1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Kastamonu | 37 | Şehir Rehberi

Kastamonu | 37 | Şehir Rehberi

Kastamonu şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 37. şehri,Karadeniz Bölgesinde il merkezli şehir ; Şehrin toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 383.373‘dür. Kastamonu ilinin Plaka kodu 37 şehirler arası telefon kodu 0366 dır.Kastamonu ilinin posta kodu 37000, rakımı 775 metredir.Ilgaz dağlarının kuzey eteklerinden inen Kastamonu suyu veya Karaçomak deresinin geniş Gökırmak vadisine açıldığı yerde kurulmuştur. Kastamonu, Karadeniz kıyısındaki iskelesi İnebolu’ya 89 km, demir yolu istasyonu Çankırı’ya 113 km uzaktadır. Şehir, adı geçen derenin iki yakasındaki çukur alana kurulmuştur; yamaçlara doğru da tırmanır. Batıdaki yamaçta, iki dere arasındaki tepe üzerinde Kastamonu’nun harap kalesi yükselir. Karaçomak deresinin iki yakasında geniş caddeler uzanır ve bunlar, köprülerle birbirine bağlanır. Şehrin çarşısı derenin mi (batı) yakasında, resmi daireler ve ortasında Atatürk’ün heykeli bulunan Cumhuriyet meydanı sağ yakadadır.

Yazımızda Kastamonu şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Kastamonu hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.

Kastamonu Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Kastamonu Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Kastamonu ilinde toplam 20 ilçe ve 173 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Abana

2-Ağlı

3-Araç

4-Azdavay

5-Bozkurt

6-Cide

7-Çatalzeytin

8-Daday

9-Devrekani

10-Doğanyurt 11-Hanönü 12-İhsangazi 13-İnebolu 14-Küre 15-Merkez 16-Pınarbaşı 17-Seydiler 18-Şenpazar 19-Taşköprü 20-Tosya

Kastamonu İlçeleri
Kastamonu İlçeleri

Kastamonu Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Kastamonu ili, Batı Karadeniz bölümündeki dağların en yükseklerini, fazla yer tutmayan ovaların en genişlerini içine alır. Yüzey şekilleri kuzeyden güneye izlenecek olursa önce çok az girintili-çıkıntılı bir kıyıya rastlanır. Bu kıyı doğuda Çatalzeytin yakınından batıda Kerempe burnuna kadar 42°C paralel dairesini yakından izleyerek doğu-batı doğrultusunda uzanır, sonra güneybatıya dönerek Kurucaşile yakınlarına kadar gelir. Kıyı genel olarak dik, ancak akarsu ağızlarında alçak, genellikle kuzey fırtınalarına açık ve tabii limanlardan yoksundur.

Kastamonu Fiziki Coğrafya, Dağları

Kıyının hemen gerisinde genellikle orta yükseklikte, geniş ve vadilerle parçalanmış dağlık bir alan başlar. İsfendiyar (veya Küre) dağları adı verilen ve çoğunlukla ikinci zaman kireç ve kum taşlarıyla killi kireç taşından yapılmış, fakat bunların altından yer yer birinci zaman kayaçları çıkan bu dağlar ormanlıktır ve Abana güneyindeki Yaralıgöz dağında 2.018 m’ye yükselir. Doğuda Sinop ili sınırında Çangal (1.520 m) ve Zından ( 1.635 m) dağları,orta kesimde Göynük (1.710 m) ve Dikmen (1.471 m) tepeleri yükselir. İnebnlu-Kastamonu yolu bu dağları Küre güneyinde Ecevit belinde (1.275 m) aşar.

İsfendiyar dağlarının güneyinde, bunlarla Ilgaz dağları arasında çukurda kalmış bir alan uzanır. Burada birinci zaman şist ve yeşil taşlarıyla yer granitten, ortada ise üçüncü zaman başına ait kumlu-kireçli katmanlardan oluşmuş, yükseltisi 1.000 (hatta 1.400) m’yi aşan tepeler ve yaylalar bulunur: en göze çarpan kesim, batıdan doğuya doğru akarak sonunda Kızılırmak’a kavuşan Gökırmak’ın vadisi boyunca genişleyen bir ovadır. Bunun balı ucunda Daday kasabası, güney kenarında Kastamonu şehri ve doğusunda da Taşköprü kasabası yer alır. Bu kesimin dağlarında orman daha seyrek, az yağışlı olan ova alanı da az çok step görünüşünde, otsu bitkilerle kaplıdır ve ilin tarıma en elverişli kesimi de burasıdır.

