1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Devlet Yönetimi

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Devlet Yönetimi

1-Hükümdar

         Eski Türk devletlerinde boyların bir araya gelmesiyle devlet (İl/El) oluşmuştur. Devlet, hükümdar tarafından töreye uygun bir şekilde yönetilmiştir. Bu durum hükümdarın yetkilerinin töre ile sınırlandırıldığını göstermektedir.Hükümdarlar çeşitli unvan ve semboller (alâmetler) kullanmışlardır.Bu ünvan ve semboller : 

Hükümdarlık UnvanlarıHükümdarlık Sembolleri (Alâmetleri)
ŞanyüSancak
İlterişTuğ
İdikutTaht (Örgin)
TanhuNevbet (Davul)
HakanUnvan Alm
İlteberOtağ (Çadır)
HanKotuz (Sorguç)
KağanYay
2-Kut Anlayışı

      İslâmiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdara, devleti yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılmıştır. Bu anlayışa “Kut Anlayışı” denilmektedir. Kut anlayışı sayesinde hükümdar mutlak otoritesini artırmıştır. Kut anlayışında; bu yetkinin babadan oğula kan bağı ile geçtiği kabul edilmiş, bu düşünce de taht kavgalarına ve bölünmelere yol açmıştır.İslâm öncesi Türk devletlerinde “sosyal devlet” anlayışının olduğu görülmektedir.Bu durumu hükümdarın görevlerinden anlıyoruz.Hükümdarın başlıca görevleri şunlardı:

  • Orduya komuta etmek
  • Töreyi uygulamak
  • Adaleti sağlamak
  • Toy düzenlemek
  • Huzur ve refahı sağlamak

3-Veraset (Egemenlik) Anlayışı

       Bu anlayışa göre ülke, hükümdar ve ailesinin(Üleş Sistemi) ortak malı sayılıyordu.İlk Türk devletlerinde düzenli bir veraset anlayışı görülmemiş, bu sitem sağlam bir temele dayanmamıştır. Nitekim veraset sistemi; ülkede siyasî otoriteyi sarsmış, taht kavgalarını ortaya çıkarmış ve beraberinde kısa sürede yıkılmaları getirmiştir.

4-İkili Yönetim Teşkilâtı

       Türklerde ilk devlet teşkilâtı, Büyük Hun Devleti hükümdarı Mete Han zamanında oluşturulmuştur. Bu teşkilatlanmaya göre, ülke doğu ve batı (ya da sağ–sol) şeklinde ikiye ayrılarak yönetilmiştir. Bu yönetim sistemine İkili Teşkilat adı verilmiştir. İkili yönetim teşkilatında; ülkenin doğusunda Kağan, batısında ise Yabgu unvanı ile hükümdarın kardeşi bulunurdu. Yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerinde ise doğuda bulunan kağana bağlıydı.Bu durum, yönetimde merkeziyetçiliğin güçlü olmadığını, ülkede “federal bir yönetim” anlayışının olduğunu göstermektedir.

5-Kurultay (Toy/Kengeş)

       Türk devletlerinde siyasî, askerî ve ekonomik kararların alındığı, her türlü devlet işinin görüşülüp karara bağlandığı meclise Kurultay (Toy/Kengeş) adı verilmiştir. İslâmiyet öncesi Türk devletlerinde son söz hükümdara ait olduğundan, kurultay sadece bir “Danışma Meclisi” özelliğine sahiptir. Kurultay, hükümdarın kararlarını sadece sorgulayabilir ve tartışabilirdi. Ancak yetkilerini sınırlandırılamazdı. Nitekim
hükümdarlar bazı dönemlerde Kurultay kararlarına uymamıştır. Kurultaya katılma hakkı olanlara ise Toygun denilmiştir.

6-Hatun [Katun] ve Tigin 

       İslâm öncesi Türk devletlerinde hükümdarın eşine Hatun ya da Katun denirdi.Hatun (Katun)’un Kurultay’a katılma yetkisi vardı.Hatun, hükümdar sefere gittiği zaman devleti hükümdar adına yönetirdi.Bu durum kadının devlet yönetiminde söz sahibi olduğunu açıkça göstermektedir.İlk Türk devletlerinde hükümdarın erkek çocuklarına ise Tigin adı verilirdi. Tiginleri devlet yönetimi konusunda yetiştiren eğitmenlere de Ataman (İnal/İnanç) denirdi.

7-Boylar Birliği Federasyonu

      İslâmiyet öncesi Türk devletleri genellikle boyların birleşmesinden oluşmuştur.Boyların bir araya gelmesiyle oluşan bu sistemde her boyun bir beyi vardır.Boy beyleri içişlerinde serbest, dış işlerinde ise merkeze bağlıdır. (Federatif Yapı)

Son güncelleme :

    Yorum Yap