1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. Büyük Selçuklu Devleti

Büyük Selçuklu Devleti

       Devletin bilinen ilk atası Dukak Bey’dir. Devletin ismi Dukak’ın oğlu Selçuk Bey’den gelir.Selçuk Bey, Oğuzların Üçoklar kolunun Kınık boyundandır.Selçuk Bey’den sonra yerine geçen Arslan Yabgu’nun Gaznelilere esir düşmesi üzerine, tahta 1038’de Selçuk Bey’in torunları olan Tuğrul ve Çağrı Beyler geçmiştir.Tuğrul Bey devletin gerçek kurucusu kabul edilmektedir. Nitekim ilk teşkilâtlanma çalışmaları ile Anadolu’ya ilk akınlar bu dönemde başlamıştır.

 

Tuğrul ve Çağrı Beyler Dönemi (1038-1063)(önemli gelişmeler)

        1038’de Nesa ve Serahs savaşları ile Gaznelileri mağlup ederek Horasan’a egemen olan Tuğrul Bey, Nişabur’da tahta çıkıp kendi adına hutbe okutmuş ve Selçuklu Devleti’nin bağımsızlığını ilan etmiştir.

1040 Dandanakan Savaşı (Büyük Selçuklu Devleti & Gazneliler)(önemli gelişmeler)
  • Dönemin en önemli gelişmelerinden birisi 1040 Dandanakan Savaşı’dır.
  • Temel sebebi Selçukluların Horasan bölgesine hâkim olmak istemesi olan bu savaşta, Selçuklular Gaznelilere karşı önemli bir zafer elde etmiştir.
  • Selçukluların bu savaşta zafer kazanmasında etkili olan en önemli faktör; ordunun yönetim, sevk ve idaresi ile uygulanan taktiktir.
  • Dandanakan Savaşı’nın sonrasında Gazneli Devleti yıkılma sürecine girmiş, Büyük Selçuklu Devleti ise resmen kurulmuştur.
1048 Pasinler Savaşı (Büyük Selçuklu Devleti & Bizans/Gürcü İttifakı)(önemli gelişmeler)
  • Bu savaş Türklerle Bizanslılar arasındaki ilk savaş olup, aynı zamanda Türklerin Bizans’a ve Gürcülere karşı kazandıkları ilk büyük zaferdir.
  • Tuğrul Bey’in zaferiyle sonuçlanan bu savaş sonrasında, Bizans yıllık vergiye bağlanmış ve Gürcü kralı esir alınmıştır.
  • Yapılan antlaşmaya göre; Bizans İstanbul’daki caminin onarılmasını ve bu camide hutbenin Abbasî halifesi ile Tuğrul Bey adına okunmasını kabul etmiştir.
  • Pasinler Savaşı ile ayrıca Anadolu topraklarının fethi de başlamıştır.

         Halifenin Tuğrul Bey’i Sultan ilân etmesi ile birlikte, halife dünyevî (siyasî) yetkileriniTuğrul Bey’e devretmiş ve ilk kez din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır.Bu gelişmeyle birlikte halifelik sadece dinî bir makam hâline gelmiş ve Selçuklu Devleti İslâm dünyasının liderliğini ve koruyuculuğunu üstlenmiştir.

Sultan Alp Arslan Dönemi (1063-1072)(önemli gelişmeler)
  • Sultan Alp Arslan döneminde Anadolu’nun fethine hız verilmiş; Azerbaycan, Irak ve Suriye Türk yurdu haline gelmiştir.
  • Asıl adı “Ebû Ali Hasan” olan Nizamü’l-mülk, Sultan Alp Arslan tarafından vezirlik makamına getirilmiştir.
  • Alp Arslan, Kars ve Ani kalelerini almış; bu yüzden de halife tarafından kendisine Ebû’l-Feth (Fetheden) unvanı verilmiştir.
Malazgirt Savaşı (26 Ağustos 1071) (Selçuklu Devleti & Bizans)(önemli gelişmeler)

Büyük Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen bu savaşın temel sebebi, Anadolu’ya hâkim olma isteğidir.Bizans ordusundaki Peçeneklerin Selçuklu ordusuna geçmesi ile Bizans ağır bir yenilgi almış, Bizans İmparatoru Romen Diogenes esir alınmıştır.

   Malazgirt Savaşı’nın Sonuçları:
  •  Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır.
  •  Anadolu’ya Türk göçü yoğunlaşmıştır.
  •  Bizans’ın İslâm dünyası üzerindeki baskısı azalmıştır.
  •  Türkiye Tarihi başlamıştır.
  • Türklere karşı Haçlı Seferlerinin başlamasına neden olmuştur.
  •  Alp Arslan’ın komutanları tarafından Anadolu’da ilk Türk beylikleri kurulmuştur.

