1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Edirne | 22 | Şehir Rehberi

Edirne | 22 | Şehir Rehberi

    Edirne şehir rehberi, Türkiye’nin nüfusa göre 48. şehri, Trakya bölümünde il merkezli şehir ; Şehrin toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 411.528‘dir. Edirne ilinin Plaka kodu 22 şehirler arası telefon kodu ise 0284 dür.Edirne ilinin posta kodu 22000, rakımı 41 metredir. Ayrıca Edirne ilinin kurtuluş günü yıl dönümü olan 25 Kasım da kutlanır(25 Kasım 1922).İstanbul’u Avrupa’ya bağlayan şehirlerarası yol üzerinde:İstanbul’a karayoluyla 235, demiryoluyla 318 km uzaklıkta canlı bir ticaret merkezi. Sanayi pek gelişmiş sayılmaz. Yazımızda Edirne şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Edirne hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz. 

Edirne Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Edirne Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Edirne ilinde toplam 9 ilçe ve 95 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Enez

2-Havsa

3-İpsala

4-Keşan

5-Lalapaşa

6-Meriç

7-Merkez

8-Süloğlu

9-Uzunköprü

Edirne İlçeleri
Edirne İlçeleri

Edirne Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

Edirne Coğrafyası – Fiziki Yapı

      Şehir aslında Tunca suyunun Meriç ırmağına kavuşmadan önce meydana getirdiği yarım daire biçimli bir yayın içi­ne yerleşmiştir; Tunca’nın Meriç ile birleş­tiği yerde .40 m altında olan yükselti, yerleşme alanında 55 m’yi geçer. Selimiye camiinin bulunduğu tepede 75 m’ye ulaşır.Edirne eskiden beri önemi olan bir yolun İstranca ve Rodop kütleleri arasında sıkıştığı kesimde yer alır. Şehrin yerleştiği noktayı kuşatan geniş ve derin akarsular,az çok bataklık ovaları dik yamaçlarla çevreleyen yaylalar, Edirne’yi kolay müdafaa edilebilir bir kale haline getirmiştir. Şehrin eski çekirdeğini, Tunca yayının batı ucuna yakın bir yerde eskiden surlarla çevrilmiş olduğu için bugün Kaleiçi denilen semt meydana getirir. Ortaçağ sonlarında Edirne Osmanlı hakimiyetine girince şehir büyüdü, kale alanının kuzeyine ve doğusuna doğru yayıldı, Selimiye camiinin bulunduğu basık lepe etrafında geniş bir alan kaplayarak doğuda Trakya yaylasının kenarına dayandı; Tunca’nın kuzeyinde aynı semtler (Yeni İmaret ve Yıldırım mahalleleri) meydana geldi.

     Tunca’nın iki kolu arasında şimdi de Sarayiçi denilen yerde padişaha mahsus saraylar yapıldı. Şehir Tunca ile Meriç ırmağının birleştiği noktaya doğru uzadı, Meriç ile Tunca arasında güzel koru ve bahçeler, Meriç’in batısında da en önemlisi Karaağaç olan geniş bir semt meydana geldi. XVII. yy. da en geniş halini almış olan Edirne, ondan sonraki yüzyıllarda sınırlarının gerilemesi ve düşman saldırılarının sıklaşmasıyla sönükleşti, küçüldü. XIX. yy. da şehrin etrafı birkaç dizi tabya ile korundu, bu tabyalar 1912-1913 Edirne müdafaasında etkili oldu. Şehir, XX. yy.da, hemen de Tunca yayı içindeki kesimden ibaret kaldı. Son yıllardaki imar faaliyeti, şehrin yeniden gelişmeye başladığını gösterir.

Edirne Coğrafyası – İklim ve Bitki Örtüsü

      Edirne ilinde çeşitli iklim tipleri görülür.Toprakları fazla engebeli olmadığı ve denize kıyısı olduğu halde Balkanların şiddetli kara iklimi hüküm sürer. Ayrıca Akdeniz’in ılık ve yağışlı iklimi ile bâzan Karadeniz iklimi görülür. Balkan yarımadası, Orta Avrupa, Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara denizinin tesiri altındadır. Ergene havzasında kara iklimi hüküm sürer. Kışlar sert ve kar yağışlı, yazlar sıcak geçer.Senelik ortalama yağış miktarı 597 milimetredir.

