1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Eskişehir | 26 | Şehir Rehberi

Eskişehir | 26 | Şehir Rehberi

       Eskişehir şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 25. şehri İç Anadolu’nun Yukarı Sakarya bölümünde il merkezi şehir; Şehrin 2019 tüik verilerine göre nüfusu 871.187‘dir. Eskişehir ilinin Plaka kodu 26, şehirler arası telefon kodu ise 0222 dir. Eskişehir ilinin posta kodu 26000, rakımı 792 metredir.Ayrıca Eskişehir şehrinin kurtuluş günü yıl dönümü olan  2 Eylül de kutlanır(2 Eylül 1922).Şehir, Eskişehir ovasının güneybatı kenarında, ovayı çerçeveleyen yaylanın dik kenarı önünde kurulmuş ve ova ortasına doğru gelişmiştir. Yükseltisi yayla eteğinde 820 metreyi geçer, ovada 790 m altına iner (istasyon 792 m). Sakarya’nın önemli kolu olan Porsuk çayı şehrin içinden batı-doğu yönünde geçer.

     Eskişehir Türkiye’nin önemli bir demir yolu noktasıdır. Ayrıca önemli bir ticaret ve sanayi merkezi (un,tuğla kiremit , mobilya , iplik-basma, yem , demir eşya fabrikaları, şeker fabrikası, demiryolu fabrikası v.d.), hava üssü, uçak bakım ve tamir fabrikaları, demiryolu istasyonu, spor tesisleri bulunan mükemmel bir şehirdir. Yazımızda Eskişehir şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Eskişehir hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz. 

Eskişehir Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Eskişehir Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Eskişehir ilinde toplam 14 ilçe ve 539 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri :

1-Alpu

2-Beylikova

3-Çifteler

4-Günyüzü

5-Han

6-İnönü

7-Mahmudiye

8-Mihalgazi

9-Mihalıççık

10-Odunpazarı 11-Sarıcakaya 12-Seyitgazi 13-Sivrihisar 14-Tepebaşı

Eskişehir İllçeleri
Eskişehir İllçeleri

Eskişehir Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Eskişehir şehir rehberi yazımızda il, büyük kısmıyla İç Anadolu’nun Yukarı Sakarya bölümünde yer alan Eskişehir ili toprakları kuzeyde Batı Karadeniz bölümünün iç kesimine yayılır. Batıda İçbatı Anadolu’ya doğru biraz taşar. Ankara ili doğu ve kuzeyde Eskişehir iline komşu olur; kuzeyde ayrıca Bolu, kuzeybatıda Bilecik, güneybatıda Kütahya, güneyde Afyon illeriyle sınırlanan Eskişehir ili güneydoğuda dar bir alanda Konya iline komşu olur.

Eskişehir Şehri Fiziki Coğrafya, Dağlar

Eskişehir ili topraklarında orta derecede yüksek, fakat yapı bakımından çeşitli dağlar bulunur, başlıca düzlükler ise Porsuk çayı ile Sakarya vadisinin yukarı çığırı çevresinde yayılır. Dağlar ve ovalar arasında dik vadi yamaçlarının yardığı hafif dalgalı yaylalar yer alır. İl topraklarının hemen bütünü ünlü alman coğrafyacısı A. Philippson‘un Sakarya yarımadası diye adlandırdığı yüzeyi meydana getirir: gerçekten de Sakarya vadisi sap kısmı incelmiş geniş yüzü doğuya dönük bir yarımada gibi bu toprakları kuşatır ve “yarımada” ortasından Sakarya’yı ters yönde (batı-doğu) akan Porsuk çayı vadisi geçer. Porsuk ile Sakarya’nın aşağı kesimi arasında Sündiken dağları, Porsuk ile Sakarya’nın yukarı kesimi arasında da Sivrihisar kütlesi yer alır. Batıda Bozdağ (1.534 m) ile devam eden Sündiken dağları 1.770 m’ye kadar yükselir. Bu dağların metamorfik şist ve mermerleşmiş kireçtaşından oluşmuş bir ekseni vardır. Sivrihisar kütlesine gelince, güneydoğu – kuzeybatı doğrultusunda uzanır ve güneydoğu kesiminde Arayıt dağında 1.820 m’ye yükselir. Sakarya’nın Seyitgazi’den, Porsuk’un da Eskişehir’den batıda kalan çevresi, halıya doğru yükselerek içbatı Anadolu eşiğinin dağınık, fakat yaygın tepelik alanına katılır: bu kesimde Kütahya ili sınırı üzerinde Türkmen dağı (1.825 m) yükselir,  güneyde de Bayat yaylası yer alır. İlin en önemli özelliği Porsuk çayı boyunda doğuya, Sarısu vadisi boyunda batıya doğru uzanan Eskişehir ovası‘dır.

