1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Manisa | 45 | Şehir Rehberi

Manisa | 45 | Şehir Rehberi

Manisa şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 14. şehri,Ege bölgesinde il merkezli şehir ; Şehrin toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 1.429.643‘dür. Manisa ilinin Plaka kodu 45 şehirler arası telefon kodu 0236 dır. Manisa ilinin posta kodu 45000, rakımı 71 metredir. Ayrıca Manisa ilinin kurtuluş günü yıl dönümü olan 8 Eylül de kutlanır(8 Eylül 1922)Manisa dağının kuzey eteğinde, Gediz ırmağının geçtiği Manisa ovası kenarında kuruludur.İzmir’e Manisa dağını aşan karayoluyla 41 km, bu dağın batı kenarını dolaşan demiryoluyla 66 km uzaklıktadır. İzmir’den gelen demiryolu burada, biri kuzeye (Balıkesir – Bandırma); öteki doğuya (Uşak – Afyon) doğru ikiye ayrılır. Manisa, ayrıca karayollarıyla Gediz ovası şehirlerine ve İç Anadolu’ya, Akhisar – Sındırgı üzerinden Bursa’ya ve Kuzey Ege kesimine (Bergama – Çanakkale) bağlanır.

Yazımızda Manisa şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Manisa hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Manisa Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Manisa Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Manisa ilinde toplam 17 ilçe ve 1088 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Ahmetli

2-Akhisar

3-Alaşehir

4-Demirci

5-Göl Marmara

6-Gördes

7-Kırkağaç

8-Köprübaşı

9-Kula

10-Salihli 11-Sarıgöl 12-Saruhanlı 13-Selendi 14-Soma 15-Şehzadeler 16-Turgutlu 17-Yunusemre

Manisa İlçeleri
Manisa İlçeleri

Manisa Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Manisa Fiziki Coğrafya, Dağları

Manisa ili toprakları, Saruhan – Menteşe masifi denilen eski kütle üzerinde yer alır. Yapısında çoğunlukla billurlaşmış kıvrımlı kayalar(gnays, mikaşist, mermer v.b.) vardır. Bu eski kütle, İlk ve Birinci zamanlarda meydana gelmiş sonra aşınarak yüzeyi düzleşmiştir. Üçüncü zaman sonundaki yer hareketleriyle kırıtarak yükselip alçalmalara uğramış, yüksek yerler yayla ve dağları, çöken alanlar da, şimdi Alaşehir suyu, Gediz ırmağı ve Akhisar suyunun (Kum çayı) geçtiği oluk biçimli ovaları meydana getirmiş ve Manisa İl  topraklaının oturduğu zemini şekillendirmiştir.

Güneyde en yüksek kısım olan Bozdağlar (Bozdağ 2.160 m) yer alır ve bu dağların kuzey yamaçları Manisa ili sınırları içine girer. Batıda Bozdağlar, araya giren Kemalpaşa  (Nif) ovasıyla Yamanlar dağı kütlesinden hemen tamamıyla ayrılır. Bu dağların kuzeyinde, doğuda Alaşehir suyu ve Salihli’den batıya doğruda aslı Gediz ırmanğıyla uzayan gediz ovası yer alır. Bu ova, Manisa dağının güneydoğusunda, Kemalpaşa ovasıyla bir körfez gibi sokulur;kuzeyde de Akhisar’a doğru uzanır; batıda, Yamanlar ve Dumanlı dağları arasında yer alan Menemen boğazıyla sona erer.

İl topraklarının batı kesimi Yunt dağı (1.075 m) – Dumanlıdağ (1.098 m) kütlesinin doğu yarısı içinde yer alır. Bu kütle, kuzeyde Tırhala dağıyla (1.111 m) Yukarı Bakırçay ovası önünde sona erer ve daha kuzeyde Balıkesir yaylasının tepelik kenarı başlar. İlin doğu yarısı, İçbatı Anadolu eşiğinin Gördes-Uşak yaylasıyla kaplıdır. Yayla güneybatıda, Gediz vadisi kenarında, 400 m’ye düşerken kuzeye ve doğuya doğru yükselerek 800-1000 m’yi bulur ve kuzeyde de Demirci-Simav dağlarına (1.081 m) dayanır. Yer yer de Kula güneyindeki Umurbaba dağı (1.555 m) gibi eklenti engebeler taşır. Bu kesimde pek yakın bir çağda (Dördüncü Zaman), meydana gelen püskürmelerin oluşturduğu taze volkan konileriyle bazalt lav akıntıları vardır. Bu kesime Eskiçağda Yanık yöre adı verilmiştir. 