      Şehir rehberi yazımıza göre Topraklarının % 57’sinde tarım yapılır. % 14’ü çayır ve mer’alıktır. Orman ve fundalıklar %25’tir. Ekime müsâit olmayan arâzi % 4’tür. Trakya’nın en verimli topraklarıdır. Ergene Havzası, bozkır görünümündedir. Ormanlarında meşe, kızılçam ve karaçam ağaçları çoğunluktadır. Koru Dağları ile Saros Körfezi arasında kalan kısım makiliktir. Edirne nemli ve rüzgârlıdır. Rüzgârlar buharlaşmayı önler. Bu ise bitki örtüsünün çeşitli olmasını temin eder.

Edirne Şehir Tarihi 

Edirne Adı Nereden Gelir? Şehir Tarihi

      Edirne şehir rehberi yazımızda bugün Edirne adı ile ilgili söylentileri inceleyeceğiz. Tarihi kaynaklarda çeşitli adlar altında anılmıştır.Edirne adı ;Amınianus ,Marcellinus ,Uscudama, Bizanslı Stephanos Goneis başka Bizanslı tarihçiler de Orestia yahut Orestias adlarıyla anarlar. Bölgenin tarih öncesi devirleri hakkında 1959’da Çardakaltı mevkiinde yapılan kazılardan bilgi edinilmiştir. Burada Cilalıtaş ve Bakır – Tunç medeniyetiyle ilgili bir düz iskan sahasının ortaya çıkarılışı, Edirne ve yakın çevresinin en eski devirlerden beri iskan bölgesi olduğunu göstermektedir. Yunanistan’daki Ahay (Akalar) medeniyetinin M.ö. 1400-1200 yıllarında bu bölgeyi de etkilediğini gösteren belirtiler vardır. Buna rağmen kıyı boylarındaki Yunan ko­lonilerinin etkisi güçlü olmamıştır. Dara I’in iskit seferinden sonra (M.ö. 513) Trakya, Pers hakimiyeti altına girdi: bundan sonra da Odrys’lerin kurduğu büyük devletin içinde kaldı (M.ö. V. yy. ortaları). Bu devlelin merkezinin M. ö. IV. yy. da Kypsela (İpsala) olduğu sanılır. Odrys devleti M.ö. lV. yy. da parçalanmaya başladı ve sonunda Makedonya kralı Filippos il tarafından Makedonya’ya katıldı. M.ö. 280-279 yılında Galatlar (Keltler) geçici olarak Trakya’yı istila ettiler. Makedonya krallığının Romalılar tarafından ortadan kaldırılması üzerine (M.ö. 168) bölge tümüyle Roma hakimiyetine girdi.

       Romalılar merkezi Bizye (Vize) olan Doğu Trakya krallığını desteklediler ve bu devleti Trakya’nın bekçisi haline getirdiler. Ama bağımsızlığa alışkın olan Traklar birçok defa ayaklanacaktı. Bu karışıklıklar sonunda, bütün Trakya, imparator Claudius zamanında (M.S. 44-46) bir roma eyaleti (Provincia Thracia) haline sokularak Roma devletine katıldı.İmparatora bağlı bir eyalet oldu. Mnceleri “allılar” sınıfından seçilmiş valiler tarafından yönetildi. İmparator Trajanus zamanında bunların yerine “legatus augustus propraetore” unvanını taşıyan valiler getirildi. Eyalet merkezi Marmara kıyısındaki Perinthus (Marmara Ereğli’si) oldu. M.S. 123-124’te Trakya’yı gezen Hadrianus, strateji bakımından önemli bir yerde bulunan Orestia (Orestias) kasabasına şehir hukuku verdi ve ona kendi adını taktı (Hadrianopolisi [veya Hadrianupolis veya Adrianupolis veya Adrianapolis de denir]) ; Edirne bundan sonra Eskiçağ boyunca bu adla anıldı. Hadrianopolis ve etrafındaki bazı şehirler idari muhtariyete sahip bir çeşit şehir devletleri oldu.

Edirne Tarihi
Edirne Tarihi

Edirne Tarihi – İlk Çağ –  Hadrianapolis Muharebesi

       M.S. II. ve III. yy.larda gelişen öteki Trakya şehirleri gibi askeri, ticari ve tarımsal bakımdan çok elverişli bir yerde bulunan Hadrianopolis de bu sulh ve siikün devresinden çokça faydalandı. lV. yy.ın ortalarından başlayarak Trakya, Hunların ve özellikle Gotların istilasına uğradı. Bunlar Romalıların izniyle Trakya’nın çeşitli yerlerine yerleştirildi (376). Kısa bir süre sonra got kabileleri Romalılar için tehlikeli oldu. Tuna savunma hattının zayıflamasından faydalanan Ostrogotlar Tuna’yı aştılar. Marcianopolis’le Romalıları yendikten sonra (377) Trakya’yı istila etmeye başladılar. Bunlara Hadrianopolisteki gol askerlerinin başında bulunan iki kumandan. Sucrid ve Calis de katıldı ise de müstahkem bir şehir olan Hadrianopolis’i alamadılar. İmparator Valens’in Trakya’ya gönderdiği roma ordusu Ostrogotları Balkanların ötesine sürdü. Bir süre sonra Gotlar Balkanları aşarak Trakya’yı tekrar istila etmeye başladılar ve Hadrianopolis üzerine yürüdüler. İmparator Valens’in kumanda ettiği roma ordusu Hadrianopolis yönünde ilerledi. Böylece 9 ağustos 378’de Hadrianopolis dolayları Eski çağda yapılan en büyük savaşa sahne oldu. Savaşı kazanan Gotlar İstanbul önlerine kadar ilerlediler.

