1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Kütahya | 43 | Şehir Rehberi

Kütahya | 43 | Şehir Rehberi

Kütahya şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 38. şehri,Ege bölgesinin İç Batı Anadolu bölümünde il merkezli şehir ; Şehrin toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 577.941‘dir. Kütahya ilinin Plaka kodu 43 şehirler arası telefon kodu 0274 dür. Kütahya ilinin posta kodu 43000, rakımı 888 metredir.Ayrıca Kütahya ilinin kurtuluş günü yıl dönümü olan 30 Ağustos da kutlanır(30 Ağustos 1922)Yazımızda Kütahya şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Kütahya hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Kütahya Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Kütahya Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Kütahya ilinde toplam 13 ilçe ve 222 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Altıntaş

2-Aslanapa

3-Çavdarhisar

4-Domaniç

5-Dumlupınar

6-Emet

7-Gediz

8-Hisarcık

9-Merkez

10-Pazarlar 11-Simav 12-Şaphane 13-Tavşanlı

Kütahya İlçeleri
Kütahya İlçeleri

Kütahya Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Kütahya, Ellice dağının (1.765 m; eski adı Acemdağı) kuzey eteğinde, Kütahya ovasının güney kenarında kurulmuştur. Bah’tan gelen Felent suyu, ovanın ortasından geçer ve şehrin 3 km kuzeybatısında, Sakarya’nın büyük bir kolu olan Porsuk çayına katılır. Şehir, ovadan başlayarak, güneye doğru yükselen bir yerde kurulmuştur. Alayunt, Balıkesir demiryolu istasyonunda yükseliği 935 m o­ lan yer, çarşı kesiminde 970 m’ye yükselir. Şehrin, iç kale kalıntılarının bulunduğu Hisar tepesinde yükselti 1.000 m’yi aşar. Şehir, bu tepeyle Hıdırlık tepesi arasından geçen bir dere vadisi boyunca yer alır. Şehrin eski çekirdeii, Hisar tepesi önündedir ve önemli tarihi anıtlar bu kesimde bulunur. Evler, tepelerin yamacına yaslandığı gibi, özellikle yeni semtler ovaya doğru da yayılır. Yeni semtlerde sokaklar ve caddeler, düz ve geniş, eski kesimlerde ise dar, taş kaldırımlı ve çok defa da yokuşludur.

Kütahya batıda, Tavşanlı üzerinden Bursa‘ya (Marmara bölgesi) ve Balıkesir‘e (Ege kıyıları), güneybatıda Çavdarhisar (Aizanoi veya Azanoi) ve Gediz (Kadoi) üzerinden Ege bölgesine, güneydoğuda Afyon üzerinden Konya‘ya ve Akdeniz kıyılarına, kuzeydoğuda Eskişehir ve Bilecik yörelerine bağlanır. Bu durumu, şehrin, Osmanlılar devrinde canlı bir konak yeri ve önemli bir yönetim merkezi seçilmesine sebep oldu. XIX. yy. sonlarında anadolu  demiryolları yapılırken, Kütahya doğrudan doğruya bu yol üzerinde yer almadı; kısa bir şube hattı ile ana hatta bağlandı, Cumhuriyet devrinde demiryolunun Balıkesir‘e uzatılması, şehrin canlılığını artırdı. Burada bulunan tufla ve kiremit ocaklarıylae un fabrikasına, Cumhuriyet devrinde şeker fabrikası (1954) ve azot fabrikası (1961, genişletme 1966) katıldı; çinicilik yeniden canlandırıldı.

Kütahya Fiziki Coğrafya,Dağları

Kütahya ili toprakları, İçbatı Anadolu’nun tipik yüzey şekillerini taşır. Yaylalar üzerinde, aralıklı dizilmiş güneydoğu kuzeybatı doğrultulu dağlara rastlanır. Bu diziler arasında yine aynı doğrultuda uzanan ovalar dizisi göze çarpar. Dağlık kitleler çoğunlukla kıvrımlı eski temele aittir (az çok billurlaşmış şist ve kalkerler). Bunların düzleşmiş yüzeyleri yayla kesimlerinde, çok yerde Üçüncü zamanın ikinci yarısına ait neojen göl tortullarıyla (kireçli, killi ve yer yer volkan tüfleri) kaplıdır.