Manisa İklim,Bitki Örtüsü,Akarsuları

Manisa ilinde, denizden uzaklaştıkça ve yükselti arttıkça karasallaşan Akdeniz iklimi hakimdir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar yağışlı ve Ege kıyılarına göre daha soğukça geçer. Manisa’da en soğuk ayın (ocak) ortalama sıcaklığı 6° – 8°C, en sıcak ayınki (temmuz) 27°7 C, şimdiye kadar kaydedilen en düşük ve en yüksek sıcaklıklar -17°5 C ve 44°5 C’tır. Sıcaklığın 0°C’ın altına düştüğü günlerin ortalama sayısı 26,5; 30°C’ın üstüne çıktığı günlerin sayısı da 109.5’tir. Yıllık arı alama yağış 740 mm. yağışlı günler sayısı 88 karlı günler sayısı 1,5 gündür.

Manisa ilinin tabii bitki örtüsü de bu iklime uyar. Engebeli yerler, alçak kesimlerde akdeniz makisiyle kapldır; yükseklerde, meşe (bu arada palamut meşesi), kızılçam, karaçam ve ardıç ormanları vardır. Fakat bu ormanlar büyük ölçüde ortadan kalkmış veya çalılaşmıştır. Yayla üzerinde otsu bitkiler (step) görünüşü hakimdir. Alüvyonlu ova tabanları, tarım alanlarının yayılmasıyla tabii görünüşünü hemen hemen kaybetmiştir. Eskiden yaygın olan, tabanı bataklık ormanlar çok azalmıştır.

Manisa il topraklarının suları, Gediz ırmağı aracılığıyla Ege denizine dökülür. Bakırçay havzasının yukarı kesimine girer. Gediz ırmağı, Kula doğusunda il topraklarına girer ve yayla kesiminden geçerek Demirköprü barajı gerisinde büyük bir suni göl meydana getirdikten sonra Salihli önünde kendi ovasına çıkar; bu ovanın doğu uzantısından gelen Alaşehir suyunu alır, ova içinde batıya doğru akarak Manisa önünde sağdan Kum çayını (Akhisar suyu), soldan Nif suyunu alır ve Menemen boğazına iner. Kışın ve İlkbaharda yükselen Gediz, yaz sonuna doğru zayıflar. 

Manisa Şehir Tarihi

Manisa Adı Nereden Gelmektedir?

Manisa’nın eskiçağ tarihi hakkında az bilgi vardır. Şehrin doğusunda, Akpınar denilen yerdeki dağın yamacında, kaya içine oyulmuş 9 m yükseklikteki kadın resminin, frigya tanrılarının anası sayılan Kybele’yi veya Hititlerin bereket tanrıçasını gösterdiği sanılır. Buna dayanarak, Manisa yöresi ege ve hitit kültürünün etkisinde kalmış bir alan olarak kabul edilebilir Ancak, merkeze uz;ak olan bu kesimde hitit hakimiyeti, İç Anadolu’daki kadar uzun sürmedi. Yunan tarihçilerinin ileri sürdükleri bir efsaneye göre Manisa, Tesalya Magnesia’sından gelen Magnetler (Magnetes) tarafından kuruldu ve Magnesia adını onlardan aldı.

Bunların kurdukları iki Magnesia’dan birinin (Magneria upo Maiandro) Büyük Menderes vadisinde (Söke yöresi) bulunduğu ve eskiden Sipylos denilen Manisa dağı eteğinde kurulana da (Magnesia upo Sipulo) adını verdiklerini ileri sürülür. Bu ad, Roma devrinde Magnesia ad Sipylum biçimini aldı. Başka bir söylenti, şehrin adını, bu yörede bulunan mıknatıslı demirin varlığına bağlar. Magnesia – Manisa adı, Lidya (Lydia) veya başka bir ön asya ülkesinin dilinde, anlamı bilinmeyen başka bir kelimeden de türemiş olabilir.

