1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. Karakoyunlular

Karakoyunlular


Karakoyunlular,XVI.yy.’ın ikinci yarısında Erciş merkez olmak üzere, Erzurum ve Musul’a kadar uzayan bölgede kurulan Türkmen beyliği. Karakoyunlular adını, bu boyda yetiştirilen koyun sürülerinin renginden aldığı sanılmaktadır. Karakoyunluların Azerbaycan ve Doğu Anadolu’ya gelişleriyle ilgili bazı söylentilere göre Akkoyunlular, Argun Han zamanında, Karakoyunlular ile birlikte, Türkistan’dan Azerbaycan’a geldiler. Diyarbakır ve çevresine yerleştiler. Karakoyunlular ise Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşamaya başladılar.

Karakoyunlular Kara Mehmed Dönemi

Karakoyunlular Ebu Said Bahadır Hanın ölümünden sonra, Moğollar arasında başlayan iç çatış­malar sırasında harekete geçtiler (1333-1334). XIV. yy.ın ikinci yarısı başlarında, Erciş’te beyliklerini kurdular. Kaynaklara göre, Karakoyunluların kesin olarak bilinen tarihi, Bayram Hoca ile başlar (1365-1366). Bayram Hoca Celayirli Sultan Üveys ile Muş ovasında karşılaştı; fakat yenildi. Sultan Üveys’in ölümü (1374) üzerine, Bayram Hoca yeniden Musul ve Sincar’ı ele geçirdi. Kısa bir süre sonra Erzurum’dan Musul’a kadar uzanan bölgede bir emirlik kurdu. Bayram Hoca ölünce (1380) yerine Kara Mehmed (1380-1389) geçti; İran, Algeciras, Suriye ve Doğu Anadolu’da meydana gelen siyasi olaylara karıştı.

Timur’un saldırısına karşı koydu. Bozdoğanoğulları ile birlikte, Musul hacılarının yollarını kesmiş olan Suriye’deki Döğerlerin reisi Sallim’in üzerine yürüdü (1383). Kızını kendisine vermek istemeyen Mardin hakimi Melik İsa’nın ordusunu bozguna uğrattı. Bu sırada Akkoyunlulara yenilmiş olan Erzincan beyi Taharten Karakoyunlu Kara Mehmed’den yardım istedi. Karakoyunlu beyi, iki Türkmen boyu arasında öteden beri süregelen anlaşmazlıktan dolayı, Taharten’in isteğini kabul etti. Birlikte Akkoyunlular üzerine yürüyerek, onları bozguna uğrattılar. Bunun üzerine Akkoyunlular, Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin Ahmed’e sığınmak zorunda kaldı.

Aynı yıl Karakoyunlular, Timur tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Timur, 1387’de Nahçivan yoluyla Anadolu’ya girdi; Karakoyunlu ülkesini istilaya başladı. Sarp geçitleri tutmuş olan Karakoyunlular Timur’un kuvvetlerini perişan etti. Şah Melik’in kumandasında gelen Timur birlikleri de başarılı olamadı. Kara Mehmed, Sultan Berkuk’a karşı isyan etmiş olan Malatya naibi Mintaş ile anlaştı. Kara Mehmed 1388’de Tebriz’e girdi, Mısır sultanı Berkuk’a elçiler gönderdi; onun adına hutbe okuttu; para kestirdi. Bir süre sonra Kara Mehmed, Kara Hasan İbni Hüseyin Bey adındaki Türkmen emiri ile yaptığı savaşta öldürüldü.