Edirne Tarihi – Bizans Devri

       Edirne, Bizans devrindeki tarihi boyunca Balkanlardan gelen tehlikelerin tehdidi altında kaldı. V. yy. süresince Trakya önce Hun, sonra da İslav ve Bulgar akınlarından zarar gördü. Hristiyanlığın Edirne’ye giriş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Edirne’de Hıristiyanlıkla ilgili olarak bilinen ilk belge Heraklios sülalesi (610-614) zamanına ait bir kilise teşkilatı listesidir. Buna göre o devirde şehirde beş metropolitlik vardı. Metropolitliklerin sayısı VI.Leon  devrinde (886-911) on bire yükseldi. Bu devirde şehir birkaç defa Avarların saldırısına uğradı. 618 Yılından sonra bulgar tehlikesi baş gösterdi. Nitekim Bulgarlar Edirne dahil olmak üzere Trakya’nın bir bölümünü istila ettiler. Bir süre sonra imparator Nikephoros (802-811) şehri Bulgarlardan geri aldı. Bundan sonra şehir Bizans ve Bulgarlar arasında birkaç kere el değiştirdi. 814’te yapılan bir barış antlaşmasıyla Edirne Bizans’a bırakıldı. Bu antlaşmayı Bulgar çarı Simeon (893-927) bozarak şehri ele geçirdi (914). Ancak bu işgal kısa sürdü ve Edirne yine Bizanslılara geçli (923). İoannes Tzimiskes (969-976) zamanında şehir Bizans’ın bir askeri bölgesi (Thema) haline
geldi.

      Bulgar tehlikesi yüzyıllar boyunca devam etti. Şehir birkaç kere tahrip edilip yeniden inşa edildi. 1018 Yılından itibaren Edirne Peçeneklerin saldırısına uğradı. Peçenek ordusu bütün Trakya’yı yağma etti. Bizans ordusu kaleye çekilerek kaleyi savundu. Peçenek başbuğu Sulçu alanında ölünce kuşatma kaldırıldı. Ancak Bizans ve Peçenek kuvvetleri arasındaki çarpışma birkaç yıl daha devanı etti. Edirne dış hücumlara maruz kaldığı gibi, birkaç kere Bizans imparatorlarına karşı ayaklanmalara da sahne oldu. Konstantinos lX.Monomakhos zamanında Leon Tornikios 1047’de kendisini imparator ilan ederek Edirne’de topladığı kuvvetlerle İstanbul’a yürüdü ve şehri kuşattı. Ancak bu kuşatmadan bir sonuç alınamadı. Mikhael VII. Dukas (1071-1078) zamanında Edirneli Nikephoros Bryenios kendisini imparator ilan ederek (1077) törenle Edime’ye girdi. Sonra İstanbul’a yürüdü, fakat hu isyan da başarıya ulaşmadı. Bryeniosesir alınarak cezalandırıldı.

Edirne Tarihi – Bizans Devri

      İmparator l. Aleksios devrinde ( 1081 – 1118) kuman tehlikesi baş gösterdi. Edirne’yi hedef alan kuman saldırısı geri püskürtüldü. Edirne için bundan sonra başlıca tehlike Haçlı seferleri sırasında baş gösterdi. Şehir birçok defa yağma ve tahrip edildi. Bizans’taki latin istilasının son günlerinde İznik prensi III.Joannes  (1222-1224) eski Bizans topraklarını Latinlerden bir bir geri alırken Edirne’ye de girdi. Ancak Bizans’ın bir başka mirasçısı olan Epiros despotu Theodoros Angelos Edirne’yi İzniklilerin elinden aldı (1224). Daha sonra şehir bulgar çarı II. İvan Asen ll’nin (1218-1241) eline geçti (1230). Bizans, Latinlerden temizlenip imparatorluk yeniden kurulduktan sonra Xlll.Mikhael (1261-1282) Edirne’yi topraklarına kattı. XIII. yy.ın bütün kargaşalığına rağmen, Edirne bulunduğu güzergah sebebiyle bir ticaret şehri olma niteliğini korudu.