Manisa’da Roma Hakimiyeti

Manisa M.ö. VII.-VI. yy. arasında lidya hakimiyeti altındayken, kral Kroisos’un pers hükümdarı Keyhüsrev (Kyrus) tarafından yenilmesi üzerine, pers hakimiyeti altına girerek Sardeis satraplığına bağlandı (M.ö. 546). Bu tarihten sonra Makedonya’da birlik kuran İskender Anadolu’ya girdi. Manisa’yı aldı (M.ö. 333). İskender’in ölümünden sonra generalleri imparatorluğu aralarında paylaştlar.Bu arada Manisa da diğer anadolu şehirleri gibi Seleukos’un eline geçti. Seleukos’tan sonra Anadolu’da ayaklanmalar başladı. Sonunda III.Antiokhos bu ayaklanmaları önleyerek Anadolu’ya kesin olarak hakim olmak istedi. Bu arada kendisine Annibal da yardımcı oldu. Antiokhos Bergama üstüne yürüdü. Ancak Romalılara yenilerek kaçtı (M:.ö. 192). Konsül Lucius Scıpio’nun yönettiği roma ordusuyla III.Antiokbos , Gediz nehriyle Manisa şehri arasında Akhisar’a giden yol üzerinde savaştı (M.ö. 190). Bu savaşta da yenilen Antiokhos, Sardeis’e kadar kaçtı ve Roma ile barış yapmak zorunda kaldı. Barış şartlarına göre Toroslar’ın kuzeyinde kalan yerleri Roma’ya bıraktı.

Romalılar, Manisa’nın yönetimini müttefikleri olan Bergama kralı I.Attalos’a verdiler. Manisa’daki Bergama yönetimi M.ö. 190’dan M.ö. 133’e kadar sürdü. Bu tarihte ölen Bergama kralı III.Attalos  bütün bergama topraklarıyla birlikte Manisa’yı Roma’ya bıraktı. Roma çağında Manisa her yönden önem kazandı, Anadolu’yu bütünüyle ellerine geçirmek isteyen Roma ordularının durak yeri oldu. Ticari yönden de çek gelişti. İzmir ile Sardeis ve Bergama arasında bulunan yolların en işlek merkezi oldu. Ancak sık sık meydana gelen depremler şehrin harap olmasına. yol açtı. Özellikle İmparator Tiberius zamanındaki şiddetli depremde bütün şehir yıkıldı. Tiberius şehri  onarttı ve çeşitli eserler yaptırdı. imparator Theodosius zamanında Roma imparatorluğu ikiye ayrıldığı sırada (395), Manisa, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğuna kaldı, etrafı surla çevrildi ve Sandıkkale’ye yapılan bir iç kale (citadelle) ile kuvvetlendirildi.

Manisa’da Bizans ve Türk Mücadelesi

Bizans çağında Manisa’da bir piskopos oturuyordu. XI. yy.ın sonlarında Bizans hakimiyetini bir yandan Anadolu’da ilerleyen Selçuklular, öte yandan da Kudüs’ü almak isteyen haçlılar tehdit etmeye başladılar, Selçuklular, Manisa’nın civarındaki kale ve şehirleri aldılarsa da Manisa kalesini ele geçiremediler. Bizanslılar uzun süre kaleyi ellerinde tuttular. Şehri sonradan İznik Rum imparatorluğunun nüfuz sahasına girdi. Nitekim İznik Rum imparatoru İoannes Dukas Batatzes (1222-1254) bazen İznik’te bazen de Manisa’da oturuyordu. Bu arada bir de kilise yaptırdı. 1222’den sonra Manisa, İznik Rum imparatorluğunun ikinci büyük merkezi oldu. Manisa kalesi yeniden yaptırıldı. İznik’ten gelerek Bizans imparatorluğunun başına geçen Mikhael Palaiologos, Latinlerin elinden İstanbul’u alınca (1261) Manisa önemini kaybetmeye başladı. Bu arada Moğolların önünden kaçan Türkler, Anadolu’ya girmeye başladılar.