İkinci düzlük Sakarya’nın yukarı çığırı etrafında yer alır. Yükseltisi kuzeybatı-güneydoğu yönünde azalan (800-1 000 m) bu düzlük yer yer tepelik bir görünüm alır. Düzlükler az çok kalın bir alüvyon tabakasıyla kaplıdır. Yaylalar ise, eski kıvrımlı temelin görünmediği kesimlerde Üçüncü zamanın ikinci yarısına ait Neojen göl tortullarıyla kaplanmıştır. İl topraklarında Sündiken dağlarıyla kuzeydeki Köroğlu dağlarının uzantıları arasında yer alan Sakarya vadisi ayrı bir görünüme sahiptir. Doğuda Sarıyar baraj gölünün kapladığı bu vadinin tabanı halıda 250 m altına iner.

Eskişehir İklim,Sıcaklık, Bitki Örtüsü

Eskişehir ilinin iklimi, genellikle sert bir kara iklimi vardır. Kışlar soğuk ve sürekli (Sakarya’nın aşağı vadisi müstesna), yazlar ovalarda ve çukur alanlarda sıcak yayla sırtlarında serindir. Yağışlar genellikle azdır: yalnız dağlık kesimlerde bir dereceye kadar artar. Tam teşkilatlı bir meteoroloji istasyonu bulunan Eskişehir’de gözlemlerin ortalamasına göre durum ;öyle gösterilebilir: ortalama sıcaklık en soğuk ayda – 0°2 C. en sıcak ayda 21°5 C, şimdiye kadar ölçülen en düşük ve en yüksek sıcaklık – 26°3C ve 39°1C”dir. Yaz aylarında sıcaklığın 30°C’ı geçtiği günlerin ortalama sayısı 38″i bulmakta, O C altında kaldığı günler sayısı 17’ye varmakta, 100 gün içinde sıcaklık 0°C’a düşebilmektedir. Eskişehir’de kaydedilen ortalama yıllık yağış (368 mm), Ankara (359 mm) ve Kayseri (371 mm) kayıtlarından az farklıdır. Bu yağışın mevsimlere dağılışı da şöyledir (yüzde olarak) : kış 34,ilkbahar 31, yaz 15, sonbahar 20. ilkbahar mevsimi kışa yakın yağış almakta, sonbahar buna göre geri durumda bulunmaktadır. Her ne kadar yaz mevsimi büsbütün kurak değilse de gerçekte az olan yağış toplamının yüzde 15’i; bu sıcak aylarda gene de yetersiz kalmaktadır. En çok yağış aralık,mayıs ve ocak, en az yağış ağustos, temmuz ve eylüle rastlar. Ortalama yağışlı günler sayısı 106, kar yağışlı günler 18,3 ve karla örtülü günler sayısı 25’tir. 

Eskişehir ilinde tabii bitki örtüsü ova kesimlerinde ağaçlı steplerden, dağlık alanlarda ise kurakçıl ormandan türemiş. yüzyıllar boyunca yapılagelen tahriplere ova çıplak bozkır halini almış (su kenarlarında söğüt ve kavak dizileri dışında), dağ ormanları da çok yerde ortadan kalkmıştır. Bugün bunlara ancak Sündiken dağlarının ve Türkmen dağının yüksek kesimlerinde rastlanır. Ormandan bozma baltalık ve çalılıklara güneybatıda Bayat yaylası kesiminde de rastlanır. İl toprakları, ovadaki alüvyon dolgusu dışında. kahverengi topraklardan ve aynı renkte orman topraklarından oluşmuştur.