     III.Andronikos öldüğü zaman (1341) devlet, 9 yaşındaki oğlu İoannes’e kaldı. Naipliği yine İoannes Kantakuzenos getirildi. Fakatçok geçmeden Kantakuzenos kendisini imparator ilan etti (1341). İmparator olduğun’a dair mektuplardan birini de Edirne’ye yolladı. Edirne halk meclisi V.İoannes’i ve Kantakuzenos’u tutanlar diye ikiye ayrıldı. Bu yüzden asil, zengin sınıfıyla halk arasında anlaşmazlık başgösterdi. Ayaklanan fakir halk asillerin evlerini yağma ederek kendilerini öldürdü. Bu kanlı sınıf ayaklanması kısa zamanda bütün Trakya’ya yayıldı.Kantakuzenos, isyanı bastırmak için asiller sınıfının başına geçti, Sırp ve Türklerden yardım aldı. Bu arada Umurbey yönetimindeki türk kuvvetleri de demokratlara karşı savaşa girdi. Sonunda Kantakuzenos Edirne’yi teslim alarak Kudüs başpiskoposu Lazaros’un eliyle taç giydi (1346). İstanbul’a girişinden sonra da (1347) VI.İoannes  olarak bir defa daha on yıl süre ile V.İoannes birlikte imparator ilan edildi. 1352 Yılında ioannes V, Edirne’yi hiç mukavemet görmeden aldı. Fakat Kantakuzenos gene Türklerden yardım görerek şehri ele geçirdi ve İoannes’e mukavemet etmeden kapıları açtığı için, şehri ordusuna yapma ettirdi. 

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – Şehrin Fethi

     Orhan Bey ve Süleyman Paşa hundan sonraki yıllarda da Edirne ile ilgilenmeye devam ettiler. Orhan Bey oğlu Süleyman Paşaya gönderdiği serdarlık beratında Edirne’nin Osmanlılar için büyük bir önem taşıdığını belirtti: Süleyman Paşa da bunu dikkate alarak Edirne kalesini ele geçirdi . Fakat şehzadenin ölümü üzerine kale Osmanlıların elinden çıktı. I.Murad  tahta çıktıktan sonra Rumeli’nin ele geçirilmesi için yapılan teşebbüslere büyük bir önem ve hız verdi: Evrenos Bey ve Hacı İlbeyı tarafından Çorlu ve Keşan ele geçirildikten sonra Lala Şahin Paşayı, Edirne’nin alınmasıyla görevlendirdi.

    Lala Şahin Paşa bir yıl önce Hacı İlbeyi  Burgası adı verilen bölgeyi ani bir baskınla ele geçirmişti. Osmanlı ordusunun Edirne üzerine yürüyüşünü haber alan Edirne tekfuru Sazlıdere’de mevzilendi:fakat osmanlı kuvvetlerince bozguna uğratıldı: bunun üzerine Edirne kalesine kapandı. Edirne’ye yaklaşan Hacı İlbeyi ile Evrenos Beyin kumandasındaki kuvvetlere karşı koyamayacağını anlayan tekfur, gizlice Meriç yoluyla Enez’e kaçtı; kale halkı da Edirne’yi kale içinde serbest yaşamaları şartıyla Lala Şahin Paşaya teslim etti ( 1362).

     Edirne’nin fethiyle ilgili menkıbe ve rivayetler Beşir Çelebi risalesinde anlatılır. Buna göre Edirne’yi kafirlerden ilk alan Sarı Saltuk Sultan,sonra Gazi Umur Bey ve en son Umur Bey olmuştur. Edirne’nin alınışından sonra buraya gelen I.Murad kalenin yönetimini Lala Sahin Paşaya bıraktı. Edirne hundan sonra Rumeli fütuhatında birinci derecede rol oynatan önemli bir  hareket üssü oldu. Lala Şahin Paşa Filibe’yi yaptırmak amacılya 1363’te buradan hareket etti; bir yıl sonra boşnak,eflak ve macar birliklerinden kurulu bir haçlı ordusuyla  Edirne’ye doğru yola çıktığı sırada ,Lala Sahin Paşa tarafından keşifle görevlendirilen Hacı İlbeyi kumandasındaki Osmanlı akıncı kuvveti, ani bir baskınla haçlı ordusunu Edirne’nin 25 km batısında Meriç ırmağı kıyısında bir yerde (Cisr-i Mustafa Paşa kazası içinde bugün Sırp Sınırı, Küçük Kazovası) büyük bir bozguna uğrattı. Bu zafer Osmanlı tarihlerinde Sırp Sındığı adıyla geçer.