Karakoyunlular Bayrağı
Karakoyunlular Bayrağı

Kara Mehmed Ölümü Sonrası Siyasi Çekişmeler

Kara Hasan (Pir Hasan da denir.) Kara Mehmed’in Doğu Türkmenleri arasındaki yerini almak istedi. Fakat onlar Kara Mehmed’in oğullarından Mısır Hoca‘nın etrafında toplandılar. Çok geçmeden Mısır Hoca’nın yerine kardeşi Kara Yusuf (1389-1420) geçerek, Kara Hasan ile mücadeleye girişti. Birçok savaştan sonra, Suriye’deki Döğerlerin başı Salim Beyin araya girmesiyle, iki taraf arasında barış yapıldı. Kara Hasan’ın ölümünden (1391) sonra yerine geçen oğlu Hüseyin Bey ilk defa olarak, Tebriz’e geldi ve şehirde bir muhafız kıtası bırakarak Doğu Anadolu’ya döndü. Bunu fırsat bilen celayirli emirlerinden Muhammed Siyahi, Tebriz’i kuşattı. Fakat Kara Yusuf’un kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı. 1392’de Pir Hasan’ın oğlu Hüseyin Bey ile savaşan Kara Yusuf, sık sık sahip değiştiren Tebriz’e ikinci defa geldi. Bir süre burada kaldı; sonra, şehirden ayrıldı.

Karakoyunlular ve Timur (Kara Yusuf’un Osmanlıya Sığınması)

Aynı yıl Timur, yakınlardaki emirlere, bu arada karakoyunlu ve akkoyunlu beylerine de haber göndererek, kendisine boyun eğmelerini bildirdi. Musul’dan Mardin‘e doğru hareket eden Timur, Resülayn’a geldiğinde, ordusundan bir kısım kuvvetleri Karakoyunlular üzerine gönderdi. Mısır Hoca’nın bulunduğu Avnik kalesini 43 gün süren bir kuşatmadan sonra aldı. Kara Yusuf, Timur’un kıpçak hükümdarı Toktamış üzerine yürümesini fırsat bilerek Erciş’i zap­tetti ve Timur’un Avnik’te muhafız olarak bıraktığı Aklamış’ı da esir aldı. Çok geçmeden Hindistan seferini zafer ile sonuçlandıran Timur (1400), yeniden Yakındoğu’da göründü. Kara Yusuf, Yan gölü kuzeyindeki ülkesini bırakarak, Musul’a çekildi. Az sonra, Timur’un torunu Emirzade Rüstem kumandasındaki bir kuvvetin Bağdat üzerine gelmekte olduğunu öğrenen sultan Ahmed Celayir, emirlerinden bazılarını ihanet ettiklerinden şüphelendiği için öldürttü;şehirde aleyhine bir hava esmeye başlayınca, Kara Yusuf’un yanına geldi.

Kara Yusuf tarafından iyi karşılanan Sultan Ahmed Celayir, Rüstem’in geri döndüğünü duyunca, Karakoyunlu beyi ile birlikte Bağdat’a gitti; duruma hakim oldu. Timur’un Bingöl yaylağında bulunduğunu ve oradan Sivas üzerine yürüyeceğini duyan sultan Ahmed ve Kara Yusuf, Memlük sultanlığına sığınmaya karar verdiler. Fakat Halep naibi Demirtaş bunların yollarını keserek Suriye’ye girmelerine engel olmak istedi. Yapılan savaşta (18 haziran 1400), Halep naibi ağır bir bozguna uğratıldı; Halep atabeyi öldürüldü, Hama naibi de esir alındı. Bu olay üzerine Mısır sultanı Ferec’e sığınmak ümidini büsbütün kaybeden Kara Yusuf ile Sultan Ahmed Celayir, Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’in yanına gitmeye karar verdiler. Fakat aralarında bir anlaşmazlık çıktı. Kara Yusuf ülkesine döndü; sultan Ahmet Celayir de güçlükle Bayezid’in yanına gelebildi. Çok geçmeden Kara Yusuf da Osmanlı Devleti‘ne gelerek Bayezid’e sığındı.

Karakoyunlular Kara Yusuf’un Osmanlı’dan Ayrılması

Kendisine Aksaray ve yöreleri ikamet ve maişet yeri olarak verilen Kara Yusuf, Bayezid  ile birlikte Tabarten’e karşı Erzincan seferine katıldı. Osmanlı tarihçilerine göre Kara Yusuf Osmanlı Devleti‘nde 8 – 9 ay kaldı. Bu süre içinde, Suriye’ye sefer yapan Timur, Azerbaycan’a dönerken Kara Yusuf’un başlıca şehirlerinden biri olan Musul’u Hüseyin Beye verdi. Yıldırım Bayezid’in Kara Yusuf’u ülkesinde misafir etmesi Timur’un Beyazid’e karşı açmak istediği savaşın başlıca sebebini meydana getirdi. Timur, Bayezid’den karakoyunlu emirinin öldürülmesini veya kendisine gönderilmesini yahut Osmanlı devletinden kovulmasını istedi. Osmanlı hükümdarı Timur’un bu isteğini kabul etmedi.

