1. Ana Sayfa
  2. Şehir Rehberi
  3. Adana | 01 | Şehir Rehberi

Adana | 01 | Şehir Rehberi

       Adana şehir rehberi, Türkiye’nin Nüfusa göre altıncı büyük şehri, Akdeniz bölgesinin tarım üzerine en önemli beldesi, toplam nüfusu 2019 yılı tüik verilerine göre 2.220.125‘dir. Adana ilinin Plaka kodu 01, şehirler arası telefon kodu ise 0322 dir.Adana şehrinin posta kodu 01000, rakımı 23 metredir. Ayrıca Adana şehrinin kurtuluş günü yıl dönümü olan 5 Ocak ta kutlanır(5 Ocak 1922).Adana şehri Seyhan ırmağının Toro dağları arasından doğduğu yerde, kendi adıyla da bilinen Çukurova’nın kuzey kenarında, ırmağın sağ tarafında bir köprü başı gibi kurulmuştur; şehir daha sonra sol kıyı bölgesine doğru yayılmıştır. 

       Akdeniz kıyısına doğru çizgi ile(kuşbakışı) 40 km., iskelesi olan Mersin’e karayolu ile 62 km mesafededir; deniz seviyesine göre 20 m. yüksekte ve düz bir zemin üzerinde yerleşmiş olan şehrin ortasından Tepebağ ilçesi basık bir sırt gibi görünmektedir. Yazımızda Adana şehir rehberini,ilçe ve mahallelerini, coğrafi özelliklerini, iklim özellikleri ve yeryüzü şekillerini, detaylı şehir tarihini, jeolojik yapısını, kısaca gezilecek yerlerini ve şehir ile ilgili resimleri, Adana hakkında ki bilgileri sitemizde bulabilirsiniz. 

Adana Şehri Hakkında Bilgi – Şehir Rehberi

Adana Şehri İlçeleri ve Mahalleleri

Adana ilinde toplam 15 ilçe ve 828 mahalle bulunmaktadır. İlçeleri : 

1-Yüreğir

2-Seyhan

3-Çukurova

4-Sarıçam

5-Karaisali

6-Aladağ

7-Ceyhan

8-Feke

9-İmamoğlu

10 Karataş 11-Kozan 12-Pozantı 13-Saimbeyli 14-Tufanbeyli 15-Yumurtalık

Adana İlçeleri
Adana İlçeleri

       Mahalleler muhtar ve mahalle ihtiyar heyeti tarafından yönetilen ilçe belediyeleri bünyesinde bulunan yönetim birimleridir. Mahalle sakinleri tarafından seçilmesine rağmen muhtarın görev alanı kısıtlıdır, bu nedenle yerel hükümetin yöneticisi olarak iş yapar.

       Tepebağ, Kayalıbağ, Kuruköprü, Ulucami, Sarıyakup ve Alidede, Adana’nın tarihi mahalleleridir. Cumhuriyet döneminde planlanmış mahalleler olan Reşatbey, Cemalpaşa, Kurtuluş ve Çınarlı şehirdeki kültürel hayatın merkezidir. Güzelyalı, Karslılar ve Kurttepe, Seyhan Havzası’na bakan manzaralı mahalleler arasındadır.

Adana Şehir Rehberi – Coğrafi Özellikler(İklim,Bitki Örtüsü,Dağları,Ulaşım,Akarsu,Geçim Kaynağı)

      Adana şehrinin coğrafi özelliklerinde , şehrin verimli toprakları, dağlık bölgeler ve ovalar olarak iki bölüme ayrılır. Dağlık bölgeler şehrin kuzey ve doğusunda yer alır. Şehrin kuzeyinde Toros dağları (Orta Toroslar) yer alır. Seyhan nehrinin oluşturduğu vadinin batısında ise Aladağlar yükselir.

