1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Konya | 42 | Şehir Rehberi

Konya | 42 | Şehir Rehberi

Konya şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 7. Büyük şehri,İç Anadolu bölgesinin Konya bölümünde il merkezli şehir ; Şehrin toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 2.205.609‘dur. Konya ilinin Plaka kodu 42 şehirler arası telefon kodu 0332 dir. Konya ilinin posta kodu 42000, rakımı 1016 metredir.Yazımızda Konya şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Konya hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Konya Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Konya Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Konya ilinde toplam 31 ilçe ve 1154 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Ahırlı

2-Akören

3-Akşehir

4-Altınekin

5-Beyşehir

6-Bozkır

7-Cihanbeyli

8-Çeltik

9-Çumra

10-Derbent 11-Derebucak 12-Doğahisar 13-Emirgazi 14-Ereğli 15-Güneysınır 16-Hadim 17-Halkapınar 18-Hüyük 19-Ilgın 20-Kadınhanı 21-Karapınar 22-Karayay 23-Kulu 24-Meram 25-Sarayönü 26-Selçuklu 27-Seydişehir 28-Taşkent 29-Tuzlukçu 30-Yalıhüyük 31-Yunak

Konya İlçeleri
Konya İlçeleri

Konya Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Şehir , Konya ovasının batı kenarında bir düzlük üzerindedir. Konya, İlkçağdan beri Anadolu’yu baştan başa geçen büyük bir yol üzerinde bulunmaktadır. Bugün de demiryoluyla bir yandan İstanbul ve İzmir’e, öte yandan Doğu Anadolu, Irak ve Suriye’ye bağlanır. Cumhuriyet devrinde yapılmış veya düzeltilmiş karayollarıyla Konya’dan Ankara’ya (260 km), Beyşehir üzerinden Göller yöresine, Akdeniz kıyılarına (Antakya)Akşehir, Afyon üzerinden Ege ve Marmara kıyılarına, Aksaray üzerinden Kayseri ve Sivas’a, Karapınar Ereğli üzerinden Adana’ya, Karaman üzerinden Silifke’ye ulaşılır.

Yağışı kıt bir bölgede, batıdaki volkanik yapılı dağlardan (Takkelidağı, Loras dağı) çıkan suyu bol kaynaklar da şehrin kuruluşunu etkıledi. Şehrin ortasında, ova tabanı üzerinde yükselen basık bir tepe (Alaeddin tepesi) Konya’nın iç kalesinin yapılmasını sağladı. Kısa bir zaman önce yıkılan dış surlar da bugünkü şehrin orta kısmında, batıda Zindankale, güneyde Sahipata camii, doğuda Kapı camii ve kuzeyde Hatuniye medresesini içine alarak, şehrin eski çekirdeğini kuşatıyordu. Konya’nın hemen bütün tarihi anıtlarına bu alan içinde rastlanır. Bunun dışında, şehre yakın zamanda eklenmiş mahalleler uzanır. Şehrin eski çekirdeğinde dar sokaklar boyunca sıralanmış tek veya iki katlı, kerpiç yapılı, düz damlı evler, geçmiş yıllarda kısmen yangınlarla ortadan kalktı; bu yerlerde açılan geniş caddeler üzerinde, modern görünüşlü yapılar, iş hanları, otel ve ticaret evleri yapıldı.

Şehrin anacaddesi, Alaeddin tepesiyle Mevlana dergahı arasında geniş bir bulvardır (Alaeddin caddesi). Belediye ve vilayet konaklarıyla en önemli ticaret evleri ve bankalar bu cadde boyunca sıralanır. Küçük sanat sahiplerinin dükkan ve atölyeleri bu caddeye açılan sokaklar üzerindedir. Şehrin çevresi genellikle kavak ağaçlarının meydana getirdiği yoğun bir yeşillikle kaplıdır. Bunun ötesinde bulunan çıplak alanlar genellikle tahıl üretimine ayrılır. Şehrin çevresinde un, yağ, çimento ve şeker fabrikaları yer alır.Sanayisi son yıllarda çok gelişmiştir.