Timur’un Osmanlı ülkesine girmesinden az önce Anadolu’dan ayrılan Kara Yusuf, Türkmen ve  Araplardan bir kuvvet toplayarak, Hit kasabasında karargahını kurdu. Bir süre sonra Suriye’ye kaçtı; fakat Şam’da tutuklandı. Şam naibi şeyh Mahmudi tarafından hapisten çıkarılınca (18 şubat 1404), onunla birlikte Mısır seferine katıldı. Ertesi yıl, kendisine bağlı Türkmenlerle birlikte, Caber’de döğer beyi Gökçe Musa’nın yanına, oradan da Mardin‘e geldi. 1405-1414 Yılları arasında Kara Yusuf, üzerine gönderilen kuvvetlere karşı savaştı. İsfahan ve Fars’ı, yeğeni İskender bin ömer Şeyh’ in elinden aldı · Horasan’a dönmüş olan Şahruh’a elçi göndererek Sultaniye’nin kendisine verilmesini istedi (1415). Şahruh, bu isteğinin oğullarından birini yanına yolladığı takdirde yerine getirileceğini bildirdi. Bu cevap üzerine hücuma geçen Kara Yusuf, Şahruh’u yendi. Kara Yusuf, 13 kasım 1420’de Ucan’da öldü. Bu sırada Türkmenlere hakim olabilecek bir şehzadenin bulunmaması yüzünden Karakoyunlu Türkmen beyliği ordusu dağıldı.

Karakoyunlular Haritası
Karakoyunlular Haritası

Karakoyunlular Şahruh ve İskender Mücadelesi

Şahruh, Karakoyunluların ayrıldığı Azerbaycan’a girdi. Bu sırada Kara Yusuf’un oğullarından İspend, Sadlu kabilesi tarafından hükümdar ilan edildi. Kara Yusuf’un oğullarından İskender (1420-1439), Mardin’e hücum eden Akkoyunlu beyi ve Karakoyunluların amansız düşmanı Karayülük Osman’ın üzerine yürüdü. Nusaybin’de Akkoyunlulara karşı ilk başarısını kazandı (1421). Karayülük Osmanlı Beyin yenildiğini duyan Şahruh, Aras’ı geçerek Karakoyunlulara ait bazı kaleleri eline geçirdi.Eleşkird bölgesinde Yahşi mevkiinde savaşa hazırlanmış olan İskender ve İspend Mirzalar ile karşılaştı. İki gün süren savaşta İskender ve İspend bozguna uğradılar (28-29 temmuz 1420); Musul ve Mardin arasındaki eski kışlık yurtlarına çekildiler. Şahruh, Horasan’a dönünce İtspend, Tebriz’i işgal etti. Fakat bir süre sonra Kerkük’te bulunan İskender, Tebriz’i İspend’in elinden alarak Azerbaycan’a hakim oldu.

Avnik kalesine çekilen İspend, Bağdat hakimi Şah Mehmed’in hizmetine girdi. Birkaç yıl sonra da Bağdat hakimliğini eline geçirdi. Şahruh’a bağlanan Doğu Anadolu’daki kürt hakimlerini cezalandırdı. Bunun üzerine Şahruh Azerbaycan’a yürüdü. Selmas’ta, İskender ile karşılaştı. İki gün süren (17-18 eylül 1429) savaştan sonra İskender, Şahruh’a yenildi ve Doğu Anadolu’ya çekildi. Fakat 1431 başlarında yeniden Azerbaycan’a geldi ve Türkmenlerin Busat dedikleri Ebu Said’i öldürdü. Ertesi yıl, yönetimindeki Van bölgesi halkına yaptığı baskıdan dolayı babası tarafından cezalandırılacağını anlayan İskender’in oğlu Yar Ali, Şirvan Şah’a sığındı ve onun tarafından Şahruh’a gönderildi. Şahruh, kendisine bağlı olan Şirvan Şahın ricası üzerine, Azerbaycan’a üçüncü ve son seferini yaptı (1435). Şahruh’a karşı savaşmanın imkansızlığını gören İskender, Erzurum‘a doğru çekildi.