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – Yıldırım Bayezid

        Yıldırım Bayezid İstanbul’u kuşatmak amacıyla giriştiği hareketleri Edirne’den yürüttü.Edirne Yıldırım Bayezidden sonra şehzadelerin mücadeleleri dolayısıyla büyük önem kazandı. Ankara savaşından sonra büyük şehzade Emir Süleyman, Osmanlı hazinesini  Bursa’dan Edirne’ye getirdi ve burada tahta çıkarak devleti yönetmeye başladı.Ardından şehzade Musa Çelebi Rumeli’ye geçti ve Eflak voyvodasının  yardımını sağlayarak ağabeyi Emir Süleyman ile mücadeleye başladı. Musa Çelebi önceleri başarısızlığa uğradı: Edirne’yi ele geçirme teşebbüslerinden hiç bir sonuç alamadı: Emir Süleyman ile arası açılan Kösemihalzade Mehmed Bey v.d. bazı emirlerin de yardımıyla Edirne’yi  kuşattı. Emir Süleymanın kardeşi  Musa Çelebi şehri ele geçirdiği sırada birkaç adamıyla Bizansa sığınmak için kaçtı; fakat Düğüncülü adlı bir Türkmen köyünde yakalanarak öldürüldü. Edirne’de iki yıl yedi ay saltanat süren Musa Çelebi Selanik, İstanbul ve Pravadi seferlerine buradan başladı , ayrıca burada kendi adına da para bastırdı. Ölümünden sonra yerine geçen I. Mehmed’de: yaklaşık olarak 8 yılı bulan saltanatınıda Edirne de geçirdi.

Edirne Osmanlı Dönemi
Edirne Osmanlı Dönemi

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – Düzmece Mustafa

     Yıldırım Bayezid’ın Ankara savaşında kaybolan oğlu olduğunu ileri sürerek saltanat üzerinde hak iddia eden Düzmece Mustafa Trakya’yı ve bu arada Edirne’yi eline geçirdi; burada kendi adına para bastırdı (14 19).İmparator Mamıel, Düzmecenin veziri Cüneyd Subaşı’ya etkide bulunarak Düzmece’nin Edirne’den Anadolu’ya geçmesini sağladı. Düzmece Bursa yakınlarında Sultan II.Murad’a yenildi. Geliboluda tutunamayınca Edirne’ye sığındı, hazinesinide alarak kaçakren Kızılağaç Yenice’sinde yakalandı; Edirne’ye getirilerek öldürüldü(1422). II.Murad devrinde Edirne’nin önemi daha da arttı. Edirne ve civarında imar faaliyeti hızlandı: bazı köprü ve yeni binalar yapıldı; Uzunköprü (Cesr-i Ergene) kazası kuruldu .Edirne’de şehzadeleri Alaeddin ve Mehmed’e  günlerce süren debdebeli sünnet düğünleri yaptıran II.Murad Segedin barışından sonra tahtı oğlu Mehmed’e (Fatih) bıraktı. bazı sadık adamlarıyla Manisa’ya çekildi. Ancak bir haçlı ordusunun harekete geçmesi üzerine Edirne’ye geldi sonra orduyla Varna’ya gitti. Varna’da haçlı ordusunu bozguna uğrattı ( 1444). Sonra tahtı yine oğluna bıraktı. Yeniçerilerin bir yangını bahane ederek ayaklanması üzerine Edirne’ye gelerek üçüncü defa yönetimi ele aldı. 

    II.Murad  5 şubat 1451’de ölünce oğlu II.Mehmed Manisa’dan Edirne’ye gelerek tahta çıktı. II.Mehmed , maiyetiyle birlikte İstanbul’un kendisi ilgili planları ve çeşitli tecrübelerini  Edirne’de yaptı ve hareketi buradan başlattı. İstanhul’un 1453’te alınışı Edirne’nin tarihinde bir dönüm noktası oldu. İstanbul’un yönetimini Süleyman Beye bırakan Fatih Sultan Mehmet Edirne’ye döndü. Balkanlardaki fetihlerde merkez ve hareket üssü olarak kullanılan Edirne’de şehzade Bayezid ve Mustafa’nın sünnet düğünleri Sarayın(Yeni Saray) bahçesinde yapıldı. 