Konya Fiziki Yapı,Dağları

Konya ili topraklarının yaklaşık olarak dörtte üçü İç Anadolu’nun yüksek düzlükleri üzerine yayılır; güney ve güneybatı kesimleri Toroslar’ın uzandığı dağlık alan üzerine taşar; bu bölgeyle İç Anadolu’nun az yağışlı bozkırlarından, Toroslar’ın ormanlık alanına geçilir ve Akdeniz iklimi, yükseklik sebebiyle değişikliğe uğrar. Dağlık kesimde 2.000 m’yi aşan doruklara rastlanır. Batıda Akşehir ovasını Yalvaç ovasından ve Beyşehir gölü çukurundan ayıran ve yapısı eski kıvrımlı temele ait olan Sultan dağları, Batı Toroslar sisteminin bir elemanıdır, 2.520 m’ye kadar yükselir; bu dağların güneydoğuya doğru uzantısı üzerinde 2.300 m’yi aşan dağlar bulunur (Erenler dağı (2.319 m] ve Alacadağ (2.303 m]).

Konya’nın batısındaki Loras dağı da 2.000 m’yi aşar. Şehrin yakınında yükselen ve sönmüş bir yanardağ sanılan Takkelidağ, yeni bir volkan değildir; üçüncü zamanda .yeryüzüne yayılmış volkan lav ve küllerinin sonradan asınmasıyla oluşmuştur. Daha taze volkan şekilleri, Karaman kuzey indeki Karadağ’ da (2.271 m) ve doluda Karapınar dolaylarında (volkan krater gölleri), Niğde ve Kayseri illerinde (Hasan dağı ve Erciyas) bulunur.

İlin en yüksek yerleri güneybatıda (Geyik dağı 2.647 m) ve güneydoğuda (Bolkar dağları), İçel il sınırında (3.000 m’nin üstünde Kırkpınar dağı (3.240 m]) bulunur. Konya ili topraklarının en yüksek ve en alçak yeri bu dallık kesimdedir: Ermenek’in dolusunda, İçel ili sınırında Göksu vadisi tabanı 250 m’nin altına iner. İl topraklarının büyük kısmını meydana getiren düzlükler, belirmiş basık sırtlar ve yaylalarla birbirinden ayrılan geniş çanaklar görünüşündedir. Bu çanakların birisi Konya – Karaman – Ereğli (ve daha ötede, Niğde ilinde Bor) arasında uzanır; en çukur yerlerinde sığ göller veya yazın kuruyan bataklıklar (Hotamış bataklığı, Ereğli’nin Akgölü) yer alır; bu geniş çanak, volkanik Karapınar eşiği ile ikiye ayrılır; batıda dar alanlı Konya ovası ve doğuda Ereğli ovası.

Konya İklim Bitki Örtüsü

Konya ilinin geniş topraklarında değişiklikler gösteren bir iklim vardır; bununla birlikte, güneydeki Göksu vadisinin alçak tabanı dışında, her yerde kışlar sürekli ve soğuk, yazlar ova kesimlerinde gündüzleri sıcak, yaylalarda daha serin geçer. Yağışlar güneydeki dağlık kesim dışında azdır ve her yerde yaz mevsimi kurak geçer. Konya Meteoroloji istasyonunun uzun süreli ölçmelerine göre, en soğuk ve en sıcak ayların ortalama sıcaklıkları 0°2 C ve 23° C; bugüne kadar kaydedilen en düşük ve en yüksek sıcaklık -28°2 C ve 40° C’tır. Sıcakbğın 30°4 C üstüne çıktığı günler sayısı ortalama 44, 0° c altında kaldığı günlerinki ıs, 0° C’a düştüğü (donlu) günlerin ki 103’tür. Konya şehrinde ortalama yıllık yağış toplamı 315 mm, yağışlı günler sayısı 80, yağışların mevsimlere dağılışı (yüzde ile), kış 35, ilkbahar 32,5, yaz 11, sonbahar 21,5; kar yağışlı günlerin ortalama sayısı 10, kar örtülü günlerinki 21’dir. ilin başka yağış ölçen istasyonları, bulunulan yerin engebeli veya düz oluşuna göre değişir.