Alçak alan, güneyde llgaz dağı kütlesi ve bunun doğuya ve batıya doğru uzantısını meydana getiren dağ sıralarıyla sınırlanır; yapısında Birinci zamanın çok kıvrılmış şistleri, kumtaşı, mermer ve yeşil kayaçları, volkanik kayaçlar (andezit v.b.) hakim bulunan ve batıya doğru yerini ikinci ve üçüncü zaman flişleri ve şistlerine bırakan bu dağlar Büyük Ilgaz (Ilgaz Haceti) tepesinde 2.587 m, Çatal Ilgaz (Küçük Hacet) tepe sinde de 2.546 m’ye ulaşır. Kastamonu-Çankırı yolu bu dağları, 1.775 m’de aşar (Ilgaz dağı geçiti) . Ilgaz dağları geniş alanlar üzerinde ormanlarla kaplıdır. Kastamonu ili, Ilgaz dağlarının güneyinde, kendisini Köroğlu dağlarından ayıran bir çukur alanın kesimini de içine alır. Bu çukur alan Kızılırmak’ın kollarından Devrez çayı vadisidir. Vadi il  sınırları içinde Tosya ovası (800 m) ile genişler ve güneyde Öbektepe’ye (2.013 m) dayanır.

Kastamonu İklim,Sıcaklık

Kastamonu iklim bakımından denize komşuluktan faydalanan kıyı kesimi, dağların denize ve içeriye bakan yamaçları, bu dağlar arasında yer alan çukur alanlar arasında büyük farklar kaydedilir. Kıyıda (örneğin İnebolu) yazlar serin (temmuz ve ağustos ortalama sıcaklığı eşit: 21°9C), kışlar ılık (şubat ortalaması 6° 4 C), minimum (-8°C} ve maksimumları (35°2C) oldukça az belirli, yağışlar bol (1.068 mm) ve her mevsim yağışlıdır. Mevsimlerin yağış payları şöyledir (yüzde ile): kış 34, ilkbahar 17, yaz 15, sonbahar 33. Yağışlı günlerin ortalama sayısı 123, kar yağışlı günlerin ki 9,3, kar ör tülü günlerinki 15’tir. Dağların gerisinde kışlar sert ve sürekli olur; yağışlar azalır (msl. Kastamonu).

En soğuk ayın ortalama sıcaklığı -1 °2 C, en sıcak ayınki 20°3 C, şimdiye kadar kaydedilen en düşük ve en yüksek sıcaklıklar -26°9 ve 38°9 C’dir. Yağış toplamı kıyıdakinin yarısına bile varmaz: yıllık ortalama 444 mm. Bu kesimde de yaz kuraklıkları silinmiştir. Mevsimlerin yağış payları şöyledir (yüzde ile) : kış 19, ilkbahar 35, yaz 27, sonbahar 19. Şiddetli karasal iklim tiplerinde görüldüğü gibi kışın yağış payı azalır, maksimum ilkbahara kayar, yaz mevsimi yağıştan yana ikinci sırayı alır. Kıyıya göre yağışlar çok azalmış olmakla birlikte yağışlı günler sayısı hemen hemen değmemiş (120), fakat karlı günler sayısı 21’e çıkmış, kar örtülü günler de 38’e yükselmiştir. İlin, yağış ölçüsü yapılan başka istasyonlarında da yıllık yağış ortalamaları şöyledir: Abana 981 mm, Azdavay 657, Araç 512, Daday 505, Devrekani 462, Tosya 460, Taşköprü 396 mm. İlin yüksek dağ kütleleri bol yağış alır ve kışın karın kalınlığı fazla olur.

Kastamonu Bitki Örtüsü,Akasrsu

Kastamonu ili topaklarında tabii bitki örtüsü ormandır. Orman, kıyı kesiminde nemcil bir karakter gösterir. Özellikle alçak kesimlerde kayın, gürgen ve meşe, yükseklerde köknar hakimdir. iç kısımlarda daha kurakçıl olan Ormanda karaçamlar ve ‘yüksek kesimlerde sarıçamlar yaygındır. Çukur ovaların ormanlardan yoksun görünmesi buraların ağaç yetişmesine elverişli olmasından çok, yüzyıllardan beri olagelen tahriplerin bir sonucudur. Buralarda aslında hiç değilse seyrek bir orman yer alıyordu. Bunların köklenmesi, step görünüşü getirmiştir. Orman tahripleri ovaların etrafındaki dağ ormanlarını bile yer yer bozmuş, cılız çalılıklara çevirmiştir.