Sultan Alp Arslan komutanlarına fethedecekleri toprakları vaat etmiştir. Bu düşüncedegüdülen temel amaç, Anadolu’nun fethini ve Türkleşmesini hızlandırmaktır.

Sultan Melikşah Dönemi (1072-1092)(Önemli Gelişmeler)
  • Büyük Selçuklu Devleti’nin en parlak dönemidir.
  • Bu dönemde devlet en geniş sınırlara ulaşmış, Sultan Melikşah devleti bir “Cihan Devleti” haline getirmiştir.
  • Dönemin en önemli iç olayı Batınîlik Mezhebi’nin faaliyetleridir. Hasan Sabbah liderliğindeki Bâtınîler devleti parçalamak ve yönetimi ele geçirmek için pek çok devlet adamına suikast düzenlemişlerdir.
  • Bunlardan birisi ünlü Selçuklu Veziri Nizâmü’l-Mülk’tür. Bu gelişmeler devleti oldukça kötü etkilemiş, Sultan Melikşah’ın ölümüyle taht kavgaları başlamış ve bu durum yıkılma sürecini hızlandırmıştır.
  •  Selçuklu hükümdarı Sultan Sencer’in 1141 Katvan Savaşı’nda Karahitaylar’a yenilmesi ile devlet dağılma sürecine girmiş ve 1157’de Sultan Sencer’in ölümüyle devlet yıkılmıştır.
Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkılma Nedenleri
  • Merkezi otoritenin zayıflaması
  • “Ülke hanedanın ortak malıdır” anlayışının yol açtığı taht kavgaları
  • Atabeylerin bağımsız hareket etmesi
  • Abbasî halifelerinin siyasî güçlerini kazanmak için yürüttüğü birtakım çalışmalar
  • Batınîlik hareketleriyle devlet adamlarına suikastlar düzenlenmesi
  • Fatımîler ve Şiîlerin yıpratmaları
  • Katvan mağlubiyeti ve Karahitayların istilası

Büyük Selçuklu Devleti sonrası Anadolu Selçuklu Devleti kurulmuştur.

Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkılmasından Sonra Kurulan Diğer Devletler ve Atabeylikler

  • Kirman Selçukluları (1048-1187)
  • Suriye Selçukluları (1069-1118)
  • Anadolu (Türkiye) Selçukluları (1077-1308)
  • Irak ve Horasan Selçukluları (1119-1194)
  • Zengiler (Musul-Halep Atabeyliği) (1127-1259)
  • Börililer (Şam Atabeyliği) (1128-1154)
  • İldenizoğulları (Azerbaycan Atabeyliği) (1146-1225)
  • Beg Teginoğulları (Erbil Atabeyliği) (1146-1232)
  • Salgurlular (Fars Atabeyliği) (1147-1284)

 

Devlet Yönetimi

         İslâmiyet öncesi Türk devletlerinde görülen hâkimiyet anlayışı Türk-İslâm devletlerinde de devam etmiştir. Türk-İslâm devletlerinde Kut anlayışı, hükümdarın Allah adına ülkeyi yönetmesi şeklinde bir uygulamaya dönüşmüş, öte yandan bu anlayıştaki “kan bağı” esası aynen
devam etmiştir. Türk-İslâm devletlerinde veraset sistemi de aynen devam etmiştir. Bu sisteme göre ülke, hükümdar ve ailesinin ortak malı sayılmıştır. Ancak bu sistem, ülkede siyasî otoriteyi sarsmış, taht kavgalarını tetiklemiş ve devlet yapısının bozulmasıyla kısa sürede yıkılmaları beraberinde getirmiştir.

1- Hükümdar

        Türk-İslâm devletlerinde hükümdarlar geniş yetkilere sahiptir. Ancak hükümdarın yetkileri örfî hukuk (Türk gelenek ve görenekleri) ile şer’i hukuk kuralları tarafından sınırlandırılmıştır. Devletin idaresi, orduya komuta etmek, halkın ihtiyaçlarını karşılamak ve ülkeyi dış
tehlikelerden korumak hükümdarın başlıca görevleriydi. Ayrıca hükümdar, vezir ve memur ataması yapar, Divân-ı Mezâlim (Yüksek Mahkeme)’e başkanlık ederdi. Hükümdarın çocuk yaşta olması durumunda, devletin idaresi naiplere verilmiştir. Türk-İslâm devletlerinde İslâm öncesi Türk devletlerinden farklı olarak hükümdarlar halife tarafından onaylanır ve adına hutbe okuturdu. Halifenin gönderdiği onay belgesine “menşur” adı verilirdi. Türk-İslâm devletlerinde hükümdarlar çeşitli unvan ve semboller kullanmışlardır.