Konya ilinin tabii bitki örtüsü, düzlük kesimlerde kurakçıl otsu ve dağlık kesimlerde ormanlıktır. Düzlüklerin çok yerinde nadasa dayanan tahıl ekimi yapılması, buralarda stepin ilksel görünüşünü bozar, ekilmeyen kesimlerde bozkır, aşırı otlatma yüzünden cılızdır. Bu kesimde, su kenarlarında ve sulanabilen yerlerde kalmıştır. Orman kalıntıları, Hin dağlık kesimlerinde tutunabilmiş ve yer yer çalılık durumuna gelmiştir. Güney kesiminde kilikya köknarı ve sedir, bu kesimin alçak yerlerinde kızılçam, başka yerlerde ardıç ve karaçam bulunur. Ovalık kesimlerde yağışların azlığı, dağlık kesimlerde kireçtaşı gibi suyu geçiren kayaçların çok yer tutması yüzünden Konya ilinde akarsu ağı genellikle seyrektir.

Güneyde Ermenek, Hadım ve kısmen Bozkır ilçelerinde, suların büyük kısmı Göksu aracılığıyla Akdeniz’e boşalır. Kuzeybatıda, sularını yağış mevsiminde Sakarya’ya ulaştıran Akgöl havzası vardır. Bunun dışında dışarıya akış yoktur ve genellikle seyrek olan akarsular, ovaların çukur yerlerinde toplanır veya geçici göllerde so­na erer. Bunların en önemlisi, Beyşehir gölünden çıkan ve Suğla gölünden geçerek Konya ovasının güneybatısında kanallara bölünen Çarşamba suyudur. 

Mevlana Müzesi - Konya
Mevlana Müzesi – Konya

Konya Şehir Tarihi

Konya Adı Nereden Gelmektedir?

Klasik çağ kaynaklarında Konya’nın adı “kutsal tasvir” anlamındaki ikon kelimesinden gelen İkonion olarak geçer. Şehirde basılmış paralar üzerinde Perseus ile Gorgo’nun (veya Gorgona) [ejder] resminin bulunması bu bağıntıyı destekler. Ayrıca, şehirde bulunan bir yol taşı üzerinde Konlon adına rastlandı. Konion’un Frig dilindeki kawania kelimesinden türediği ileri sürülür. Konya, Anadolu’nun eski çağlardan beri adını koruyan şehirlerinden biridir. Şehrin adı, Romalılar çağında İconium, Bizanslılar çağında Toksonion şeklinde yazıldı; çeşitli kaynaklarda da Yconium, Conium, Stancona, Cunin, Conia, Cogne veya Cogna olarak geçti. Arap kaynaklarında Kuniye olarak bahsedilir.

Konya İlk ve Orta Çağ

Konya ve çevresinde yapılan arkeolojik araştırma ve kazılarda Paleolitik çağ (Yontma taş) ait eserlere çok az rastlanır; Neolitik çağ (Cilalı taş) kültürünün yaygın olduğu görüIür. Çatalhöyük ve Canbasan höyüğü kazıları, bu konuda zengin malzeme verdi ve neolitik çağ kültürünün M.ö. 7000-6000 yıllarına kadar indiği anlaşıldı. Kalkolitik ve Bronz çağlarına ait yüzlerce höyük bulundu. Anadolu’nun büyük bir kısmında olduğu gibi Konya ilinde de ilk siyasi birlik, yazının bulunmasıyla ve Hititlerle başladı, Konya’nın 11 km batısındaki Karahöyükte yapılan kazılar bu devri aydınlatmasa yeterli malzeme verdi. Ayrıca ilin çeşitli bölgelerinde yoğun bir hitit öncesi ve hitit çağı yerleşmesinin kalıntılarına rastlandı. Beyşehir gölü yakınlarında Eflatunpınar* ve Fasıllar köyü anıtları, Geç Hitit devirlerine ait Ereğli İvriz kabartması, daha birçok anıt ve höyük bu devre aittir.