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – II.Bayezid ve I.Selim

    Edirne Gedik Ahmed Paşayı Edirne sarayında idam ettiren II.Bayezid ile oğlu I.Selim arasında ki mücadeleye sahne oldu. II.Bayezid şehzade Selim’in iddiaları üzerine divanı burada topladı; şehzadeye Semendere sancağı verildi ve I.Selim bunu kabul etmez ise Edirne’de oturması kararlaştırıldı.I.Selim bu kararı kabul etmedi ve Edirne’ye yürüdü; II.Bayezid tahtı Şehzade Ahmed’de devretmesi mümkün olmayınca,I.Selim’in hükümdar olmasına rıza gösterdi. I.Selim kardeşleriyle mücadeleden sonra Edirne’ye geldi: kendisini tebrik etmeye gelen Venedik elçisi ve diğer elçileri burada kabul etti,daha sonra Safeviler ile savaşma kararını Edirne’de alarak buradan hareket etti. Sefer sırasında Saruhan valisi Şehzade Süleymannın Rumeli’nin muhafazası vazifesiyle Edirne’de bıraktı. Sonraları bu usule zaman zaman riayet etti. Kanuni Sultan Süleyman Devrinde 1548 seferinde şehzade Selim ve 1553 seferinde şehzade Bayezid Edirne muhafızlığında kaldılar. XVI. yüzyılıda Edirne’nin gelişmesi ve imarı daha da arttı. Batıya yapılan seferler buradan başlıyor, padişah birçok zamanlarını Edirne’de geçiriyordu. Yüzyılın sonlarına doğru Kürt Abdal hadisesi (1586) ve Avusturya seferi sırasında topçu sınıfı ile diğer sınıflar arasındaki çarpışma (1595) şehirde huzur ve sükunu bozdu.

Edirne Tarihi – XVII. yy.

    Edirne şehir rehberi yazımızda , XVII. yy. geldiğimizde bu yüz yıl  Edirne tarihinde çok önemli bir dönemdir. I.Ahmed’den itibaren hükümdarlar bu şehre karşı gittikçe artan bir ilgi gösterdiler, özelikle yüzyılın ikinci yarısında şehrin önemi arttı. I.Ahmed’in Çömlekköyü, Kurtkayası gibi Edirne’ye yakın yerlerde günlerce devam eden sürek avlarına çıkışı bu yolda yeni bir çığır açtı. Leh seferine (1621) giden II.Osman ve aynı amaçla hareket eden, Edirne’de seferi serdara devreden IV.Murad, Edirne ve Dimetoka koruluk ve ormanlarında büyük av eğlenceleri tertiplediler. IV.Mehmed , Edirne’yi ikinci bir devlet ve yönelim merkezi yaptı (1670); Edirne civarında, ayrıcaFerecek, Yanbolu ve Fili be gibi yerlerde ava gitti. Sarayı Cedit (Yeni saray) ve diğer bazı köşkler bu devirde yapıldı. IV.Mehmed, Venedik ve Leh seferlerine buradan başladığı gibi, bazı elçileri de (Nemçe, Moskof,Leh ve Kazak) burada törenle kabul elli. Saray düğünleri (şehzade Mustafa ve Ahmed’in sünnet düğünleri ; musabib Mustafa Paşa ile padişahın kızı Hatice Sultan’ın düğünü) burada yapıldı. 1682’de başlayan Avusturya seferlerinin bozgunla sonuçlanması Edirne’yi gölgeledi. Sadrazam Süleyman Paşaya karşı asker ayaklandı; IV.Mehmed  bu durumdan sorumlu tutularak hal edildi.

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – Edirne Vakası

    Devlet ileri gelenlerinin tavsiyesi ve Edirne’de alınan meclis kararıyla Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşayı veziriazamlığa getiren II.Süleyman o yıl Edirne’de oturarak orduda ve yönetimde bazı düzenlemeler yaptı. II.Süleyman’nın  (öl. 1691) yerine tahta çıkan II.Ahmed , Eskicami’de kılıç kuşandı(1690). Ancak Edirne eski önemini kaybetmişti. II.Ahmedden sonra padişah olan II.Mustafa’da uzun süre Edirne’de oturdu; devlet işlerini buradan yürüttü. Ancak Edirne vakası diye anılan başkaldırma so­nunda sadrazam Rami Mehmed Paşa azledilerek sürüldü, şeyhülislam Feyzullah Efendi öldürüldü ve padişah II.Mustafa  tahttan indirildi: III.Ahmed  padişah ilan edildi.