Akarsuları bakımından Kastamonu ili, bütünüyle Karadeniz alanına girer. İl topraklarının güneydoğu kesiminde sular Devrez ve Gökırmak aracılığıyla Kızılırrnak’a gider. Güneybatıdakiler Filyos ırmağının Araç ve Soğanlı kollarına katılır. Kuzeydeki akarsular ise doğrudan doğruya Karadeniz’e iner. Bunların en önemlisi Cide batısında Kocaçay adıyla denize dökülen Devrekani çayıdır. Daha doğuda ise Aydos, Terme, Uzunöz, Ezine ve Çatalzeytin suyu gibi bazı dereler vardır. Bu akarsuların bazılarından değirmen işletmek, kereste biçmek gibi işlerde faydalanılır.

Kastamonu Yıllara Göre Nüfus

1927 Sayımında ilin nüfusu 336.000 kadardı (km’ye 23 kişi), bu sayı 1965’te 441.638 (km”ye 34 kişi) oldu ve 1970 sayımının ilk sonuçlarına göre 446.864 oldu. Artmanın başka illere gere ağır olması, özellikle kır nüfusunun çalışmak için başka bölgelere, büyük şehirlere geç etmesiyle ilgilidir. 1965 Sayımında erkek nüfus (209.389), kadınlara (232.249) göre belirli şekilde azdı. 1970 Sayımı 1965’e göre il nüfusunda ancak 5.300 kadar bir artma olduğunu gösteriyor; gerçekte il ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu bu süre içinde 11.000 kadar arttı, buna karşılık köylerinki 5.700 kadar eksildi. 1965 Sayımına göre il nüfusunun yüzde 12,2’si nüfusu 3.000’den fazla nüfuslu beş yerleşme merkezinde yaşamaktaydı; bunlardan ikisinin nüfusu 10.000’i aşıyor (Kastamonu, Tosya), geri kalan üçününküğ 3.000-10.000 arasında kalıyordu. 

Cumhuriyet devrinden önce, Kastamonu vilayeti, Batı Karadeniz bölümünün büyük kısmını kaplıyor, Kastamonu,Sinop, Çankırı, Zonguldak ve Bolu sancaklarına bölünüyordu. 1924’te sancaklar vilayet(il) haline getirilince Kastamonu ili,eski Merkez sancağının alanında kaldı.

Valla Kanyonu Seyir Terası
Valla Kanyonu Seyir Terası

Kastamonu Şehir Tarihi

Kastamonu Adı Nereden Gelir?

Kastamonu’nun ne zaman kurulduğu bilinmemektedir .Kale tepesi üzerinde ve çevrede rastlanan kaya mezarları, yerleşmenin eskiliğine tanık olmakla birlikte ne İlkçağda, ne de Ortaçağın ilk yarısına ait kaynaklarda, buranın adı geçmemekte Kastamonu’dan ancak Doğu Roma imparatorluğunun son devirlerinde, Türklerin istilası sırasında söz edilmektedir. Şehrin adı üstüne birtakım varsayımlar ileri sürüldüyse de bunlar kesin dayanaklarından yoksun görünmektedir. Kastamonu adının M.ö. 1300’lerde Hititler tarafından yenilen Gas veya Gasga‘lardan gelmiş olduğu söylendiği gibi,buradan türemiş olan Bizans İmparatoru hanedanı Komnenos’ların kaleyi yaptırmış veya onarmış olmlarından ötürü şeyre Kastra-KomneniKomnen Kalesi” denildiği de ortaya atılmıştır.

Anadolu’nun bu bölgesinin eski adı Paphiogania idi. Strabon’un Paphlagonia’daki şehirleri arasında saydığı Pampeipolis’in Kastamonu olabileceği ileri sürüldüyse de buranın Amnias (Gökırmak) boyunda Kastamonu’nun 45 km doğusundaki Taşköprü’nün yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yine Strabon’a göre bu bölgenin Bithynia sınırlarında Timonitis’lerin yaşadığı yörede bir Timonion şehri vardı; bugün kü şehrin Kastamonu güneybatısında, Kastamonuya uzak olmayan bir yerde, Araç suyu yukarı havzasında bulunduğu R.Leonhard tarafından kabul edilmektedir.