Anadolu’daki hitit hakimiyetine son veren Frigler Gordion merkez olmak üzere Konya ve çevresini ele geçirdiler. Konya şehri ortasındaki Alaeddin tepesinde ve Konya’nın kuzeyindeki Sızma köyü höyüğünde yapılan kazılar da Frig çağına ait çeşitli seramik malzemeler verdi. Friglerin, daha çok M.ö. Vll. yy.da Konya ve çevresinde bulundukları ileri sürülür. Frigler devrinde önemli bir merkez olan Konya, kimmer istilasından sonra Lydia’lıların eline geçti. Lydia kralı Kroisos (M.ö. 561 – 546) zamanındaki akamanış istilasıyla Persler şehri aldı. Bu tarihten, Büyük İskender’in Anadolu’yu istilasına kadar (M.ö. 333) Anadolu’da belli bir birlik olmadı; şehirler, bağımsız valilikler olarak yönetildi.

Büyük İskender, bütün Anadolu ile birlikte Konya’yı da Akamanışlardan aldı. Ölümünden az sonra (M.ö. 323) şehir, İskender’in generallerinden Lysimakhos’un kurduğu devletin topraklarına katıldı. Bundan sonra Konya sık sık el değiştirdi; sonunda Bergama kralı I.Attalos’dan sonra (M.ö. 133) Orta Anadolu’daki Lykaonia
bölgesi ve bu bölgenin merkezi İkonion (Konya) şehri, III.Attalos’un vasiyeti gereğince Roma imparatorluğuna verildi. Roma devrinde İkonium, Lykaonia bölgesinin en önemli şehirlerinden biri oldu; zaman zaman Kilikya ve Galatia eyaletlerine bağlandı.

Konya’nın Müslümanlara Geçişi

İmparator Claudius, İkonium’a kendi adını (Claudiconium) verdi (M.S. 41), İmparator Hadrianus devrinde tam bir Roma kolonisi durumuna getirilerek adı Colonia Selie Adriana Augusta İconium’a çevrildi. Hristiyanlığın ilk yıllarında (M. S. 47 – 50) havarilerden Aziz Paulus’un bu bölgeye yaptığı ziyaret Hristiyanlığın yayılmasına, dolayısıyla Konya’nın önemli bir dini merkez olarak gelişmesine yardım etti.

Roma imparatoru Theodosius ülkesini, iki oğlu arasında bölünce (M. S. 395) Lykaonia bölgesi ve Konya, Bizans’a bırakıldı. İslam akınlarında, ilk olarak Muaviye’nin kuvvetleri, kısa bir süre için Konya’yı ele geçirdi. Bu akınlar Emevi ve Abbasiler tarafından X. yy. başına kadar sürdürüldü; Müslüman üssü olan Tarsus, imparator Nikephoros Phokas tarafından ele geçirilince (956), Konya yüzyıldan faz­la bir süre için akınlardan uzak kaldı. XI. yy.ın ikinci yarısında Türk beylerinin akınları başladı. Malazgirt zaferinden (1071) az sonra, Kutalmış oğu Süleyman, Kon­ya’yı ele geçirdi. Süleyman Şah, 1080’de taht merkezini İznik’e taşıyıncaya kadar Konya, Anadolu Selçuklu devletinin başkentiydi. Haçlıların İznik’i geri alması üzerine Konya, yeniden başkent oldu (1097).

Üçüncü Haçlı ,seferinde İmparator Frierrich Barbarossa ordusu Konya’ya girerek şehri yağmaladı (1190); fakat fazla kalmadı. Bu sırada Konya, topraklarını oğullarına bölüştüren II.Kılıç Arslan’nın mirasçıları arasında elden ele geçti. I.Alaeddin Keykubad  zamanında, gelişmesinin en yüksek noktasına ulaştı, Köse Dağı savaşından (1243) sonra Selçuklular Moğol hakimiyetini kabul etti. Bu devirde de Konya önemini kaybetmedi; Celaleddin Karatay ve Sahipata Fahreddin gibi devlet adamları birçok eser bıraktı. XIII. yy.ın ikinci yarısından itibaren Konya, güneydeki dağlık alanlarda yaşayan Karamanoğullarının saldırısına uğradı. 1277’de Karamaooğlu Mehmed Bey, Konya’yı kuşatarak ele geçirdi ve selçuklu ailelerinden Gıyaseddin Sıyavuş’u Konya tahtına çıkarttı, kendisi de ona vezir oldu.