Hükümdarlık UnvanlarıHükümdarlık Sembolleri (Alâmetleri)
SultanTuğra (Mühür)
PadişahPara Bastırmak
ŞehinşahÇetr (Şemsiye)
MelikOtağ-ı Hümâyun
ŞahUnvan alma
GaziTuğ
HünkârAsa
BeyHil’at (Giysi)
HakanHutbe okutmak
HanKılıç kuşanmak
KaraSancak (Alem)
KadirNevbet (Davul)
Taht (Süslü Koltuk)
2-Saray Teşkilatı

       Türk-İslâm devletlerinde saray, hükümdarın ve ailesinin yaşadığı, aynı zamanda devletin yönetildiği merkezdi. Saray teşkilâtında, hükümdarın gerek resmî gerekse özel işlerini yürüten birtakım görevliler bulunmaktaydı. Başlıca saray görevlileri şunlardır:

KıssadarDilekçeleri kabul eden ve hükümdara sunan görevlidir.
SerhenkTörenlerde ve seyahatlerde yol düzenini sağlayan görevlidir.
Şerabdâr-ı Has
(İğdişbaşı)
Hükümdarın içkilerini hazırlayıp sunan, ziyafetlerde içkilerle
ilgilenen görevlidir.
Taştdar (Abdâr)Hükümdarın temizlik işlerinden sorumlu görevlidir.
Emir-i ÂhurAtların bakımından sorumluydu.
DevaddarHükümdarın yazı takımlarını taşıyan ve koruyan görevlidir.
CâmedarHükümdarın elbiseleriyle ilgilenen görevlidir.
Emir-i AlemSavaşlarda bayrağı ve sancağı muhafaza eden görevlidir.
Emir-i CandarHükümdarın ve sarayın güvenliğinden sorumluydu.
Emir-i ÇeşnigirHükümdarın yiyeceklerini ilk tadan görevlidir.
Emir-i HaresHükümdara karşı suç işleyenleri cezalandırırdı.
Emir-i SilahSilah üretim ve deposundan sorumluydu.
Hâcibü’l-Hüccab
(Ulu Hacib)
Hükümdar ve vezirden sonraki en büyük görevlidir.Hükümdar ve halk ile hükümdar ve divan üyeleri arasında görüşme ve buluşmaları ayarlardı.
Emir-i ŞikârHükümdarın av işlerini düzenleyen görevlidir.
3-Merkezî Yönetim

         Türk-İslâm devletlerinde merkezî yönetim teşkilâtında hükümdardan sonra gelen en yetkili kişi vezirdir.Karahanlılar’da vezire verilen Türkçe ad yuğruştur. Büyük Selçuklu Devleti’nde en ünlü vezir ise Nizâmü’l-Mülk’tür.Devlet işleri, başkanlığını hükümdarın yaptığı Divân-ı Saltanat (Büyük Divan)’ta görüşülürdü. Divân-ı Saltanat bir bakıma Bakanlar Kurulu’na benzerdi. Hükümdarın olmadığı zamanlarda divana vezir başkanlık etmiştir. Büyük Divan’a bağlı bazı alt divanlar da bulunurdu. Bunlar;

DivanlarBaşındaki kişiGörevi
Divân-ı ArzEmir-i Arz(Arzü’l-Ceyş)Ordunun yiyecek, giyecek, teçhizat vb. tüm ihtiyaçları ve asker maaşları ile ilgilenirdi.
Divân-ı MezâlimSultanHükümdarın başkanlık ettiği ve büyük davaların
bakıldığı yüksek mahkemedir.
Divân-ı İnşâ (Tuğra)Tuğraî (Münşî)Devletin iç ve dış yazışmalarını yapan divandır.
Divân-ı İşrafMüşrifTeftiş kuruludur. Devletin idarî ve malî işlerinin yolunda gidip gitmediğini teftiş (kontrol) ederdi.
Divân-ı İstifaMüstevfîDevletin tüm malî işlerine bakardı.
4-Taşra Yönetimi

        Türk-İslâm devletlerinde taşra teşkilâtı; eyâlet, vilâyet, kaza ve köylerden meydana geliyordu. Bu bölgelerde askerî valiler ya da hanedan üyeleri görevlendirilmiş, taşrada görev yapacak olan yöneticiler atabeyler tarafından yetiştirilmiştir.