Kastamonu Şehir Tarihi

Malazgirt savaşından (1071) az sonra Anadolu’ya giren Türklerin bir kısmı Kastamonu yöresine uzandı. Bunların öncüleri Danişmendlerdi. 1084’te Sinop’ta kuşatarak ele geçiren Karatigin Bey o sırada Kastamonu’yu da içine alan bir beyliğe sahip bulunuyordu, fakat bir süre sonra Komnen’ler yöreyi geri aldılar. Türklerin bu yöreye tekrar girmeleri Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad zamanına rastlar. Alaeddin Keykubat’ın kumandanlarından Hüsameddin 1213’e doğru Kastamonu yöresini ele geçirdi. Burada XlV. yy.ın başına kadar sürmüş olan, Selçuklulara bağlı bir beylik kuruldu. Selçuklu devletinin dağılması sırasında Kastamonu, Candaroğullarının eline geçti (1309). Bu sırada (1333), şehri gezen seyyah İbni Batuta, Kastamoniya dediği şehrin büyük ve güzel olduğunu söyler.

Yöre, Yıldırım Bayezid zamanında (1392) Osmanlı devletine katıldı. Ankara savaşından sonra, tekrar Candaroğullarının eline geçen şehri Fatih Sultan Mehmed 1461’de Kastamonu beyi Kızıl Ahmed’den geri aldı. Fatih’in şehzadesi Cem 9 yaşındayken Kastamonu’ya vali gönderildi ve burada altı yıl kaldı. 1573 Nüfus ve vergi yazım defterine göre, Kastamonu’da 46 mahalle içinde 1.069 ev vardı; 1.582 defteri he burada 1.634 ev bulunduğunu bildirmektedir. O sırada nüfusun bütünü Müslümanlardan meydana geliyordu. Daha sonraki kayıtlarda da bu durum pek az değişti .J. Macdonald Kinneir, 1814’te şehirde 30 kadar minareli cami saydığını, Türk nüfusun 1.200 kadar olmasına karşılık ancak 300 rum ve 40 ermeni ailesi bulunduğunu söyler. Ainsworth’a göre Kastamonu’da başlıca ticaret malı yündü; şehirde bakırcılık, dericilik ve dokumacılık  yapılmakta, basma ve boya tezgahları bulunmaktaydı.

XIX. yy, sonlarında şehrin nüfusu 15.000-16.000 olarak gösteriliyordu. Abdurrahman Paşanın valiliği (1882-1891) sırasında Kastamonu’yu İnebolu’ya bağlayan yol yapıldı, şehirde bir matbaa kuruldu. Bununla birlikte XX. yy.ın başında  Kastamonu’da ticaret geriledi. Kurtuluş savaşı sırasında İnebolu-Ankara yolunun önem kazanmasıyla, Kastamonu’da bir canlılık görüldü. Cumhuriyetten sonra 1927’de yapılan ilk sayımda şehrin nüfusu 14. 590 olarak tespit edildi. Bu sayı daha sonraki dört sayımda geriledi (1950’de 13.597); sonra yavaş bir artma ile 1955’te 15.OOO’i, 1960’ta 20.000’i geçti, 1965’te 23.485 oldu, 1990’da da 50.000 ‘i aştı).

Kastamonu Tarihi Yerler Tarihi Eserler

Kastamonu şehir rehberi yazımızda şehirde, en eski kültür kalıntıları tarih öncesi devirlere kadar inmektedir. İlk çağlardan itibaren Türk-İslam devrine kadar burada pek çok höyük tümülüs, kaya mihrabı, kaya tüneli ve kaya mezarı yapıldı. Ortaçağda Komnenos’lar sülalesi devrinden kalma Bizans kalesi, Selçuklular,Candaroğulları ve Osmanlılar zamanında onarım gördü; 1943’teki depremde yıkıldı. Kalenin yapıldığı devirde bütün şehrin etrafını kuşattığı bilinen surlardan bugün hiç bir iz yoktur. Kaiede, büyük sarnıçlara,tünellere, kaya mezarlarına ve türbelere rastlanmaktadır. Kastamonu’da Çobanlar sülalesi (Kastamonu atabeyleri), Candaroğulları ve Osmanlı Devleti devrine ait pek çok eser bulunmaktadır; XIX. yy. sonunda şehirde 63 cami, 16 medrese, 15 hamam, 2 imaret, 1 tekke, 30 türbe, 112 çeşme vardı. Bugün bu eserlerin çoğu harap veya tamamen ortadan kalkmış durumdadır.