Karakoyunlular’da En Parlak Dönem : Cihan Şah

İskender’in kaçacağını önceden anlayan Şahruh, Karayülük’e haber göndererek İskender’in yolunu kesmesini emretti. İskender, Karayülük’e pek çok kayıp verdirdi. Karayülük yaralandı; Erzurum’ da öldü. Kendisini takip eden Şahruh’un kuvvetleri önünde Osmanlı sınırını geçen İskender, Tokat‘ta Kazabad’a (Kazova) geldi. 1436 Kışını Karabağ’da geçiren Şahruh ise baharda Ucan’a geldi. Burada Cihan Şaha al damgalı nişan ile Azerbaycan ve Arran ülkelerinin hükümdarlığını verdikten sonra Horasan’a doğru, yola çıktı. Bunu haber alan İskender, Osmanlı Ülkesinden ayrılarak, 1438 baharında Tebriz’e geldi. Süfiyan’da Cihan Şah ile karşılaştı, bozguna uğrayınca Alıncak kalesine kaçtı. İskender Burada oğlu Şah Kubad tarafından öldürüldü (21 nisan 1437). İskender’in ölümü üzerine Cihan Şah (1439-1467), Irak dışında bütün karakoyunlu ülkelerinin tek hakimi oldu. Cihan Şahın zamanında Karakoyunlu devleti en parlak dönemini yaşadı. Cihan Şah, Osmanlı hükümdarlarından II.Murad ve özellikle Fatih ile dostluk bağları kurdu. Akkoyunlu Uzun Hasan ile yaptığı savaşta ölünce (11 kasım 1467), Karakoyunlu devleti yıkılmaya yüz tuttu.

Karakoyunlular’ın Yıkılışı

Cihan Şahın öldürülmesinden sonra, bir kısım Karakoyunlu emirleri hükümdarlığa getirmek amacıyla oğlu Hasan Ali’yi (1467-1468) Makü kalesinden çıkardılar. Bu sırada Tebriz’de İskender’in kızları Arayiş ve Şahsaray Begümler, faaliyete geçerek, kardeşleri Hüse­yin Ali’nin saltanatını ilan ettilerse de, Cihan Şahın zevcesi tarafından gönder ilen kendi kardeşi Kasım, Hüseyin Ali’yi öldürdü. Hazineyi Hasan Ali’ye teslim etti. Hasan Ali, Uzun Hasan ile yaptığı savaşı kaybedince Berda’a bölgesindeki Karamanlı kabilesi yanına kaçtı. Oradan da bu sırada Azerbaycan sınırına yaklaşmış olan Horasan ve Maveraünnehir hükümdarı Ebu Said’e sığındı. Ebu Said’in az sonra Uzun Hasan Bey tarafından yenilerek esir edilmesi üzerine, Hemedan’a kaçtı. Hasan Ali, burada akkoyunlu kuvvetleri tarafından yakalanacağı sırada, intihar etti (nisan 1469). Böylece Akkoyunlular, geleneksel düşmanları Karakoyunluların bütün topraklarına sahip oldular. Uzun Hasan birçok Karakoyunlu beyini yanında seferlere götürdü. Nitekim, 11 ağustos 1473’teki Otlukbeli savaşında, Uzun Hasan yenilince, Fatih onun yanında bulunan son Karakoyunlu beylerini serbest bıraktı. Karakoyunlular bundan sonra bir daha siyasi birlik kuramadılar.

Önerilen Yazı

Akkoyunlular

Önerilen Yazı

Celayirliler

Son güncelleme :

    Yorum Yap