     Seyhan ve Ceyhan nehrinin birleşimi arasında “Tahtalı dağlar” (yükselti 3.054 metre) ve daha doğuda “Binboğa dağları” (yükselti 2.800 metre) boyunca uzanır. İlin doğusunda yani Osmaniye-Bahçe arasında ,il sınırları Dış Toros sistemine giren Amanos dağlarına kadar uzanmaktadır.

      Yapısında Birinci ve İkinci zamanda oluşan ve şiddetli kıvrılmalara maruz kalmış çeşitli tabakaları (billûrlu veya killi şistler, serpantin soyundan yeşil kayalar,kireç ve kum taşları) bulunan dağlar, bazı bölgelerde doğrudan doğruya ova üzerine insede, farklı yerlerde araya vâdiler ile oluşmuş yaylalar ve tepelik yerler girer. Adana-Kozan-Bahçe bölgeleri arasında az kıvrımlı üçüncü zaman tabakalarından meydana gelmiş çalılık sırtlar bulunmaktadır. Ovalar ise yazıda bahsedilen dağlar ile deniz arasında yer almaktadır.

      Genel olarak “Adana ovası” adı verilen ve akarsuların dağlardan biriktirdiği alüvyonları toplamasıyla oluşan bu ovalar, nihayetinde iki kısma ayrılır, bunlardan birincisi ve en önemlisi  Adana şehriyle Seyhan ve Ceyhan ağızlarının kestiği Akdeniz kıyısı arasında yer alan Çukurova, diğeri ise Ceyhan ve Kozan şehirleri kesişiminde, Ceyhan vadisi çevresini saran ve deniz ile arasına  Misis tepeleri (yükselti 789 metre) girmiş olan  Yukarı ovadır. Ova bölgelerinde  yazları çok sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı Akdeniz iklimi şehri sarmaktadır.

Adana Şehri İklimi , Sıcaklık 

      Adana ilinde, genel olarak Akdeniz İklimi hüküm sürmektedir. 35 yıldan fazla bir süre içinde yapılan farklı meteorolojik ölçümlerine göre, sıcaklık ortalaması en sıcak ayda 28 dereceye kadar çıkmış , en soğuk ayda ise 9 dereceye kadar inmiştir. Kışın termometrenin 0 derecenin altına düştüğü günlerin sayısı ortalama olarak “8 gün” olmakla birlikte, şimdiye kadar sıcaklığın 24 saat süresince sürekli 0 derecenin altında kaldığı görülmemiştir; kaydedilen en düşük sıcaklık 7 derecedir. Yaz mevsiminde gündüzleri gölgede sıcaklık farklı zamanlarda çoğu kez 35°’yi geçer; ayrıca günümüzde (2019) 45 dereceyi varan sıcaklıklara da ulaşmıştır. 

       Adana’da  yıllık ortalama yağış tutarı 625 mm.’dir. Yağışların mevsimlere bölünüşü (% ile): kış 50, ilkbahar 26, sonbahar 20, yaz 4; üç kış ayına yıllık yağışların yarısı düştüğü halde, yazın, havanın nemle çok yüklü ve boğucu sıcak olmasına karşılık, hemen hiç yağmur düşmediği belirlenmiştir.Ayrıca, şehrin topraklarında yükselti ve yüzey şekillerine göre iklim şartları farklılık göstermektedir: yazın Toros’ların yüksek yaylalarında hava çok daha serin olduğu için, Çukurova ahalisinin bir çoğu buralara yazlığa giderler (Bürücek, Pozantı, Çamatan, v.d.); Bu yaylaların dağlık kesimlerin de yağışlar çok daha fazladır (Feke 940 mm., Saimbeyli 805 mm.), Ovada az yağan ve hemen eriyen kar, dağlarda erkenden görünür ve dağların bazılarında uzun süre kalmaktadır. 