Çobanlar Devri Eserleri

Atabey camii, Kale’nin altında Atabey mahallesindedir. Kitabesinden 1273’te yapıldığı  anlaşılmaktadır. Camiye Atabey adı verildiğine göre Kastamonu atabeyi olan Muzafferüddin Yavlak Arslan tarafından yaptırıldığı sanılır. Yapımında kesme Ve moloz taş kullanılan caminin çatısı ahşaptır; üzeri önce kurşunla kaplıydı, sonra kiremit döşendi. İç kısmında kapıdan mihraba doğru ahşap sütunlar sıralanır. Bu sütunlardan dolayı camiye Kırkdirekli adı da verilir. Kesme taştan olan kısa minaresi Selçuklu üslubu gösterir.Yılanlı darüşşifası, 1272 yılında yapıldı ;önce tıp medresesi ve hastahane idi; sonra kadiri tekkesi haline getirildi. Bitkisel ve geometrik motiflerle süslü olan portali taş oymacılığı bakJmından ilgi çekicidir.

Atabey hanı, Kastamonu’nun Akkaya bucağında Elrnayakası köyündedir. Çobanlar devri hükümdarlarından Muzaferrüddin Yavlak Arslan tarafından Kastamonu’daki cami ve medresesine vakıf olarak yaptırıldı. Moloz taşından yapılan binanın üzeri üç tonozla örtülüdür; bugün harap durumdadır.Firenkşalı hamamı, Kastamonu çarşısı içinde, 1262’de Firenkşah Cemalüddin tarafından yaptırıldı. Kadınlar ve erkekler kısmı olan bir çifte hamam şeklindedir. Bugün tamamen toprak altındadır. Kastamonu’da ilk Selçuklu hamamı olması bakımından önemlidir. Vakıf hamamı, İbnineccar mahallesinde Muzafferüddin Yavlak Arslan tarafından yaptırıldı. Yapımında moloz taşı kullanılmıştır.

Çandaroğulları Devri Eserleri

İbnineccar camii, ibnineccar mahallesindedir (halk arasında Eligüzel camii de denir). 1353’te ibni Neccar adıyla tanınan Murad oğlu Hacı Nusret tarafından yaptırıldı. Kesme taş.tan yapılan cami, kare planlı ve tek kubbelidir. Sekiz köşeli bir kasnağa oturan kubbe kiremit kaplıdır. Kuzey tarafında yine sekiz köşeli kasnaklara oturan iç kubbeli bir son cemaat yeri yer alır. Bu kısım 1943’teki depremde yıkıldı. Caminin süslü kapısı, kesme taştan hafif yuvarlak bir kemer içinde ve iki kanatlıdır. Özellikle üzerindeki oymaları bakımından ilgi çekici olan kapı kanatları, bugün Kastamonu müzesindedir. Çok sade bir görünüşü olan iç kısımda, kareden kubbeye geçiş, sade tramplarla sağlanmıştır. Duvarlarda ve kubbe kasnağında yer alan 20 pencere, mekanı aydınlatır. Mihrabı alçıdan, rnimberi tahtadandır. Minaresi yıkılmıştır.

İsmailbey camii, İsmailbey mahallesinde, Candaroğullarının son hükümdarı İsmail Bey tarafından 1451’de yaptırıldı. Kesme taştan yapılan caminin kuzey cephesinde altı sütunlu, beş kubbeli bir son cemaat yeri vardır. Mermer portali, geometrik motiflerle süslü silmeler çevirir; namaz kılma mekanı dikdörtgen planlıdır. Mihrap ve rnimber alçıdandır. Caminin üzeri tuğladan sekizgen kasnaklara oturan, üzerleri kurşun kaplı iki kubbeyle örtülüdür. Minare kesme taştandır; kaidesi sekiz köşeli, gövdesi çok köşelidir. Caminin batısında imaret mutfağı, doğusunda yemekhane bulunur. Cami, mimari bakımdan olduğu kadar, yanındaki medrese ve imaretiyle birlikte Candaroğulları devrine ait bir külliye olması bakımından da önemlidir.

İbrahimbey camii (veya Aktekke camii), Aktekke mahallesinde; yapıldığı tarih kesin olarak belli değildir; fakat camiyi yaptıran Candaroğlu İbrahim Bey 1443’te öldüğüne göre bu tarihten  öncesine ait olmalıdır. Moloz taşından yapılan cami, ahşap çatıyla örtülüdür. Belgelerden  anlaşıldığına göre ilk şekl, mescitti. 

Kastamonu Gezilecek Yerler – Şehir Rehberi

1-Ilıca Şelalesi

2-Hz. Pir Şeyh Şaban-i Veli Külliyesi

3-Valla Kanyonu Seyir Terası

4-Kastamonu Müzesi

5-Nasrullah Camii

6-Kastamonu Saat Kulesi

Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Kastamonu Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Ilıca Şelalesi - Kastamonu
Ilıca Şelalesi – Kastamonu

Son güncelleme :

    Yorum Yap