabacı” (yayabaşı) vardı. Bunlar büyük bir suç işlemedikçe, ömür boyu görevlerini muhafaza ederlerdi. Gelibolu ağası ölünce, Birinci yayabaşı onun yerini alırdı. İstanbul’un fethinden sonra bu töre değişti. Yeniçeri Ocağı‘nın yaşlı yayabaşılarından birinin Gelibolu ağası olması gelenekleşti. Gelibolu ocağında her zaman 400-500 acemi oğlan bulunur, bunların bir kısmı yeniçeri ocağına gönderilince yerleri, çiftliklerde çalışan acemi oğlanlarla doldurulurdu. Gelibolu ocağı önemini İstanbul’un fethine kadar korudu. İstanbul Acemi ocağı kurulunca ikinci plana düştü.

Acemi Ocağı

İstanbul Acemi Ocağı

Fetihten sonra kurulan İstanbul ocağı, Şehzadebaşı’nda, Eski Odalar kışlasının yanındaydı; otuz bir orta’dan ibaretti. Ocağın en büyük Amiri Yeniçeri ağası idi. Ama onun vakti yetmediğinden hemen bütün işleri İstanbul ağası görürdü. İstanbul ağası’nın ortası, birinci orta sayılırdı. Buna “ağa ortası” (bölüğü) denirdi. Emrinde 9 “oda” (koğuş) vardı, bunlara “ağa bölüğü” denirdi. Diğer odalar erlerine ise “cemaat”, “orta” ismi veriliyordu. Bunların kumandanları “torbacı” (yayabaşı) idi. İstanbul Acemi ocağının diğer amirleri şunlardı: “Kethüda” “meydan kethüdası” veya “meydanbaş”,”çavuş”, “aşçıbaşı”, “ariyeti çavuş”, Her odanın bir yayabaşısı, bir odabaşısı vardı. Dokuz ağa bölüklerindeki en eski acemi “bölükbaşı” ,hepsinin üstüne ise “baş bölükbaşı” denirdi.

Acemi Ocağı Kapatılması

Ocakta bulunan er adaylarından, yaşları küçük olanlar oralarda hizmet görürlerdi; yaşlıları ise tersanede, imalathanelerde, odun ambarlarında, Devlet ve hanedana ait inşaatta, buz kayıklarında, at gemilerinde, sekban fırınlarında ve çeşitli devlet hizmetlerinde çalışırlardı.

Acemi oğlanların yakışıklı ve zeki olanları Galatasaray İbrahim Paşa sarayında ve Enderun mektebinde eğitilir ve yetiştirilirdi. Bunların arasından büyük devlet adamları çıkardı. Yeni acemi oğlanların bir kısmı sarayların bahçe hizmetinde çalışırlar ve “bostancı” adını alırlardı. Acemi ocağı XVII. yy.’ın başlarından itibaren önemini kaybetti; aynı yy.’ın ortalarında ise devşirme kanunu uygulamasından vazgeçildi. Ocağın da, ağanın da görevleri kısılmış, gerçek maksattan  uzaklaştırılmıştı. Yeniçeri ocağı söndürülünce (1826) Acemi ocağı da kapandı.

Önerilen Yazı

Kapıkulu

Önerilen Yazı

Acemi Oğlanı

Son güncelleme :

    Yorum Yap