İl toprakları üzerinde yükselen dağ dizilerinin en içeride olanı, Eskişehir ili sınırındaki Türkmen dağıdır (1.825 m.). Bu dağ, ilin kuzeybatısında, Bilecik ve Bursa illeri sınırında Yüce (1.905 m) ve Domaniç (1.910 m) sırtlarıyla eş doğrultu göstererek Uludağ’a (il sınırları dışında) kavuşur. Bu dizinin batısında Afyon-Kütahya – Orhaneli arasında çukur bir alan, onun batısında Murat dağı (2.129 m), Şaphane dağı (2.120 m) ve Akdağ (2.089 m) vardır; bunların ötesinde, vadilerle yarılmış yayla düzlükleri bulunur.Kütahya ilinde yer alan başlıca ovalar Altıntaş, Aslanapa, Örencik, Kütahya, Tavşanlı ve Simav ovalarıdır. 

Kütahya İklim,Bitki Örtüsü

Kütahya ilinde iklim, İç Anadolu bölgesindeki şartları yansıtmakla beraber, kışlar daha az sürekli, yağışlar daha çoktur. Kütahya şehrinde yapılan uzun süreli gözlemlere göre, en soğuk ve en sıcak ayın ortalama sıcaklıkları 0°3 C, 20°3 C ve 20°5 C, şimdiye kadar kaydedilen en düşük ve en yüksek sıcaklıklar -28 °1 C ve 36°8 C, yıllık ortalama ise 10°C’tır. Yaz aylarında ortalama olarak 23 gün, sıcaklık 30°C’ın üstüne çıkmakta, 17 gün 0°C’ın altında kalmakta; yılın 10 ayında 95 gün 0°C ve daha aşağıya düşebilmektedir.

Kütahya ilinin tabi bitki örtüsü kurakçıl bir orman karakteri taşımakla birlikte, ova kesimlerinde ve yaylaların bir çok yerinde ağaçlar,tarla ve otlak yapma, odun kesme ve yangın gibi çeşitli sebeplerle yok edilmiş ve geniş alanlar bozkır karakteri almıştır. Önemli ormanlara (daha çok karaçam ve meşelik) dağlık kesimlerde rastlanmaktadır. Kütahya ili topraklarının doğu yarısında suları, Sakarya’nın önemli kolu olan Porsuk çayı toplar. 

Dumlupınar Şehitliği
Dumlupınar Şehitliği – Kütahya

Kütahya Şehir Tarihi

Kütahya Adı Nereden Gelmektedir?

Kütahya’ın adı, eski çağ zamanında Kotyaeion (veya Kotyaion, Cotyaelum, Cotyeum, Cotyaium) idi. Bu adın, “Kotys’in şehri” anlamına Kotyaion olduğu sanılır. Bir çok yolun kavşak noktasında ve bugünkü  şehre hakim tepede kurulan Kotyaion’un ilk devirlerine ait hemen hiç bir eser kalıntısı yoktur.II. Artakserkses’ye karşı ayaklanan kardeşi genç Keyhusrev’in ordusu ile beraber geçtiği Keramon Aora (Çanakçılar pazarı) Kütahya yöresindedir. Bu adın Germiyan adına benzerliği bir rastlantı sonucudur. Kotyaelon, frig hakimiyetinden bir süre sonra, Keyhusrev’in, daha sonra Büyük İskender‘in eline geçti. İskender’in ölümünden sonra kumandanlarından Antigonos’un hükmü altına girdi. Bir ara da Bithynia ve Bergama devletlerine bağlandı. Romalılar zamaınnda ve II. yy.dan sonra, Hrlstiyanlığın önemli merkezlerinden biri oldu. Hristiyanların burada yerleşmeleri yüzünden, Hierokles, Kütahya’nın ödeneğini kesti. Böylece bölgenin en büyük zengin beldesi olan şehir, geçici bir zaman için durakladı, sonra piskoposluk merkezi oldu.