Bir taraftan Germiyanoğulları, diğer taraftan da Saruhanoğulları Manisa’yı iyice sıkıştırmaya başladılar.IX. Mikhael Palaiologos  bu türk beyleriyle mücadele etti. Ancak Türkleri tek başına durduramayacağını anlayınca Sicilya kralı III.Pierre d’Aragon’dan yardım istedi (1302). III.Pierre  bu isteği olumlu karşılayarak Roger de Flor kumandasındaki kuvvetlerini Bizans’a gönderdi. Roger türk kuvvetlerini yenerek Manisa’ya geldi (1305). Manisa kumandanı Ateleyyot kendisini iyi karşıladı. Bir süre Manisa’da kalan Roger de Flor Ayasluk’a (Selçuk) giderken hazine ve ağırlıklarım burada bıraktı. Ancak geri dönüşünde kumandan Ateleyyot kendisine şehrin kapılarını açmadı, Roger’nin şehirdeki askerlerini öldürerek Roger’nin hazinesine elkoydu. Roger de Flor şehri kuşattı, fakat alamadı. O sırada Rumeli’ye çağrıldığından kuşatmayı kaldırarak buradan ayrıldı.

Manisa’da Ayaklanmalar ve Osmanlı Dönemi

1313’te Manisa’yı, Bizanslıların elinden, Germiyanlıların uç beylerinden Alpagı Beyin oğlu Saruhan Bey aldı. Burayı yeni kurulan beyliğin merkezi yaptı; denizciliğe başlayarak kurduğu donanma ile Foça, Naksos ve Sakız adalarını haraca bağladı. İbni Battuta 1332’de ziyaret ettiği Manisa’yı över. Bu aileden Hızır Şah Bey zamanında Manisa, Yıldırım Bayezid’in eline geçti (1390). Fakat Timur da (1402) Hızır Şah Beye tekrar Saruhan beyliğini verdi. Sekiz yıl sonra, türk birliğini kuran Çelebi Mehmed, Manisa’yı tekrar eline geçirdi (1410). Manisa, Osmanlı devletinde Saruhan sancağının merkezi olarak genellikle osmanlı şehzadelerinin devlet yönetiminde yetişmesini sağladı. Yıldırım Bayezid, burasını alınca, Karesi ile birleştirerek yönetimini oğlu Ertuğrul’a  verdi. Şehzade Ertuğrul’un ölümünden sonra şehrin yönetimi oğullarına verildi.

XV. yy.da Çelebi Mebmed’in oğlu şehzade Murad, Bayezid Paşa ile birlikte Manisa’ya gelerek Şeyh Bedreddin olayının elebaşılarından Torlak Kemal’i yakaladı ve astırdı (1420). Daha sonra İzmiroğlu Cüneyd Bey, Saruhan yöresini tahribe kalkıştı, fakat Akhisar’da yakalanarak idam edildi (1425). Manisa’da oturan Şehzade Korkud Çelebi’nin zamanı (1481 – 1513) hadiseli geçti. Selim, onu Manisa sarayında kuşattı; Bergama’da yakalayarak öldürttü. Manisa’da XVI. yy.da softa ayaklanmaları oldu. Asiler, XVII. yüzyılın ilk yarısına kadar sancağın her yanını soydu. Bu yy.da Manisa, devlet adamlarının sürgün yeri durumuna geldi.

XVII. yy.daki Celali isyanlarında Saruhan sancağı çok zarar gördü. Bu yüzyılda eşkıyayı takip etmediği için azledilen Aydın muhassılı Yusuf Paşa, köy ve kasabaları basarak halkı tedirgin etti. Memurların rüşvet aldığını ileri sürerek ayaklanan Birgili Cennet’in oğlu Mustafa’yı, Dişlek Hasan Paşa yakaladı. İlyas Paşa, Manisa mutasarrıfı İbrahim Paşayı yenerek şehri yağma etti. Haydaroğlu, kervanları basarak, sancağın köy ve kasabalarını tahrip etti. Kızıl Halil, Kaşıkçıoğlu, Divancıoğlu Kazıklı Mukbil, Köse Ahmed, Topal Ali sancağın huzurunu kaçıran eşkiyalardır. Tımarlı sipahiler ve paşaların lerventleri de, bölükbaşıların yönetimde, sancağın çeşitli yerlerini bastılar. İçlerinde de en ünlüleri Çomar Marmaralı, Acem ve Sarı Ali idi.