    XVIII. yy. Edirne’nin bir gerileme devri oldu. 24 Nisan 1716 Nemçe seferine orduyla birlikte giden III.Ahmed  bir süre Edirne’de kaldı. Yüzyılın ortalarına doğru meydana gelen iki büyük olay şehrin felaketinin başlangıcı oldu . Birincisi 4 temmuz 1745’te çıkan ve 60 kadar mahalleyi harabeye çeviren yangın, Edirne’nin bir gerileme devri oldu. 24 Nisan 1716 Nemçe seferine orduyla birlikte giden III.Ahmed bir süre Edirne’de kaldı. Yüzyılın ortalarına doğru meydana gelen iki büyük olay şehrin felaketinin başlangıcı oldu . Birincisi 4 temmuz 1745’te çıkan ve 60 kadar mahalleyi harabeye çeviren yangın: diğeri ağustos 1751’de meydana gelen ve pek çok binanın yıkılmasına sebep olan depremdir.

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – İkinci Edirne Vakası

    1768 ve 1786 seferleri sırasında Edirne yine hareket üssü oldu; fakat bu savaşların hemen hepsi yenilgiyle sonuçlandı. III.Selim’in münıslahat hareketleri devrinde Edirne bazı ihtilallere ve olaylara sahne oldu. 1801 ‘de Rumeli’deki durumu düzeltmekle görevlendirilen Rumeli valisi Hakkı Paşa, Edirne’de mütegallibenin baskı ve nüfuzunu kıracak biçimde harekete geçince, Rumeli ayanı ve derebeylerinin muhalefetiyle karşılaştı. Emrindeki arnavut askerler ayaklanarak, şehir halkıyla çarpışmalara sebep oldu. Bu olay üzerine aynı göreve getirilen Ömer Paşa durumu yatıştırmayı başardı. Bundan sonra 1806 yılında ikinci bir Edirne vakası meydana geldi. (Edirne Kıyamı)

    Nizamıcedid teşkilatının Rumeli”deki başarısını engellemek isteyen Dağdevirenoğlu ve öteki Rumeli ayanı bu reform hareketinin önderlerinden Kadı Abdurrahman Paşaya karşı Edirne’de toplanarak fesat hareketine giriştiler. Sirozlu İsmail Bey ve o sırada Silistre eyaletinden ayrılan Bekir Paşanın gayretleriyle olay yatıştırıldı. Aynı şekilde Yeniçeriliğin kaldırılışı da Edirne’de bazı karışıklıklara yol açtı. Çirmen mutasarrıfı ve Edirne muhafızı Esat Paşaya ve Edirne mollasına bu konuyla ilgili olan ferman gidince Edirne esnafının çoğunun ocağa bağlı olmaları sebebiyle çok ihtiyatlı davranıldı; buna rağmen bazı yeniçeri ileri gelenleri (Deli Muhsin, Halil Ağa v.d.) Bursa,Niğbolu ve  Manasıtıra sürüldü ve buralarda öldürüldüler.

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – Osmanlı Rus Savaşı

     Edirne 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı sırasında rus işgaline uğradı. Savaştan kısa bir süre önce Edirne’nin etrafındaki istihkamların kurulmasına başlanmış, fakat bitirilememişti. Bu bakımdan serasker kaymakamı Halil Rıfat Paşa ile ibrahim ve Çirmen kaymakamı Vecihi Paşa v.d. ileri gelenler Edirne’de yaptıkları toplantılarda Ruslar ile savasmamaya karar verdiler. Nitekim varılan teslim şartları sonucu rus ordusu 22 Ağustos 1829’da savaşmadan Edirne’ye girdi. Prusya sefirinin araya girmesiyle barış görüşmeleri başladı; devlet ricalinden Sadık Efendi ile ulema sınıfından Abdülkadir Bey murahhas olarak Edirne”ye gönderildiler. Eylül 1829″da Edirne barışı diye adlandırılan anlaşma imza edildi. Bu savaş Edirne’yi olumsuz yönde etkiledi ve müslüman halk başka yere göç eğmeye;. bunların yerine hristiyan halk yerleşmeye başladı. Bu durum karşısında II.Mahmud halkın maneviyatını kuvvellendirmek amacıyla Edirne’ye geldi (haziran 1831). Askeri kuruluşları denetledi, Meriç ırmağı üzerine büyük bir köprü yapılmasını emretti ve bu gezinin hatırasını taşımak üzere Hayriye, Nısfiye ve Rubire adlarıyla Edirne damgalı paralar bastırdı.

     1877-1878 Osmanlı-Rus, savaşında Plevne’nin düşmesinden sonra en önemli harekat alanının Balkanların güneyi olduğu anlaşılınca Edirne’nin mevkii de büyük bir önem kazandı. Savaşın başlangıcında Edirne’de 40.000 kişilik bir ihtiyat kuvveti bulundurmak mümkün olmayınca Tuna şark ordusu kumandanı Süleyman Paşa, Sofya ile Balkan geçitlerindeki askeri birlikleri Edirne’de toplamak istedi; fakat saray buna müsaade etmeyince Balkanlarda savunma savaşları verdi.