Eskişehir Şehri Akarsu,Irmak,Çay

Eskişehir il topraklarının suları Sakarya ve onun kolu Porsuk tarafından boşaltılır. Sakarya ırmağı Çifteler yakınındaki suyu hol kaynaklardan başlar, ancak Sakarya’ya bağlı akarsuların en uzun boylusu olan Seyit suyunun kaynakları Bayat yaylarına kadar uzanır. Sakarya ırmağı, büyük bir mesafe üzerinde Ankara iline sınır olmakta, önce güneydoğu, sonra doğu, daha sonra kuzeye doğru akarak en büyük kolu olan Porsuk çayını aldıktan sonra batıya dönmekte ve Sarıyer barajı arkasında uzun bir göl meydana getirmektedir. Şimdi daha ötede ikinci bir barajın temeli atılmış bulunuyor (Gökçekaya barajı). Yapılan ölçmelere göre Sakarya’nın saniyede (m3) akıttığı su miktarı minimum, maksimum ve ortalama olarak Aktaş köprüsünde 4-43; 5-9. 7: Kavuncu köprüsünde 14,2-63-27’dir. Porsuk’a gelince, halkın bazen Kocasu dediği bu çay Eskişehir ovasına çıktığı kesimde ve şehir içinde taşmalarıyla büyük zararlara sebep olduğu için dağlık kesimde yapılan bir barajla zararı önlenmiş bulunmaktadır. Şimdiye kadar Eskişehir’de Porsuk’un 3.200 m2/saniye su :akıttığı görülmüştür. Simdi barajın varlığı dolayısıyla yazın akışın tamamıyla durduğu görülebilmektedir. İl topraklarında adı geçen barajlardan başka göl yoktur.

Yukarı Sakarya vadisi kesiminde Aktaş ve kavuncu köprüleri arasındaki 3.700 hektara yakın alan kaplayan bataklığın bugün üçte ikisi kurutulmuş durumdadır. Yeraltı sularına gelince, bunlar özellikle Porsuk ve Sakarya ovalarında önem kazanmaktadır. Eskişehir yöresinde ilk yerleşme izleri, il topraklarına yayılmış olan höyüklerle işaretlenmektedir. Bu höyükler daha sonra bazen yeni yerleşmeler için de kullanılmıştır. Hititlerden sonra yöreye uzun süre hakim olan Frigler zamanından kalma en önemli anıtlar arkeolog A.Gabriel tarafından yapılan kazı ve araştırmalara konu olan Yazılıkaya’dadır (Midas Şehri). Friglerden sonra Lidyalıların, Perslerin, İskender ve mirasçılarının eline geçen yöre Roma ve Bizans hakimiyetinden sonra Selçuklulara, nihayet Osmanlı Devletine geçmiş ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yer almıştır. 

Eskişehir Geçim Kaynağı Sanayi,Tarım, Hayvancılık

Eskişehir ilinde geçim tarım ve sanayiye dayanır. Oldukça geniş yer tutan tarım alanlarının çoğu kıraç olduğu için, sulama gerekli olmayan tahıl ekimine ayrılır. Nadas, yani toprağı bir (bazen iki) yıl dinlendirme zorunluğu vardır. Sulanan topraklar az yer tutar, meyve, sebze ve bağ alanları fazla yer kaplamaz.Tarımsal ürün olarak buğday,arpa,yulaf,çavdar,mısır,pirinç ekilir. Kuru sebzeler arasında en çok patates, baklagiller arasında ise en çok sırasıyla fasülye,mercimek,nohut ekilir. Sanayi bitkileri arasında şeker pancarı dikkati çeker. 