Bu asayişsizlik halkın başka yerlere göç etmesine sebep oldu. XVIII. yy.ın ikinci yarısından itibaren Karaosmanoğulları soyu, Manisa hayatına huzur getirdi; ayaklanmalar çok azaldı, fakat bu aile arasında da zulüm yapanlar oldu; şiddetli hareketleri yüzünden Hacı Mustafa Ağanın öldürülmesi (1155), oğlu Ataullah Efendinin Aydın muhassırı Abdurrahman Paşa tarafından yok edilmesi (1766) gibi. Bu yüzyılda sancağa, aşiretler yerleştirildi.

Manisa’da Cumhuriyet Dönemi

XlX. yy.da II.Mahmud zamanında, Sarraf Gerdanoğlu Artin’in mutasarrıf Mehmed Paşa tarafından öldürülmesi üstüne Manisa ‘da bazı olaylar çıktı. Şehir ileri gelenlerinin işe karışmasıyla olay bastırıldı, fakat bu arada ölen, yaralanan ve asılanlar oldu. Aynı yüzyılda, Mısır valisi Mehmed Ali Paşa kuvvetlerinin Anadolu’ya girerek Kütahya’ya kadar gelmesi sırasında Mehmed Ali Paşanın oğlunun kapıcıbaşısı Ali Beyin Manisa’ya tayin edilmesi, şehrin tahribine yolaçtı. Karaosmanoğlu Mehmed Ağa ve şehrin ilerigelenleri, Ali Beyi Manisa dışında karşıladı, Ali Bey ile gelen bedevi askerler, çapulculuk yaptılar ve konulan ağır vergilerle halkı ezdiler. Kütahya antlaşması bu duruma son verdi. Manisa halkı, Tanzimattan (1839) sonra, iktisadi durumunu düzeltmeye çalıştı. Manisa, 23 mayıs 1919’da yunan işgaline uğradı. İstihlas-ı Vatan, Cemiyeti İslamiye ve Cemiyeti Müderrisin adındaki kuruluşlara rağmen, mutasarrıf Hüsnü Bey bir direnme göstermediği için, şehrin işgali önlenemedi. Yalnız Parti Pehlivan gibi efeler, kızanlarıyla büyük kahramanlıklar gösterdiler. Milis kuvvetleri düşmanı atmak için çok çalıştı. Şehir 8 eylül 1922’de kurtarıldı.

Osmanlılar Manisa’yı alınca sancak olarak Kütahya beylerbeyliğine bağladılar. 1750’ye kadar, sancakbeyleri aracılığıyla yönetilen Saruhan, bu tarihten 1831’e kadar Karaosmanoğullarınca İdare edildi. Arpalık olarak verilrken, XVII. yy.da on yıl kadar padişah hassı olarak kullanıldı, sonra Yine arpalık olarak verildi. XVIII. yy.ın ilk yarısından Tanzimata kadar iltizama verildi. Gerek arpalık, gerekse iltizama verildiği zamanlarda mütesellimler tarafından yönetildi ve bu usul, yerli ayanın doğmasına sebep oldu. Etki alanını batı anadolu kıyılarına kadar götüren bu ailenin hakimiyetine 1815’te son verildi.

XIX. yy.da, bir ara Aydın valiliğine bağlanan Saruhan sancağı, tekrar Anadolu beylerbeyliğine bağlandı, 1833’te Aydın, Menteşe. İzmir, Saruhan sancakları Aydın eyaleti olarak birleştirildi. 1845’te Manisa, Karesi ile birleştirilerek vilayet haline getirildi, valiliğine İbrahim Paşa tayin edildi. 1847’de yeniden Aydın’a bağlanan Manisa, 1922’de bağımsız sancak, 1923’te il oldu. XIX. yy. sonu ile XX. yy. başlarında Manisa’nın nüfusu 35.000 – 40.000 kadar tahmin ediliyordu.Bu nüfus, büyük çoğunluğuyla Türklerden meydana geliyordu; az
olarak rum ve ermeni vardı. Şehrin nüfusu 1927’de 28.684, 950’de 35.240’tı. Yakın yıllarda hızlı bir artış göstererek, 1960’ta 59.615. 1965’te 69.711 oldu. 1990da 150.000’i astı.

