1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. İlk Türk İslam Devletlerinde Ordu,Sosyal Yapı,Hukuk Sistemi ve Ekonomi

İlk Türk İslam Devletlerinde Ordu,Sosyal Yapı,Hukuk Sistemi ve Ekonomi

ORDU

        İlk Türk-İslâm devletlerinde ordunun önemli kısmını Türkler oluşturuyordu. Güçlü bir ordu, devletin temeli olarak kabul edilmiştir. (Ordu-Millet Anlayışı) İslâmiyet’in kabul edilmesiyle birlikte benimsenen cihat anlayışı, Türklerin bir anlamda savaşçı özelliğini daha da pekiştirmiştir. Büyük Selçuklu Devleti’nde en güçlü ordu Sultan Melikşah döneminde kurulmuş, bu ordu 10’lu sisteme göre teşkilatlandırılmıştır. Türk İslam devletlerinde pek çok yeniliğin olduğu ordu, genel olarak şu kısımlardan oluşmaktadır:

TeşkilatÖzellikleri
İkta Ordusu (Sipahiler)İkta sahibi olanların ikta gelirleri karşılığı beslemek zorunda oldukları atlı askerlerdir. (cebelü) Bu ordu birimi devletten maaş almazdı. Tamamı Türk ve Müslümanlardan oluşur. İlk kez Büyük Selçuklu Devleti tarafından oluşturulmuştur.Bu ordu Osmanlı Devletinde Tımarlı Sipahi Ordusuna örnek olmuştur.
Gulamân-ı SarayGulam “Köle” demektir.Farklı milletlerden seçilip, Gulamhane’de özel olarak yetiştirilen ücretli askerlerdir. Doğrudan sultana bağlı muhafız birlikleri olup, sultanın sarayını korurlardı. (Osmanlı Devletindeki karşılığı Devşirmedir.) İlk kez Gazneliler tarafından oluşturulmuştur.
Hassa AskerleriSultana bağlı ve onun güvenliğini sağlayan özel birlikler olup maaşlı askerlerdir.3 aylık olarak verilen maaşa “Bisteganî” denir.
TürkmenlerTürkmenlerden savaş zamanı orduya katılan birliklerdir.Türkmenler genellikle uçlara yerleştirilir ve sınır güvenliği sağlanırdı.
Yardımcı KuvvetlerBağlı devlet ve beyliklerin savaş zamanı gönderdiği ücretli askerlerdir
Eyâlet AskerleriMelik ve eyâlet valilerinin askerî birlikleridir.

SOSYAL YAPI

       Türk-İslâm devletlerinde toplum içerisinde sınıfsal ayrım yoktu. Egemenlik altında yaşayan herkese hoşgörü politikası izlenmiştir. İslâm kültürünün de etkisiyle yerleşik yaşam kültürü gelişmiş, bu da beraberinde ticarî hayatın canlanmasına yol açmıştır. Karahanlı Devleti dışındaki Tük-İslâm devletleri çok uluslu devlet (imparatorluk) özelliği taşımaktadır. Din ve inancın da etkisiyle toplum içerisinde sosyal dayanışma güçlü olmuştur.

HUKUK SİSTEMİ

       Türk-İslâm devletlerinde hukuk, Şer’i ve Örfî olmak üzere ikiye ayrılırdı. Ayrıca fethedilen yerlerdeki eski uygulamalar ve divan kararları da hukuk sisteminde etkili olmuştur.

1. Şer’i Hukuk

       Şer’i hukuk temelini İslâm hukukundan alırdı. Miras, boşanma, evlenme, velâyet, vakıf ve ticaret ile ilgili konular şer’i hukuk kapsamında
yer alıyordu.Şer’i davalara kadılar bakardı. Kadıların başındaki sorumluya ise Kadı’ül-kudat (Baş Kadı) denirdi. Kadı, divan üyeleri ve hatta veziri yargılama yetkisine sahipti. Kadılar, siyasî otorite tarafından baskı altına alınmazdı. Bu durum kısmen de olsa  hukukun bağımsız olduğunu göstermektedir.

