1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Mardin | 47 | Şehir Rehberi

Mardin | 47 | Şehir Rehberi

Mardin şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 26. şehri,Güneydoğu Anadolu bölgesinde il merkezli şehir ; Şehrin toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 829.195 ‘dir. Mardin  ilinin Plaka kodu 47 şehirler arası telefon kodu 0482 dir. Mardin ilinin posta kodu 47000, rakımı 1.083 metredir. Ayrıca Mardin ilinin kurtuluş günü yıl dönümü olan 21 Kasım da kutlanır(21 Kasım 1920). Şehir, Mardin eşiği adı verilen doğu batı doğrultulu dağ kütlesinin kesiminde, kütlenin güneye bakan yamacı üzerinde 1.000 – 1.150 m’lik eğimli bir yüzeyde kurulmuştur. İyi bir yol (96 km), Mardin’i Diyarbakır’a, başka yollar da güneyde Nusaybin’e ve Urla’ya, kuzeydoğuda Savur – Midyat’a bağlar. Şehrin 10 km güneyinde bulunan Mardin istasyonu, 25 km’lik bir kolla Şenyurt’ta (Derbesiye) Güney demiryoluna bağlanır.

Mardin, Diyarbakır havzasını Yukarı Elcezire düzlüklerinden ayıran dağlık kütlenin kolay geçilen bir geçit yerinde, savunmaya elverişli bir noktada kurulmuştur. Mardin kalesi, şehrin 100 m kadar üstünde, tepenin en yüksek yerinde 1.200 – 1.180 m’lik düz bir alan üzerindedir. Şehir, yamaç üzerinde doğudan batıya 2.500 m uzunluğunda ve 500 m genişliğinde bir şerit gibi uzanır.Eskiden tepedeki kaleye dayanarak bütün şehri kuşatan dış surlardan bugün hemen hiç bir kalıntı yoktur. Mardin’in ana caddesi şehri, doğudan batıya doğru az bir eğimle baştan başa geçer; orta kesiminde şehrin başlıca alışveriş merkezini meydana getiren dükkanlar sıralanır.Yazımızda Mardin şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Mardin hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Mardin Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Mardin Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Mardin ilinde toplam 10 ilçe ve 696 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Artuklu

2-Dargeçit

3-Derik

4-Kızıltepe

5-Mazıdağı

6-Midyat

7-Nusaybin

8-Ömerli

9-Savur

10-Yeşilli

Mardin İlçeleri
Mardin İlçeleri

Mardin Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Mardin ili ; Bütünüyle Güneydoğu Anadolu sınırları (Dicle ve Orta Fırat bölümleri) içinde yer alan Mardin ili, batıda Urfa, kuzeyde Diyarbak’a doğuda Siirt illeri (bu yönde ayrıca Hakkari ili) ve güneyde Suriye topraklarıyla çevrilidir.

Mardin Fiziki Coğrafya, Dağları

İl topraklarının büyük kısmı Mardin eşiği genel adıyla tanınan doğubatı doğrultulu, geniş sırtlı yüksek alanla kaplanmıştır. Bu eşik genellikle Tebeşir devri ve eosen kalker ve marnlarından yapılmıştır; doğu ve batı uçlarında, bazalt lavlarıyla örtülür. İlin en yüksek yeri güneydoğuda Siirt ili sınırı üzerindeki Cudi dağıdır (2.089 m). Bu dağ eşiği, kuzeyde Dicle vadisine doğru hafif bir eğimle, güneyde Elcezire ovası üzerine de genellikle dile bir yamaçla iner. Bu yamacın önünde hafif dalgalı bir düzlük yer alır. Bu kesim,neojen dolgularıyla (kireçli, kireç.-killi) kaplıdır. İlin doğu ucundaki Silopi ovası, alüvyonlu yereyle örtülür

Mardin İklim,Bitki Örtüsü,Akarsuları

Mardin’de yazları kurak Akdeniz yağış rejimi ve Güney çöllerin etkisi altında kalan bir kara iklimi görülür. Kış ve yaz aylarının ortalama sıcaklığı 27°C ve 29°8C, bugüne kadar kaydedilen en düşük ve en yüsek sıcaklık -12°C ve 42°C’tır. Yıllık yağış ortalaması 690 mm, yağışlı günler ortalama sayısı· 77,6’dır; Yağışların mevsimlere dağılışı (yüzde ile); kışın 50,5; ilkbaharda 34; yazın 0,5; sonbaharda 15’tir. Kar yağışlı günlerin ortalama sayısı 7, karla örtülü günlerin ki 18,5’tir. İl topraklarındaki dağlık kesimlerde yağış 500 mm’nin üstünde (Cizre 677, Midyat 633 mm), güney sınırlarına yakın yerlerde daha azdı r (Savur 501, Nusaybin 474 mm).