Konya’nın Osmanlı Devletine Geçişi

Sonra, şehir İlhanlılardan yardım gören III.Keyhüsrev’in eline geçti. Hükümdar II.Gıyaseddin Mesud’un ölümüyle Selçukluların ortadan kalkması (1308) üzerine Karamanoğulları, İlhanlılarla savaşarak Konya’yı aldılar (1327). Larendeyi (Karaman) başkent yaptıklarında Konya bir taşra şehri durumuna düşmekle birlikte kültür ve sanat merkezi olmaya devam etti. Bu sırada Konya’yı ziyaret eden İbni Battuta şehri överek, yapıların güzelliğini, sularının bolluğunu, bağ ve bahçelerini, genişliğini, çarşısını zenginliğini anlatır.

Osmanlılar devrinde şehir ilk olarak I.Murad tarafından kuşatıldı (1387); 1394’te I.Bayezid tarafından ele geçirildi, sonra Karamanoğullarına geri verildi. 1398’de tekrar alındı. Ankara savaşından (1402) sonra Timur, Karamanlılara topraklarını geri verdi. Çelebi Mehmed tarafından üçüncü defa ele geçirildi (1414); sonra yine eski sahiplerine bırakıldı. II.Murad, Konya’yı yeniden aldı (1433); fakat Karamanoğlu İbrahim Bey yerinde kaldı. Konya, Fatih Sultan Mehmet tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı (1465). Konya, Osmanlı hakimiyeti altında Karaman eyaletine merkez oldu. Şehirde mevlevilerin dergahı, Mevlana‘nın kurduğu gelenekleri yaşatmaya devam etti. I.Selim (Yavuz), Mevlana türbesini onarttı, şehire su getirtti. II.Selim (Sarı), Dergahın yanındaki camiyi yaptırdı. 1648’de Konya’ya uğrayan Evliya Çelebi‘ye göre, Selçukluların yaptırdığı sağlam bir surun kuşattığı şehirde 11 medrese, 40 kadar tekke, 11 imaret, bedesten ve 900 dükkan vardı.Konya’da dericilik çok gelişmişti.

Konya Cumhuriyet Dönemi ve Yıllara Göre Nüfus

Şehir XVII. yy.da İran seferine çıkan padişahların konuk yeri oldu.1832’de, Osmanlı-Mısır mücadelesi sırasında İbrahim Paşa kumandasındaki mısır ordusu şehre girdi. Osmanlı kuvvetleri Konya önünde bozguna uğradı. Kütahya antlaşması üzerine Mısırlılar Konya’yı boşaltarak Toros dağlarının gerisine çekildiler. Bu sırada Konya’yı görmüş olan batılı gezginler, şehrin bakımsız ve anıtlarının çoğunun harap olduğunu anlatırlar. Bu yıllarda şehir nüfusunun 20.000-30.000 kadar olduğu ileri sürülür. Yüzyılın sonuna doğru Konya surları yıkılarak taşları yeni yapılarda kullanıldı. XIX. yy. sonuna doğru şehrin yaşayışında yavaş, fakat sürekli bir gelişme görüldü. Bunun sebepleri arasında demir yolunun Konya’ya ulaşması ve ticaretin gelişmesi vardır. Bu sırada şehir nüfusunun 44.000 kadar olduğu sanılır.

Birinci Dünya savaşında bakımsız kalan Konya’da Kurtuluş savaşının ilk döneminde bazı ayaklanmalar oldu ve bastırıldı. Kurtuluş savaşından sonra  Konya yeniden canlandı. 1927’de yapılan ilk nüfus sayımında nüfusu 47.286 olarak tespit edildi. Bu sayı önce oldukça yavaş bir artma göstererek 1935’te 52.00’i aştı, 1950’de 64.000’i geçti, daha sonra hızlanarak 1955’te 92.236, 1960’ta 119.841, 1965’te 157.834 oldu. 1990’da da 500.000 i aştı.

Konya Gezilecek Yerler

1-Mevlana Müzesi

2-Konya Tropikal Kelebek Bahçesi

3-Sille Köyü

4-Ates Baz-i Veli Türbesi

5-Şems-i Tebrizi Türbesi ve Camisi

6-80 Binde Devri Alem Parkı

7-Aziziye Camisi

Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Konya Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Konya Tropikal Kelebek Bahçesi
Konya Tropikal Kelebek Bahçesi

Son güncelleme :

    Yorum Yap