1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. Hammurabi Kanunları

Hammurabi Kanunları

Hammurabi Kanunları ;Sus şehrinde bir Fransız görevli heyeti tarafından bulunan (1901-1902) ve Louvre müzesinde saklanan silindir biçiminde diyorit dikme taş üzerinde Babil Kralı Hammurabi‘nin uyguladığı kanunlar. Üst kısmında saygı duruşundaki ‘ye kanunları yazdırtan Güneş-Tanrı’yı yani adalet hükümdarı Samaş’ı gösteren ve kral kanununun Tanrı sözü olduğunu anlatmak isteyen bir kabartma bulunur. Kanun, dikme taşın ön ve arkasında olmak üzere, çivi yazısının yukarıdan aşağıya okunduğu 34 yatay sütuna ayrılmış 282 madde halinde kazılmıştır. Bu kanunname, mahalli törelere mutlaka üstün olmayan, ancak hakimlerin başvurabileceği ve önceki içtihatların gerçekleştiği bir kararlar derlemesidir. Özelliğini hukuki ilkelerin kesin ve açık bir biçimde belirlenmiş olmasından, kaleme alınışındaki mantık ve adalet kaygısından alır. Bu kanunlar imparatorluktaki değişik töreleri bir senteze kavuşturma çabasının ürünüdür. Akkadca olarak yazılmış olan kanun, Babil medeniyetinin klasik bir anıtıdır.

Hammurabi Kanunları

Hammurabi Kanunlarında 3 Sınıf

Hammurabi kanunları, saray ve tapınak adamları dışında üç sınıfa ayrılmış bulunan toplumun yapısını ortaya koyar:

1. Kişisel mülkiyet hakkıyla ticaret hakkına sahip asillerin meydana getirdiği hür insanlar grubu: Bunlar ihtiyarlar meclisine girebilir, ancak bu haklara karşılık, dokunulmazlık fermanlarına sahip imtiyazlılar hariç, vergi ödemeleri ve angaryada çalışmaları gereklidir;

2. Sadece menkul mülkiyetten yararlanabilen, sosyal mevkilerini kaybetmiş olanların veya azat edilmiş kölelerin meydana getirdiği bağımlılar grubu;

3. Doğuştan, bir savaş sonucunda veya geçici olarak ödenmemiş bir borçtan dolayı köle olanlar grubu.

Hammurabi Kanunları
Hammurabi Kanunları

Hammurabi Kanunlarında Cezalar

Kanunnamede cezalar, bu sosyal yapıya uygun olarak ve toplumun uğradığı zarara göre derecelenmiştir. Oyulan göz, kırılan kol veya diş için, suçlu hür insan değilse kısas kanunu uygulanır, hür insansa bir tazminatla yetinilirdi. Su kehaneti sonunda sanığın beraat etmesi dışında, büyüler, tılsımlar, yalan şahitlikler, hazine hırsızlıkları, saray veya tapınak mülklerine tecavüz gibi suçlar, ölümle cezalandırılırdı; doktor hastaya, mimar yapıcı mülkiyet sahibine karşı sorumludur. Kanun, aile hukukunu düzenler, tek evlilik esasını koyar (kocanın affı veya su kehaneti dışında, zina ölümle cezalandırılır), ancak kanunun istisnaları da vardır: evliliğin asıl amacı doğum olduğu için, kadın kısır olursa, kocası için nikahsız kadın veya yardımcı eş seçmek izni tanınır. Kanunname, dava açmak, mülkiyetinde kalan çeyizini ve kocasından kalan gelirleri yönetme konularında kadını yetkili kılmakla, ona kocanın hakimiyetini sınırlandıran bir hukuki kişilik tanımıştır. Öte yandan, mirastan mahrum edilme konusunda mahkemeye yargı yetkisi tanımakla, baba hakimiyetini de hafifletmiş, büyük oğlun imtiyazlı durumu değişmiştir.

Kanun, haleflerden birini yararlandırmak imkanı bulunmakla birlikte, eşit bölümlere ayrılan terekenin, ana baba hayattayken çocuklara verilmesini öngörür. Bu sistem mülkü parçalara ayırmakta ve şahıs hukukunun aile hukukuna göre üstünlüğü anlamına gelmektedir.

Hammurabi Kanunlarında Ticaret

Hammurabi kanunlarının uygulanmasından çıkan meselelerle ilgili haberleşmeden, toprakların nasıl yönetildiği ortaya çıkmaktadır. Krallığa bağlı tarla, bostan veya hurmalıklar kolonlara kiralanmakta veya hizmet karşılığı memurlar, askerler veya zanaatkarlar arasında  bölüşülmekte, hür insanlarsa topraklarını ya kendileri işletmekte ya da başkalarına kiralayabilmekteydiler. Ticaret, sayısız tüccar ve seyyar satıcının çabasıyle yürütülüyor, gerek sarayın, gerek tapınağın parasıyla besleniyor ve gelişiyordu. Ticaret hayatı büyük sermaye sahiplerinin elinde idi. Elimizde Sümerler dilinde yazılmış bölümleri, bulunan bu kanunnamelerin, bütün Yakındoğu’da büyük çapta etkisi olmuştur. 

Hammurabi
Hammurabi
Önerilen Yazı

Hammurabi Kimdir?

Son güncelleme :

    Yorum Yap