Mardin ili tabi bitki örtüsü bakımından, Mardin eşiği üzerinde meşe ormanı ve çalılıklarına rastlanır. Ova kesimlerinde step görünüşü hakimdir. Akarsular bakımından, ilin kuzeydoğu sınırını meydana getiren Dicle ırmağı, Mardin ilinin kuzeyindeki suları toplar. Bu eşiğin güneyinden dolan sular da Fırat havzasına aittir (Habur çayına kavuşan Circip ve Çalçala suları gibi). Bunların bazıları suyu bol kaynaklardan beslenir ve yazları çok sıcak ve kurak olan yöreyi canlandırır.Mardin ilinde nüfusun büyük kısmı geçimini topraktan sağlar.

Mardin Şehir Tarihi

Mardin Adı Nereden Gelmektedir?

Mardin’in ilkçağ tarihi hakkında fazla bilgi yoktur. Amid (Diyarbakır) – Nisibis (Nusaybin) yolu üzerinde Mazide adlı bir kalenin varlığından ilk olarak Ammianus Marcellinus (IV. yy.) söz eder. Şehre, Süryaniler Marde, Araplar Maridin derdi; yerliler arasında şehir, Mardin adıyla anılır. A. Dupre ve Hammer, Mardin’e İlkçağda Marde dendiğini ve bu kelimenin savaşçı bir kavim olan Merdeilerle ilgili olduğunu ileri sürerler. Hammer’e göre Merdeiler İran hükümdarlarından Ardeşir (226-241) tarafından bu bölgeye yerleştirildi. Söylentilere göre Mardin, sırasıyla İranlıların, Romalıların ve Bizanslıların elinde bulundu. V. ve VI. yy.larda Bizanslılarla Sasaniler arasındaki mücadelelerde önemli bir yeri oldu.

II.Constantinius , İranlıların Mardin ve çevresine yaptıkları baskınlara karşı savunma tedbiri olarak iki kale yaptırdı. Bu kaleler, Bizanslılarla Sasaniler arasında birçok defa el değiştirdi. VII. yy.da Araplar, İyaz bin Ganm kumandasındaki kuvvetlerle şehri aldılar (640). 754’te Mardin’de Beni Rebia kabilesinin reisi olan Burayka’nın isyanı, Abbasi halifesi Ebu Cafer tarafından bastırıldı. Mardin valiliğine Muhammed Bin İshak bin Kendac tayin edildi. Bir süre sonra Ahmed bin İsa Mardin’i aldı (801).

Hamdan bin Hamdun bölgeye tayin edildikten sonra, Mardin ve çevresinde hamdan hakimiyetini yerleştirdi (873). Fakat kısa bir süre sonra abbasl halifesiyle arası açıldı ve halife Mutezid’in Mardin üstüne yürüdüğünü haber alınca şehri bırakarak kaçtı. Mardin’de kalan oğlu, şehri halifeye teslm etti. Mardin’e giren Mutezid, şehrin surlarını kuvvetlendirdi. Hamdaniler tarafından kullanılan surları yıktırdı. Kaleyi de onartan Mutezid sehirden ayrılınca, bölge, Büveyhilerden Bahtiyar ile anlaşan Ebu Talib Hamdan’ın eline geçti (969). Ancak yapılan antlaşma uyarınca Mardin, Hamdanilerin nüfuz alanı içine alınmadı. Bazı kaynaklara göre Mervanilerin eline geçen şehre daha sonra Selçuklular halim oldu, Melikşah’ın ölümünden sonra Suriye atabeki Tutuş, kısa bir süre için Nusaybin’e kadar uzanan alanı hakimiyeti altına aldı. Daha sonra Büyük Selçuklu sultanı Berkyaruk, Mardin’i ele geçirdi