Kütahya’nın önemi Bizans  imparatorluğu zamanında daha çok arttı. Bizanslılar, şehre hakim sarp bir tepeye, iki kat sur içine alınmış bir kale yaptırdılar. Bu Germiyanoğullan ve Osmanlılar devrinde yapılan Kütahya kalesinin Yukarıhisar denilen bölümünün özünü meydana getirdi. Hisarın içinde, duvarları resim ve nakışlarla süslü bir Bizans kilisesinin kalıntısı ve Bizans büyüklerinin gömülmesine mahsus bir mağara vardı. Tarihçi Texier buradan çıkan Xl. yy, bizans valilerinden birinin mermer lahitinden söz eder. Malazgirt savaşından sonra tahtını geri almak için yaptığı mücadelelerde yenilen IV.Romanos Diogenes Kütahya’ya getirilerek kör edildi. Manuel Kommenos ile Aleksios Kommenos, Antalya seferlerinden dönerlerken,  Kütahya’dan geçmişlerdi.

Kütahya’nın Selçuklu Egemenliğine Girmesi

Malazgirt savaşından sonra Anadolu’nun büyük kısmı ile birlikte Kütahya da Kutalmışoğlu Süleyman tarafından alındı (1080); Eskişehir (Dorylaion) savaşına kadar Selçuklu Devleti hakimiyeti altında kaldı. XII. yy.ın ortalarında Kütahya, Anadolu’da Bizans devletinin sınır bölgesi idi. Bu sebeple de sık sık Konya  Selçuklularının desteklediği Türkmen kuvvetlerinin saldırısına uğradı. Bizans imparatoru Manuel’in ordusu Kilikya seferinden dönerken, Kütahya ‘da, Türkmen kuvvetleri tarafından kayıplara uğratıldı (1158). II.Kılıç Arslan’nın, Myriokephalon zaferinden sonra (1176), bu saldırılar daha da şiddetlendi. Bunun sonucunda Kütahya, imparator tarafından tahrip edildi (1183). Bu sıralarda Kütahya ve Eskişehir Selçuklu hakimiyeti altına girdi.

Bunu izleyen karışıklık devresinde Kütahya, yeniden Bizanslıların eline geçti. Ancak Alaeddin Keykubad tarafından, kesin olarak İznik İmparatorluğundan alındı (1234). XIII. yy. ortalarında, IV.Rükneddin Kılıç Arslan zamanında Kütahya, Sahib Fahreddin Ali’nin uç beyliğine tayin edilen oğullarına verildi. Türk aşiretlerinden Germiyanoğulları XII. yy.ın ikinci yarısında Kütahya bölgesine yerleşti. Böylece şehir onların nüfuzu altına girdi. Kütahya’da Germiyanoğullarından ilk hüküm süren Yakub bin I.Alişir  oldu. Babası Kerimüddin Alişir, Selçuklu ailesi arasındaki mücadelelere karıştığı için daha önce Moğollar tarafından asılmıştı. Selçuklu devletinin yıkılmasından sonra Yakub Bey, burada bağımsızlığım ilan etti (1302) ve Germiyan sultanı adını aldı. Bundan sonra Germiyan adı, şehir için de kullanılmaya başlandı. Kütahya orta büyüklükte, etrafı surlarla çevrili, yüksek bir şehirdi. Anadolu beylerinin en kuvvetlilerinden olan I.Yakub , Kütahya’dan gönderdiği kuvvetlerle Bizanslılara karşı başarılı savaşlar yaptı. Ege kıyılarında bazı yerleri aldı. Alaşehir’i kuşattı ve ancak Bizanslıların yardıma çağırdığı katalan kuvvetleri karşısında geri çekildi.

Kütahya’nın Osmanlı Egemenliğine Girmesi

Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi’nin Dimetoka’nın alınışını bildiren fetihnameyi (1357) gönderdiği I. Yakub, Mehmed Beydi. Şah Çelebi adıyla da anılan Mehmed Beyin oğlu Süleyman Şah, Kütahya’yı devrin bilim ve fikir hareketlerinin merkezi yaptı. Kütahya’da Kal’aibilli camii’ni yaptırdı. Süleyman Şah, iktidarının ilk yıllarını sakin olarak geçirdi. Sonraları, Karamanoğullarının baskını karşısında bir yardımcı bulmak ihtiyacıyla, kızı Devlet Hatunu şehzade Bayezid (Yıldırım) ile evlendirdi. Kütahya’yı ve ülkesinin diler bazı kasabalarını (Tavşanlı, Simav, Emet, Eğrigöz) çeyiz; olarak ona verdi. Süleyman Şah, bundan sonra Kula’ya çekildi (1387). Oğlu II.Yakub , Kosova Meydan savaşından (1389) sonra Osmanlılara verilen şehirlerini, bu arada Kütahya’yı tekrar elde etmek istedi. Fakat başarı kazanamadı ve bütün ülkesini kaybetti. Kendisi de, Yıldırım Bayezid tarafından İpsala kalesinde hapsedildi, buradan Şam’a kaçarak Timur’a sığındı.