 

MelikBüyük Selçuklu Devleti’nde bir bölgenin yönetimi ile ilgili görevlendirilen hanedan üyelerine Melik denir. Melikler, iç işlerinde serbest dış işlerinde merkeze bağlı hareket etmişlerdir. Bu durum Selçukluların yönetimde merkezî otoriteye önem verdiklerini göstermektedir.
AtabeyDevlet idaresini öğrenmeleri ve iyi bir yönetici olabilmeleri için eyâletlere gönderilen erkek çocuklarını, devlet yönetimi konusunda eğiten kişilerdir. Atabeyler, bu süreçte bilgi ve tecrübelerini hükümdarın erkek çocuklarına öğretirdi.(Osmanlı Devletindeki karşılığı “Lalalık” kurumudur.)
AmidVilâyetlerde yönetimden sorumlu sivil görevlidir.
MuhtesipVilâyetlerde ticarî hayatın düzenlenmesi (pazarlarda fiyatların, tartı ve ölçü aletlerinin ve üretilip satılan malların kalitesinin denetlenmesi) ve belediye çalışmalarının yürütülmesinden sorumlu görevlidir.
ŞıhneEyâlet ve vilâyetlerin başında bulunan askerî ve idarî yöneticidir.
Âmil (Ummal)Vilâyetlerde vergilerin toplanmasından sorumlu olan görevlidir.
SubaşıTaşrada şehirlerin güvenliğinden sorumlu kişidir.
UlakSaray ve taşra yönetimi arasında haberleşmeyi sağlayan kişilerdir.

 

Büyük Selçuklu Devleti Bazı Özellikleri : 

1 – İkta Ordusu (Sipahiler) : ikta sahibi olanların ikta gelirleri karşılığı beslemek zorunda oldukları atlı askerlerdir. (cebelü) Bu ordu birimi devletten maaş almazdı. Tamamı Türk ve Müslümanlardan oluşur. İlk kez Büyük Selçuklu Devleti tarafından oluşturulmuştur.Bu ordu Osmanlı’da Tımarlı Sipahi Ordusuna örnek olmuştur.

2- Selçuklu Devletinin başlıca gelir kaynakları:
Öşür: Müslümanlardan alınan 1/10 oranındaki ürün vergisidir.
Haraç: Gayr-i müslimlerden alınan ürün vergisidir.
Cizye: Gayr-i müslim erkeklerden askere gitmemeleri karşılığında alınan vergidir.
Bâc-ı Bazar: Pazar vergisidir.
Ganimet: Savaş gelirlerinin 1/5’idir.
Komşu devletlerin hediyeleri
Maden, orman ve tuzla gelirleri

3-Büyük Selçukluların  resmî dili Farsçaydı. Bilim dili Arapça, edebiyat dili ise yine Farsçaydı.

4-Yazılı edebiyat örnekleri 

a.-Siyasetnâme                                       Yazarı:Nizâmü’l-Mülk                            Dönemi: Büyük Selçuklu Devleti

Eserde devlet yönetimi ile ilgili öğütler vardır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’a takdim edilmiştir.

b.Rubâîler                                               Yazarı:Ömer Hayyam                           Dönemi: Büyük Selçuklu Devleti

Devrin en ünlü şairlerindendir. Rubâilerde İran Saray Gecelerini anlatmıştır

.-Divân-ı Enverî(Kasideler)                    Yazarı: Enverî                                       Dönemi:Büyük Selçuklu Devleti

Büyük Selçuklu döneminde kasideleriyle tanınan en ünlü şair Enverî’dir.

5-Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey döneminde, Nişabur’da ilk Selçuklu medresesi açılmıştır. Alp Arslan döneminde ise “dünyanın ilk üniversitesi” olarak kabul edilen ve vezir Nizâmü’l-Mülk tarafından yaptırılan Bağdat’taki Nizâmiye Medresesi dönemin en ünlü eğitim kurumudur.

6-Gazali : Büyük Selçuklu döneminde yaşamış, Nizâmiye Medresesi’nde baş müderris olarak görev yapmıştır. Siyasî din anlayışlarıyla mücadele etmiştir. Yaşamı boyunca 500’e yakın kitap yazdığı söylenen Gazâli’nin önemli eserleri arasında İhyaü’l-Ulûmiddin ve Tehâfütû’l Felâsife sayılabilir.

7-Ömer Hayyam : Sultan Melikşah adına Celâli Takvimi’ni hazırlayan kurulun başkanıdır. Güneş Yılı esasına göre hazırlanan bu takvim, astronomi ve matematik biliminin çok geliştiğini göstermektedir. Ayrıca “Türk Üçgeni” de denilen Hayyam Üçgeni’ni bulmuştur.

İlgili Yazı

İlk Türk İslam Devletlerinde Ordu,Sosyal Yapı,Hukuk Sistemi ve Ekonomi

İlgili Yazı

İlk Türk İslam Devletlerinde Yazı,Dil ve Edebiyat

İlgili Yazı

İlk Türk İslam Devletlerinde Bilim,Mimari ve Sanat

 

Son güncelleme :

    Yorum Yap

    Yorumlar (2)