Manisa Spil Dağı
Manisa Spil Dağı

Manisa Tarihi Eserler Tarihi Yerler

Manisa’da özellikle Os­manlı çağında çok büyük imar hareketleri oldu. Bu bakımdan İstanbul, Edirne ve Bursa’dan sonra geliyordu. Şehzadelerin burada sancakbeyliği yapmaları, şehrin çeşitli anıtlarla donanmasını sağladı.

Külliyeler: Sultan (Sultaniye) külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Hafsa Sultan tarafından yaptırıldı (1522). . Caminin çevresinde bir medrese, bir darüşşifa ve sultanların yıkandığı bir banyo vardır. Akıl hastahanesi olan bimarhane bugün Tıp müzesi olarak kullanılıyor. Meşhur manisa mesiri, bu külliyede hazırlanır ve mesir bayramı törenleri bu külliiye çevresinde düzenlenir. Mesir macunu bu külliyenin camiinden atıldığı için halk arasında Mesir camii adıyla de anılır. iki minareli olan cami, İzmir yolu üzerinde Manisa’ya girişte sağ taraftadır. Klasik Türkk mimarisinin en ilgi çekici örneklerinden biri olan caminin mimberi, mihrap ve minaresi türk işçiliğinin zevk ve inceliğini taşır. Muradiye külliyesi, Saruhan mahallesinde Sultan caminin karşısındadır . III.Murad tarafından Mimar Sinan‘a yaptırılmıştır (1586). Sinan’ın son eserlerindendir. Cami, medrese, imarethane ve kütüphanesiyle birlikte tam bir külliyedir.

Camiler: Çasnigir camii, Çarsı mahallesinde, Fatih Sultan Mehmed’in azatlı kölesi Çaşnigir Sinan Bey tarafından yaptırıldı (1474). Güzel bir mihrabı ve bir kütüphanesi vardır. İvazpaşa camii, Mutlu mahallesinde, II.Bayezid zamanında Abdülmenanoğlu İvaz Paşa tarafından yaptırıldı (1488). Süslemeleri ve özellikle çinileri dikkati çeker. Alibey camii, Adakale mahallesindedir. Timurtaş Paşan’ın oğlu Ali Bey adına mescit olarak yapıldı (1427). Ayrıca bu camilerin dışında Hacıyahya camii (1474), İbrahlmçelebi camii (1S49), Lala paşa Camii  (1569), Alaybeyi camii (1569), Dilşikar camii de (1574) sayılabilir. Saruhanolullarından kalan iki cami (İlyasbey ve Ulucami) dışında diğerleri Yunanlılar tarafından tahrip edildi. Osmanlı camilerinden Akşemseddln camii, Mahmutpaşa camii, Şeyhfenari camii, Aynalı camii, Nişancıpaşa camii ve birçoğu bugün yoktur.

Manisa’da, XV. yy,ın ikinci yarısı ile XVI. yy.dan kalma çok sayıda medrese, türbe, hastahane, imaret, çeşme, hamam vardır. Türbeler: Saruhan türbesi, İzmir caddesinde Muradiye camiinin karşısında. Manisa fatihi Saruhan Beye aittir. Selçuklu üslubundadır. İshakbey türbesi,Ulucami ile medresesi arasındadır ve İshak Çelebi tarafından XIV. yy.ın ikinci yarısında yaptırıldı. İki katlı bir türbedir. içinde İtshak Çelebi ve yakınlan gömülüdür. Yedikızlar türbesi, Dere mahallesinde. Kapısı zeminden bir metre aşağıdadır. İçinde yedi tane sanduka vardır. Genç ölen kız ve gelinlerin elbiselerinden bazı parçaları buralara asmak adettir. Tarifi kesinlikle belli olmayan türbede yedi kızın yatığı söylenir.

Manisa Gezilecek Yerler

1-Kurşunlu Kaplıcaları

2-Spil Dağı

3-Atatürk Kent Parkı

4-Sultan Camii ve Külliyesi

5-Mesir Tabiat Parkı

6-Aigai Antik Kenti

Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız  Manisa Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Kurşunlu Kaplıcaları-Manisa
Kurşunlu Kaplıcaları-Manisa

 

Son güncelleme :

    Yorum Yap