Ankara savaşından sonra Kütahya’yı ele geçirdi (1402). Bu sırada Timur, Kütahya’ya geldi ve bir ay kadar kaldı; halktan fidye ve kendisine esir düşen Timurtaş Paşanın Kütahya kalesindeki hazinesini aldı. Bursa’dan yanına getirtti ulemadan Seyyid Muhammed Buhari, Şemseddin Fenari, Muhammed Cazri’yi de Kütahya’da kabul etti. Timur’un Anadolu’dan ayrılmasından sonra, II.Yakub , Kütahya’yı diğer germiyan ülkeleriyle birlikte iyi bir şekilde yönetti. Bu arada şehir bir defa Karamanoğullarının istilasına uğradı. Ancak, Çelebi Mehmed tarafından alınarak Yakub Beye geri verildi. Bundan sonra Yakub Bey, Bursa ve Edirne‘ye giderek, II.Murad  ile görüştü (1428). Ülkesini ona vasiyet etti. Böylece şehir Osmanlıların eline geçti.

Kütahya ile Germiyan ili önce Umurbeyoğlu Osman Çelebi’ye verildi. Daha sonra şehirde, II.Murad’ın büyük şehzadesi Alaeddin, sancakbeyi oldu ve burada öldü (1422). Fatih Sultan Mehmed zamanına kadar Kütahya, merkezi Ankara olan Anadolu beylerbeyliğinin bir sancağı halinde yönetildi. Fatih’in 1451’de Karaman ve Menteşeoğulları meselesini çözmekle görevlendirdiği Anadolu beylerbeyi ishak Paşa, eyalet merkezini Ankara‘dan Kütahya’ya taşıdı. Böylece Kütahya, beylerbeyi teşkilatının sonuna kadar merkez olarak kaldı. Şehzadelerden yalnız ikisi (Kanuni Süleyman’ın çocukları Bayezid ve Selim), Kütahya sancağını  yönettiler. Beylerbeylik teşkilatında Anadolu eyaleti önemli bir yer tuttuğu için Kütahya’daki beylerbeyleri arasında Gedik Ahmed Paşa, Davud Paşa (Koca), Hersekzade Ahmed Paşa gibi ünlü kişiler vardı.

Kütahya’da Osmanlı Egemenliği

II.Bayezıd devrinin sonlarında Şahkulu (Şeytankulu) ayaklanmasında asiler Kütahya üzerine yürüyünce, beylerbeyi Karagöz Ahmed Paşa şehir dışına çıkarak karşı koymak istedi; fakat yenilerek asilere esir düştü ve asıldı (1511). Bunun üzerine Şahkulu, Kütahya kalesini kuşatarak barış yoluyla burayı ele geçirmek istedi. İsteğini gerçekleştiremeyince kale dışındaki evleri yıkarak, Bursa taraflarına çekildi. Kütahya, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman zamanlarında, Anadolu tarafında yapılan seferlerde hem bir toplanma yeri, hem de önemli bir yol uğrağı oldu. Bu devirde Behram Paşa, Rüstem Paşa (sadrazam) ve Hadım İbrahim Paşa sancakbeyi olarak Kütahya’da bulundular.