Dara Mezopotomya Hareberleri Mardin
Dara Mezopotomya Hareberleri Mardin

Mardin’de Timur Kuşatması

Artuk Beyin oğlu İlgazi ve onun oğulları 1208’e kadar Mardin’e hakim oldular. Salahaddin Eyyubi, şehri almak istediyse de başaramadı. 1197’de Eyyubilerden Melik Adil şehrin sur dışını alarak asıl kuşatmayı bir yıl sonraya bıraktı; sonra oğlu Eşref’i, Mardin’e yolladı. Bu sırada Halep eyyubi hükümdarı Salahaddin’in oğlu Zahir, Artukoğullarıyla iyi ilişkiler kurduğundan, Eşref Mardin’in 150.000 dinarlık vergi teklifini kabul ederek şehre dokunmadı. 1261’de Hulagu Han, Mardin emiri Necmeddin Gazi Said’e haber göndererek kendisine bağlanmasını istedi. Bu istek kabul edilmeyince oğlu Yaşmut’u Mardin’in kuşatılmasıyla görevlendirdi. 8 ay kuşatmaya  dayanan Mardin’de halkın hastalık ve açlığına dayanamayan Necmeddin Gazinin oğlu Muzaffer, babasını öldürerek şehri Yaşmut’a teslim etti. Yaşmut, Muzaffer’i Mardin valiliğine tayin etti.

Timur istilası sırasında Mardin’de Mecdeddin Sultan İsa vardı. Sultan İsa, Timur’a yakınlık gösterdi; fakat şehir halkı, Timur’un askerlerini öldürdü. Bu olaydan Sultan İsa’yı suçlu gören Timur, onu sürdürdüğü gibi halkı da cezalandırmaya karar verdi. Ancak bu sırada torunu Uluğ Beyin doğumu sebebiyle Timur, şehir halkını bağışlayarak Mardin’in yönetimini Sultan İsa’nın kardeşi Sultan Salih’e verdi. Ve olayda suçsuzluğu anlaşılan Sultan İsa’yı bağışladı. Timur’un 1403’te Elcezire’de tekrar görünmesi üzerine Sultan İsa, Mardin’e kapandı. Kuşatmanın uzun süreceğini ve erzak sıkıntısı çekileceğini anlayan Timur, şehrin önünde fazla durmayarak Akkoyunlu Kara Yolluk Osman’a Mardin’i kuşatma emri verdi. Bu emir, Mardin’e Akkoyunlu müdabalesinin başlangıcı oldu. Bununla birlikte Kara Osman’ın kuvvetleri şehre hakim olacak kadar yeterli değildi.

Mardin’de Osmanlı Hakimiyeti

1404’te Sultan İsa kendiliğinden Timur’a başvurunca suçu bağışlandı. Kısa bir süre sonra Karakoyunlular Akkoyunlu hakimiyetinin Mardin’e yayılmasına engel olmak istediler. Timur’un ölümünden sonra, Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf, toprakları geri almak üzere, Sultan İsa ile birleşti ve Kara Yolluk Osman’ın üzerine yürüdü. Çatışma 20 gün sürdü ve anlaşmayla sona erdi. Kara Yusuf Azerbaycan’a hareket edince Kara Yoluk Osman Mardin’e saldırdı. Sultan İsa’yı Cavsak bölgesinde yenerek şehri kuşattıysa da alamadı.Kara Yoluk Osman’ın yerine Ali Bey, Türkmenleri Mardin yakınlarına yerleştirmesi için kardeşi Hamza’ya emir verdi.

Ali’nin oğlu Cihangir ve daha sonra da Uzun Hasan ve oğlu Yakub bey şehre hakim oldular. Dulkadirlilerden Alüddevle Bozkurt Bey Diyarbakır’ı ele geçirdiği sırada da Akkoyunlular Mardin’deki durumlarını korudular. 1507’de Malatya’ya kadar uzanan bölge, Şah İsmail tarafından işgal edildi. Buraya İranlı kumandanlardan Ustaçalu Muhammed yerleştirildi. Çaldıran’da ölen Ustaçalu’nun yerine tayin edilen kardeşi Karahan, genel karargahını Mardin’de kurdu. Osmanlılar, kısa bir süre sonra Diyarbakır’ı ve ondan sonra da Mardin şehrini ele geçirdiler. Fakat Mardin kalesini alamadılar. 1516’da Şah İsmail’in bölgeye gönderdiği Ustaçaluoğlu Mehmed Hanın kardeşi Karahan, Koçhisar şehri yakınlarında Kargan Dede(veya Dede Kargın) savaşında yenilerek öldü. Kardeşi Süleyman Hanın elinde bulunan Mardin kalesinin kuşatması bir yıl sürdü. Bıyıklı Mehmed Paşa, Halep’ten yardımcı kuvvetlerle gelerek kaleyi aldı.