Hayvancılıkta küçükbaş hayvanlar önde gelmektedir. Balcılık ve ipek böcekçiliği az da olsa yapılmaktadır. Madenler oldukça çeşitlidir. En tanınmış madeni lületaşı‘dır

Eskişehir Şehir Tarihi – Şehir Rehberi

Eskişehir adı, ilk ve Orta çağlarda Dorylaion (Dorylaeum) adlı eski bir şehrin yerinde kurulmuştur. Çevresine bu şehir kurulmadan çok daha önce yerleşilmiş olduğu, ovanın içinde ve yakınlarında birtakım yığma tepelerin varlığıyla da anlaşılıyor. Buradaki yerleşmeler arasından birinin gelişerek ötekilerin önüne geçmesinde, Eskişehir’in yerinde bulunan sıcak suların da önemli rol oynadığı muhakkaktır. Böylelikle,şehir yalnızca kaplıcalardan şifa arayanların değil, zaman zaman hükümdarların, sonraları Bizans imparatorlarının da ziyaret ettiği dinlenme yeri olmuştur. Bununla beraber ova içindeki şehir gelişmeden önce,11 km güneybatıda Porsuk vadisine hakim bir noktada, şimdi Karacahisar denilen yerde savunmaya daha elverişli eski bir yerleşme bulunduğu da bilinmektedir. Diğer taraftan, ovadaki şehrin şimdiki yerinde gelişmeden önce, ova ortasında ve Porsuk’un kuzeyinde, bugünkü Eskişehir merkezine 3 km uzaklıkta halkın Şarhöyük dediği yerde kurulmuş olduğu ve burası savaşlar sonunda tahrip edilerek şimdiki yerleşmenin bulunduğu yere gelindiği de ileri sürülmüştür. Bugünkü Eskişehir’in aşağı kesimini meydana getiren semtin, kaplıcalar bulunduğu için eskiden beri yerleşilmiş bir alan olduğu, tepedeki kalenin de barış şartları geliştikten sonra terk edildiği tahmin edilir.

Eskişehir Adı Nereden Gelir?

Antik Dorylaion üstüne ilk bilginler buranın bir Frigya şehri olduğu konusundadır. Eretna’lı Doryleos tarafından kurulan şehrin onun adını aldığını ileri süren Strabon ve Ptolemaios  gibi coğrafyacılar, bu şehrin kaplıcalarından bahsederler. Peutinger yol haritasında burası Nikaea (İznik) Amorion yolu üzerinde gösterilir. Roma hakimiyetine giren ve Bizans İmparatorluğu devrinde gelişen Dorylaiou  İslam ordularının ve daha sonra Selçukluların karşı savaşlar  arasında Bizans ordularının üssü oldu, 708’de bir ara Müslüman hakimiyetine geçti. Araplar şehrin adını Druliya diye söylerlerdi. XI. yy. sonlarında Anadolu, Selçuklular tarafından fethedilince burası da Türklerin eline geçti. 1 Temmuz 1097 de Godefroy de Bouillon ve Bohemond’un kumanda ettiği haçlı ordularıyla Selçuklu Sultanı I.Kılıç Arslan arasında, tarihlere Dorylaion savaşı diye geçen büyük çarpışma oldu. 1147’de İmparator Konrad’ın haçlı ordusu burada bozguna uğradı. 1175’te Bizans İmparatoru Manuel  Komnenos ,II. Kılıç Arslan kuvvetlerini püskürttü, şehrin harap surlarını tamir ettirdi. Fakat bir yıl sonra yenilince şehir Selçukluların eline geçti. Bir süre harap ve terk edilmiş kalan şehir sonra, yeniden canlandı. İşte Eskişehir adının nereden geldiği, Dorylaion kalıntıları sebebiyle verilmiş olduğu sanılan Eskişehir adı da bundan sonra ortaya çıktı.

Eskişehir Balmumu Heykel Müzesi
Eskişehir Balmumu Heykel Müzesi

Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi

Selçuklu Devletinin son devresinde (XII. yy. sonları) Söğüt dolayları Kayı beylerinden Ertuğrul Beyin idaresine verilmişti. Oğlu Osman Gazi Eskişehir’i elinde tutan beyi yenilgiye uğratınca burası Selçuklu hükümdarı II. Gıyaseddin Mesud tarafından onun idaresine bırakıldı (1289).Osmanlı devletinin ilk yıllarında Eskişehir, Bizans’a karşı yönetilen başarılı savaşlar için üs hizmetini gördü. Önce Karacahisar, sonra Eskişehir’in merkezi olduğu idare bölümüne o sırada Sultanönü deniliyordu ; bu ad bazen şehir için de kullanıldı.