Edirne Tarihi – Osmanlı Devleti – Osmanlı Rus Savaşı

     Ruslar Edirne ile Filibe’nin bağlantısını kesmek amacıyla Şıpka Balkanı’nın çeşitli yönlerinden taarruza geçtiler; Veysel Paşa kolordusu Şıpka’da esir edildi. Ruslar, Rauf Paşanın grandük Nikola’ya yapıtığı barış teklifini oyalayarak hükümdarına devam ettiler; Edirne yolunu tehdit altında bulundurdular. Sonra rus ve bulgar mezalimine uğrayan bütün islam aha­lisinin Edirne’ye doğru göç etmesi tavsiye edildi (1878). Bu kargaşalık sırasında grandük Nikola, barış esaslarının kararlaştırılması için Kzanlık kasabasında buluşulacağını bildirdi. Ancak rus ordusu, Edirne’ye girmeden barış görüşmelerine oturulması için sarfedilen gayret boşa çıktı. Rus ordusu Edirne’ye girdi (20 ocak 1878). Kızanlık’ta kararlaştırılan esaslara göre bir anlaşma imza edildiyse de şehir 13 mart 1879’a kadar rus işgalinde kaldı; bu arada şehrin birçok semti baştan başa harap oldu.

     1912 Yılında toplanan Balkan devletleri 22 eylülde Osmanlı Devletine hücuma karar verdiler; Edirne-Kırkkilise hattında hücuma geçen Bulgar orduları bazı başarılar elde etti. Fakat Edirne’yi bir baskınla ele ge­çirme girişimleri neticesiz kaldı. Abdullah Paşanın kumanda ettiği Şark ordusu Çatalca’da savaşırken, Şükrü Paşa kumandasındaki birlikler de Edirne’yi Bulgarların kuşatmasına karşı başarıyla savundu. Ablukayı tamamlayan bulgar ve sırp birlikleri ayrı ayrı tahkimat yaparak şehri bombardıman etmeye başladılar. Yapılan mütareke bir netice vermediği gibi Londra’daki barış görüşmeleri de kesintiye uğradı ve Edirne yakınlarındaki savaş daha da şiddettledi. Şükrü Paşa, kumandasındaki birliklerle başarılı savaşlar verdi; 26 marta kadar dayandı;fakat dayanma imkanı kalmayınca teslim oldu.

      Temmuz 1913’te Balkanlarda Bulgarlara karşı bir durum ortaya çıkınca, Berlin sefiri Mahmud Muhtar Paşa Edirne’yi almak üzere harekete geçmek konusunda uyarmada bulundu; Osmanlı Meclisi Mebusanı toplanarak ordunun Edirne üzerine gönderilmesini kararlaştırdı. Osmanlı birliklerinin Enez-Midye hattını tecavüz etmelerini İngiltere şiddetle protesto etti; buna rağmen Enver Bey (Paşa) kumandasındaki birlikler 22 temmuzda Edirne’ye girdi. Büyük devletlerin baskı ve tehditle Türkleri Edirne’den çıkarma çabaları sonuçsuz kaldı; 10 ağustos 1913 tarihinde imzalanan Bükreş antlaşması fiili duruma hukuki bir şekil verdi.

Edirne Tarihi – Cumhuriyet Devri

     Birinci Dünya savaşından sonra Edirne, yunan isteklerine karşı varlığını korumak amacıyla önce Trakya-Paşaeli cemiyeti bünyesi içinde çalışlı. Sonra Anadolu ve Rumeli Müdafaayi Hukuk cemiyeti hareketine katıldı. Yunanlıların 1920’de Edirne’yi işgalleri büyük zafer sonunda Mudanya mütarekesine kadar sürdü. 25 Kasım 1922’de şehir tahliye edildi; Lozan antlaşmasıyla Türkiye hudutları içine alındı.

    İkinci Dünya savaşı sırasında alman ordularının Balkan ülkelerini işgali sırasında sıkıntıya düşen şehir sonradan yavaş yavaş gelişmeye başladı. Edirne, Osmanlı imparatorluğunun son devrinde (XX. yy. bası) Meriç ırmağı aşağı çığırının iki tarafındaki topraklara yayılan büyük bir vilayetin merkeziydi.  

Edirne Gezilecek Yerler – Şehir Rehberi

1-II.Bayezid Külliyesi ve Şifahanesi 

2-Selimiye Camii

3-Karaağaç

4-Meriç Köprüsü

5-Eski Cami

6-Karaağaç Tren İstasyonu

Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Edirne Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Selimiye Camii
Selimiye Camii

Son güncelleme :

    Yorum Yap