XVI. yy.da Mardin’de 30 zeamet ve 465 tımarlı vardı. Ayrıca Mardin, osmanlı ordusuna 1.060 cebeci veriyordu. II.Mahmud zamanında Mardin’i yerli kürt beyler yönetiyordu. Bu beyler padişahın Osmanlı yönetiminde yaptığı ıslahatı kabul etmeyerek isyan ettiler (1832). Mahmud bunların üzerine Reşid Paşa’yı gönderdi. Reşid Paşa, isyanı bastırdı ve şehre hakim oldu. Kavalalı Mehmed Ali Pasa, Suriye’yi aldığı sırada Timavi bin Eyyub da Mardin’i aldı; fakat şehir halkı tarafından öldürüldü. Nizip yenilgisinden sonra da mardinliler, Kavalalı Mebmed Ali Paşanın oğlu İbrahim Paşaya bağlılıklarını bildirdiler (1839). Londra mukavelenamesiyle Suriye, Mehmed Ali Paşanın elinden alınınca Mardin de Osmanlı devletine verildi (1841).

Mardin Cumhuriyet Dönemi ve Yıllara Göre Nüfus

Mardin, Mondros mütarekesinden sonra Türklerde kaldı. Fakat buraya çok yakın bölgeleri işgal eden İngilizler, Mardini’de almak için halkı milli kuvvetlere karşı kışkırttılar. Bu sırada Milli aşiretinden İbrahim Viranşehir’de bir ayaklanmayı başlattı. Bu isyan, Mardin’de Milli Mücadele’ye katılan kumandanlardan Abdi ve Salih Ağalar tarafından bastırıldı. Londra’da imzalanan  İtilafname (1919) gereğince Suriye ve Güney Anadolu’nun Fransızlara geçmesi üstüne Mardin halkı düşmanlara karşı bir milli teşkilat kurdu. Bu sırada yapılan Erzurum kongresine Hasan Bey ve İzzetoğlu Necati adlı delegeleri yolladılar. Kısa bir süre sonra Fransızlar burayı işgal için Norman kumandasında küçük bir ordu gönderdiler. Şehre giren Norman, Mardin’in bir Suriye şehri ve halkının Arap olduğunu söyleyerek şehrin kendilerine teslimini istedi: fakat Eyüp (Önen) kumandasında toplanan Mardin halkı bu teklifi kabul etmedi. Norman, şehirde çıkan olaylar üzerine, Mardin’i işgalden vazgeçmek zorunda kaldı.

Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat seferi sırasında Mardin’i idare bakımından bir sancak yaparak Diyarbakır eyaletine bağlamıştı (1534). 1870’te Vilayetler kanunuyla gene Diyarbakır vilayetine bağlı kaldı. Cumhuriyet devrinde il durumuna getirildi. 1927 sayımında 23.252 olan şehir nüfusu, 1945’te 18.522’ye düştü; bundan sonra yavaş bir artma göstererek 1955’te 24.329, 1965’te 30.974 oldu.