Eyalet teşkilatında Eskişehir, Anadolu (merkezi Kütahya) eyaletine bağlı Sultanözü sancağının merkeziydi. XVII. yy. ortalarında buraya gelen Evliya Çelebi, Eskişehir’in 17 mahallesi,çarşısında 800 kadar dükkan bulunduğunu yazar. Çarşı ve hanlar ovada kaplıca yakınlarında oturan mahalleler ise güneydeki yayla eteğinde bulunuyordu. XIX. yy. ortalarında buradan geçen Avrupalı gezginler de hemen aynı bilgiyi verirler. Ancak, bu sıralarda Eskişehir sönükleşmiş,Hüdavendigar (Bursa) vilayetinin Kütahya sancağı içinde bir kaza merkezi durumuna düşmüştü.

Eskişehir, XIX. yy. sonlarına doğru, özellikle demir yolunun yapımıyla yeniden önem kazanmaya başladı. İstasyon ile kaplıca semti arasındaki boş yerler ancak buradan sonra doldu, şehir nüfusu Kafkasya ve Rumeli göçmenlerinin katılmasıyla arttı. XIX. yy.ın sonuna doğru 18.000-19.000 tahmin edilen nüfus XX. y.y. başlarında 25.000’i geçmiş görünüyordu. Bununla ilgili olarak Eskişehir önce Hüdavendigar vilayetine bağlı, bağımsız bir sancağa merkez oldu ve bu sancak da Cumhuriyet devrinde (1925) vilayet (il) haline yükseldi. Milli Mücadele’nin ilk safhasında Eskişehir Yunanlılara karşı yapılan savaş için çok önemli bir üs rolünü oynadıysa da, 20 Temmuz 1921’de onlar tarafından işgal edildi ve Büyük Taarruz başladıktan bir kaç gün sonra (2 Eylül 1922) harap bir durumda geri alındı ve Türkiye’nin en çabuk gelişen şehirlerinden biri oldu; Eskişehir nüfusu 1927’de 32.431, 1940’da 60.000 ve 1945 te 90.000’e yaklaştı. 1955’te 120.000  1960’ta 153.000’i geçti. 1965’te 175.000′ e yaklaştı. 1970 sayımının geçici sonuçlarına göre 200.000’i aştı. 

Eskişehir Şehri Tarihi Eserleri ve Tarihi Yerler | Şehir Rehberi

Eskişehir’de 1894′ yılında 17 cami, 3 medrese , 4 tekke , 25 han bulunuyordu. 20 Temmuz 1921’de Yunan işgaline uğradı, Yunanlılar işgali kaldırıp kaçarlarken şehri de yaktılar: bugüne kalan 2 cami dışında diğer bütün eserler yandı. Bugün şehrin merkezinde bulunan iki eser sanat tarihi bakımından önemlidir: Alaeddin Camii, Kurşunlu Camii ve külliyesi.

Alaeddin camii, 1220 yılında Sultan Alaeddin Keykubat tarafından yaptırıldı; Selçuklu devrine ait bir eser olan caminin üzeri kiremit çatıyla örtülüdür; bir çok kere onarım gördüğünden eski şeklini kaybetmiştir. Bugün tek minareli klasik cami görünüşündedir. 

Kurşunlu külliyesi, cami, medrese aşhane ve iki kervansaraydan meydana gelmiştir. Külliye 1516 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Mustafa Paşa tarafından yaptırıldı. Bu eserlerden başka, Eskişehir’in kazası Sivrihisar’da da sanat tarihi bakımından önemli eserler bulunmaktadır.

Eskişehir Gezilecek Yerler

1-Sazova Parkı

2-Kent Park

3-Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi

4-Akvaryum Dünyası

5-Odunpazarı Evleri

6-Eskişehir Bilim Sanat ve Kültür Parkı

 Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Eskişehir Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Sazova Bilim ve Sanat Kültür Parkı
Sazova Bilim ve Sanat Kültür Parkı

Son güncelleme :

    Yorum Yap