2. Örfî Hukuk

       Örfî hukuk ise temelini eski Türk geleneklerinden (töre) alırdı.Ülke güvenliğinin sağlanması, kanunların uygulanması ve bu konularda ortaya çıkan uygunsuzluklar örfî hukukun kapsamında yer alıyordu. Örfî davalara Emir-i Dâd’ın başkanlığındaki mahkemeler bakardı. Ayrıca hükümdarın başkanlık ettiği ve büyük davaların bakıldığı yüksek mahkeme olan Divân-ı Mezâlim de hukuk sisteminde önemli bir yere sahiptir.

TOPRAK YÖNETİMİ VE EKONOMİ

1. Toprak Sistemi

Türk İslâm Devletleri’nde toprak “Mirî” ve “Mülk” toprak olarak ikiye ayrılmıştır.

Miri topraklar       : Has,İkta,Vakıf

Mülk Topraklar     : Öşrî,Haracî

a) Mirî Topraklar :Mülkiyeti devlete ait olan topraklara Mirî toprak adı verilmiştir. Mirî arazi 3 ana gruba ayrılır. Bunlar;

1. Has Arazi
        Geliri hükümdara ve ailesine ayrılan bağ, bahçe, tarla gibi topraklardır.Bu topraklardan alınan vergiler doğrudan hükümdarın hazinesine aktarılırdı.Has arazinin gelirleriyle hükümdar ve ailesinin masrafları karşılanırdı.

2. İkta Arazi
        Ülke topraklarının vergi gelirlerine göre bölümlere ayrılmasına ikta denir.(İkta Sistemi, Türk tarihinde ilk kez vezir Nizamü’l-mülk’ün önerisiyle Büyük Selçuklu Devleti’nde uygulamaya konulmuştur.)İkta sisteminde; hizmeti geçen bazı devlet görevlilerine (vali, komutan, asker gibi)maaşlarına karşılık belirli bir miktar toprak verilir, topraktan elde edilen gelirin bir kısmıyla kendi maaşlarını karşılarlar, bir kısmıyla da atlı asker beslerlerdi. Bu sistemde; toprağın mülkiyeti devlete, vergileri toplama hakkı ikta sahibine, toprağı işleme hakkı ise köylülere aitti.

3. Vakıf Arazi

       Medrese, darüşşifa, imarethane, cami, hamam, çeşme gibi sosyal amaçlı (hayır işleri için) kurulan kurumların giderleri için ayrılan topraklardır.Doğrudan topluma hizmet amaçlı kullanılan vakıf topraklar; satılamaz, kiraya verilemez, devredilemez ve miras bırakılamazdı.

b) Mülk Topraklar
      Mülkiyeti şahıslara ait olan topraklara ise Mülk arazi aselçdı verilmiştir. Bu topraklar şahsî olup; genellikle ev, bağ, bahçe gibi taşınmaz mallardır. Mülk arazi de 2 gruba ayrılır. Bunlar; öşrî ve haracî topraklardır. Müslümanlara ait topraklara öşrî, gayr-i müslimlere ait topraklara ise haracî toprak denmiştir.Mülk topraklar, hizmeti geçen kişilere devlet tarafından ödül olarak verilebildiği gibi, atadan miras olarak da kalabilmiştir.

2. Ekonomik Hayat

       Türk-İslâm devletlerinde toprak dışında ekonomi; hayvancılık, ticaret, dokumacılık,madencilik ve el sanatlarına dayalıdır. Baharat Yolu ve İpek Yolu ticarî hayatın canlanmasında önemli rol oynamıştır.Ticarî hayatta, Abbasîlere ait olan ve aynı işi yapan esnafların oluşturduğu meslek örgütlenmesi anlamına gelen fütüvvet teşkilâtı da önemli bir fonksiyona sahipti. Bu meslek örgütlenmelerine gayr-i müslimler üye olamazdı.

Selçuklu Devletinin başlıca gelir kaynakları:

Öşür: Müslümanlardan alınan 1/10 oranındaki ürün vergisidir.
Haraç: Gayr-i müslimlerden alınan ürün vergisidir.
Cizye: Gayr-i müslim erkeklerden askere gitmemeleri karşılığında alınan vergidir.
Bâc-ı Bazar: Pazar vergisidir.
Ganimet: Savaş gelirlerinin 1/5’idir.
Komşu devletlerin hediyeleri
Maden, orman ve tuzla gelirleri

Son güncelleme :

    Yorum Yap