Mardin Tarihi Eserler Tarihi Yerler

Mardin mimarisinde açık renkli kesme taş geleneği hakimdir. Taş işçiliği geleneği daha kuvvetli olarak yaşar. Anıtsal yapıların dilimlenmiş taş kubbeleri, düz toprak damla örtülü yapıların ağaçsız, sarı görünüşü şehre hareket kazandırır. Tepenin güneyinde ki prehistorik izler ve erken Hristiyan devri mimarisinin örnekleri, esaslı bir araştırmaya konu olmadı. Özellikle Mardin’in çevresindeki manastırlar ilgi çekici yapıtlardır. Merkeze 5 km mesafede ki Deyrulzafaran Manastırı topluluğu, bir süryani merkezidir. Üç yanı kayalıklarla çevrili yalnız bir cephesi güneye açık bulunan manastır binaları, IV.yy.da yapıldı. Çeşitli ekleme ve onarımlarla bugüne kadar gelen yapılarda, çeşitli çağlara ait üç kilise ve şapel vardır. Bunlardan birinde bulunan mozaikler ve apsis, IV. yy.dan. kalmadır. Süryani patriklerinden 52’sinin mezar, yapı topluluğunda yer alır. Mardin ve yöresinde, çan kulelerinin mimarisiyle dikkati çeken kiliselerden en eskileri Kırkşehir, Mar Şmuni, Göllü ve Surp Kevork kiliseleridir. Bunlar dışında Süryani, Ermeni, Yakubi ve Katolik mezheplerine ait kiliseler vardır.

Türk Devri Eserleri

Mardin’de Türk devrinden 14 cami ve mescit, 2 külliye kalıntısı, 7 medrese, 5 zaviye-türbe, 5 hamam, 1 kervansaray, 1 revaklı çarşı ve bir firdevsli köşk vardır.

Camiler: Ulucami, Artuklular devrinde bugünkü biçimini aldı; Akkoyunlular devrinde çeşitli onarımlar gördü. Osmanlılar devrinde de eklemeler yapıldı. Revaklı avlunun iki yanındaki iki minareyle, Anadolu’daki ilk çifte minareli camilerden olan yapının mihrabı önünde, dıştan dilimlenmiş bir kubbesi vardır; yapı, enine gelişen bir plandadır. Çeşitli kitabeleri ve mihrap süslemeleriyle ağaç mimberinin dışındaki bütün süsleme özellikleri, bir bölümü XIX. yy.da yenilenmiş olan minaresinde toplanır. Babüssurcamii: Mihrap önünde kubbe biçimini ve enine gelişen plan tipini devam ettiren bir Artuklu yapısıdır. XIV. yy.ın son  yarısında yazılmıştır. Abdüllaılf camii, anıtsal ölçüde bir Artuklu yapısıdır, aynı biçimin revaklı avlulu ve değişik bir uygulaması olarak göze çarpar. Avlusunun kenarlarında, bugün yalnız bir parçası kalmış medrese bölümleri ve ana mekanının üç açıklık kapısıyla zengi devri mimarisinden izler taşır. Büyük camiler arasında Hamlı, Kıseyri, Zairi camileri, Osmanlılar devri uygulamalarıdır.

Medreseler: Hatuniye medresesi, iki katlı revaklı avlusu, iki eyvanı ve taş işçiliği gösteren mihraplarıyla Anadolu’nun ilk açık avlulu Artuklu medresesidir. Duvarına kazılı vakfiyesine göre, Kutbeddin tlgazi’nin  annesi Radviye Hatun tarafından XIII. yy.ın sonlarında yapıldı. Anıtsal anadolu medreseleri içinde özel yeri olan Sultanısa (Artuklu devri) ve Sultankasım medreseleri: (Akkoyunlu devri), kapalı karakterleri, külliye biçimleri ve şehir dışında kurulmuş olmalarıyla dikkati çeker. XII. yy. başında yapılan Hüsamiye, aynı yüzyılın sonlarındaki Muzafferlye, XIII.- XIV. yy.daki Melikmansur, Savurkapi, Altunboğa medreseleri gibi yapıların kesin şe­killeri hakkında yeterli bilgi yoktur. XIII. yy.ın ilk yarısında yapılan Şehidiye medresesi, Artuklu devrinin en geniş yapılarındandır. XIII. yy.ın baslarında yapılmış olan Marufiye medresesi, mozaik sebili ve ölçüleriyle dikkati çeker.

Mardin Gezilecek Yerler

1-Deyrulzafaran Manastırı

2-Dara Mezopotamya Harabeleri

3-Kasimiye Medresesi

4-Mardin Ulu Camisi

5-Mardin Müzesi

6-Zinciriye Medresesi

7-Mardin Kalesi

Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız  Mardin Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Deyrulzafaran Manastırı - Mardin
Deyrulzafaran Manastırı – Mardin

Son güncelleme :

    Yorum Yap