Bayezid, Mekke emiri tarafından, İstanbul‘a gönderilen Kutbeddin Mekki ile Kütahya’da görüştü; şehzade Selim, İstanbul’dan gelen İran elçisini burada kabul etti (1561). Şehzade, babasının Zigetvar’da öldüğünü haber alınca, İstanbul yoluyla, Belgrad’a doğru Kütahya’dan ayrılmıştı. Bu yüzyılın ikinci yarısında, Kütahya’da huzursuzluk yaratan “suhte trifesi” (yerli medrese öğrencileri) ile doğudan gelen “gurbet taifesi” de (dışarıdan gelen medrese öğrencileri) yok edildi. XVII. yy.da Hafız Ahmed Paşa şehri korumakla görevlendirildi. Fakat celili reislerinden Deli Hasan’a karşı koyamayarak Kütahya kalesine sığındı. Eşkiya reisi, üç günlük kuşatmadan sonra, şehri yaktı. Yine bu ayaklanmalar sırasında, başarısızlığından ötürü Anadolu beylerbeyi Geçdehan Ali Paşa, serdar Nasuh Paşa tarafından Kütahya’da öldürüldü.

Köprülü Mehmed Paşa, 17 gün Anadolu beylerbeyi olarak, Kütahya’da kaldı (1650). Ayrıca XVIJ. yy.da Köprülüzade Numan Paşa (1703)’ Hekimol!u Ali Paşa (öl. 1757), sadrazamlıklarda bulunan Yeten Mehmed Paşa (1744), Said Mehmed Paşa (1756), Muhsinzade Mehmed Paşa (1760), Moldovancı Ali Paşa (1766), Cezayirli Gazi Hasan Paşa (1773) Kütahya’da bulundular. Kütahya’nın bucaklarından vezirlere her yıl 1.200 kilo arpa, 1.100 çit saman, 1.100 araba odun verilmesi adet haline geldi. III.Sellm devrinde, Fransızlar ile yapılan savaşlarda esir edilen fransız askerleri Kütahya’da tutuldu. Kütahya, Osmanlı – Mısır savaşlarında önemli olaylara sahne oldu: İbrahim Paşa kumandasındaki mısır ordusu, Konya civarında sadrazam Reşid Mehmed Paşayı yenerek esir ettikten sonra, Kütahya’ya geldi; şehri Mısır’a kattığını ilan etti (8 mart 1833). Mustafa Reşid Efendi (Paşa). burada, Kütahya antlaşmasını yaptı (4 mayıs 1833) ve bunun üzerine Mısırlılar Kütahya’dan çekildiler.

Kütahya Cumhuriyet Dönemine Doğru

Kütahya, XIX. yy. ortalarında, Avrupa’da ve milletlerarası siyasette adı geçen bir yer oldu. Macar milli hareket reisleri (Kossuth Lajos, Batthyanyi ve Meszaros), generalleri (Bem, Dembirski) ve adamları Osmanlı devletine sığındı. Sadrazam Mustafa Reşid Paşa bunları Kütahya’da kışlalara yerleştirdi (1849-1851); Rusya ve Avusturya’nın ısrarlı isteklerine rağmen, teslim edilmediler. Fakat kendilerinin ve İngiltere ile Amerika’nın istekleri karşısında serbest bırakıldılar. Kurtuluş savaşı yıllarında Kütahya yine önemli olaylara sahne oldu. Burada Kuvayı Milliye teşkilatlandı (eylül 1919). Temmuz 1920’de düşmanın Alasehir ve Gördes’i alarak Demirci’yi tehdit ellili sırada, Kütahya Müdafaayı Hukuk merkezi, olağanüstü tedbirler aldı. Kütahya çevresi Kuvayı Tedıbiye ve Teşkilatı Mahsusa kumandası kuruldu. Bu teşkilat sonradan Kütahya Milli Alayı kumandanlığı adını aldı. 6 Ajustos 1920’de Kütahya’ya gelerek, milli kuvvetleri denetleyen Mustafa Kemal Paşa, Kütahya halkının milli davada gösterdiği maddi ve manevi fedakarlığı takdir ederek meclis adına şükranlarını bildirdi. Kütahya 17 temmuz 1921’de Yunanlılar tarafından işgal edildi ve büyük taarruz sırasında (30 Ağustos 1922) kurtarıldı.

Kütahya Gezilecek Yerler

1-Aizanoi Antik Kenti

2-Dumlupınar Şehitliği

3-Kütahya Ulu Cami

4-Macar Evi Müzesi

5-Kütahya Kalesi

6-Hayme Ana Türbesi

7-Çini Müzesi

Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Kütahya Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Aizanoi Antik Kenti
Aizanoi Antik Kenti

Son güncelleme :

    Yorum Yap