Adana Akarsuları

Adana Akarsuları
Adana Akarsuları

      Adana şehrinin akarsuları, bol yağış le beslenen Toroslardan gelir. Ovanın bereketli toprakları, “yüzyıllarca alüvyon biriktirerek ovaların oluşmasını sağlayan akarsulardır”. Ancak Adana üzerinde akan, Seyhan ile Ceyhan, Akdeniz bölgesinde bulunan diğer akarsuları gibi, bazen düzensiz rejim gösterebilmektedir. Yaz mevsiminde suları iyice çekilmesine rağmen, kışın bol yağmurlarla ve ilkbaharda dağ karlarının erimesiyle suyu artar ve bu artış sonucu bölgedeki tarla ve evlere zarar verebilmektedir.Bundan dolayı , bir yandan ovayı su taşmalarından korumak ayrıca bereketli toprakları sulamak ve aynı zamanda elektrik enerjisi üretmek için nehrin uygun yerlerinde büyük barajlar inşa edilmesi gerekmektedir. İnşa edilen barajlardan ilk olanı , Adana kuzeyinde, 1956’da tamamlanan Seyhan barajı olmuştur.

Seyhan Barajında 1.680.000.000 metreküp su birikmekte, toplanan su ile 1.500.000 dekara (dönüm) yakın tarım arazisi sulaması yapılmakta ve  54.000 kilowatt gücünde elektrik enerjisi üretilmektedir.

Adana Yeraltı Zenginlikleri

        Adana yeraltı zenginlikleri açısından önde gelen maden şehrin kuzeyinde, Toros dağlarının önünde buluna Bulgur dağında bulunan ve günümüzde de çıkarılmaya devam edilen petrol yatağıdır. Buradan çıkarılan petrol üst kaliteli olmakla beraber, rezervi az olduğundan, Mersin rafinerisine maliyet açısından boru ile bağlantı yapılmamıştır.Ayrıca,şu an Doğu Akdeniz Petrol arama çalışmalarının yanı sıra Adana ovasının etrafında eskiden beri araştırmalar yapılmakta ve petrol bulunması ümidiyle çalışmalar yapılmaktadır.

Adana Şehir Tarihi 

Adana İsmi Nereden Gelir?

        Adana şehir tarihi, ilk çağlarda,Gülek boğazından Çukurova’ya uzanan  yol üzerinde,liman kenti Tarsus ilçesi ile  daha doğuda Ceyhan ırmağı üzerindeki Mopsuestia (Eski Misis Antik kent) arasında insanların uğradığı bir yerdi. Adana’nın coğrafi önemi, dağlar arasından çıkarak ocadan geçen Seyhan Nehrini kolay geçebilecek konumda olmasından kaynaklanmaktadır. Şehrin ve Seyhan nehrinin ismi ise bir efsaneye göre , Bizanslı Stefan ve Uranüs’ün iki oğlu “Adanus ile Sarus’un” , Tarsuslulara karşı savaşarak şehri alıp geliştirdiklerini , oğlu Adanus olan kişinin adını şehre , oğlu Sarus’un adını Seyhan Nehrine verdiklerini söyler. 

       Tarih boyunca ,sürekli geçilen bir yol üzerinde bulunan Adana, “M.Ö. XV. yüzyıllarında Hitit , Asur, ardından M.Ö. VI. yüzyıllarında Persler, Büyük İskender’den sonra M.Ö. 323 yılında  Selefki’lerin ve Mısır Ptolemaios hanedanının, sonrasında ise M.Ö. I. yüzyılda Pompeius eliyle Roma” tarafından işgale uğramıştır.Roma devleti eline geçtiğinde Adana üzerindeki ticaret hacmi yükselmiştir. Seyhan Nehri üzerinde inşa edilen 300 m.’ye yakın uzunluktaki 21 gözlü meşhur taş köprü(resimdeki), VI. yüzyılın ilk yarısında Doğu Roma İmparatoru Justinianus tarafından yaptırılmıştır.

Adana İlinin İslamiyet ile Tanışması

Adana Taş Köprü
Adana Taş Köprü

       Adana şehir tarihinde İslâm akıncıları ile tanışması ise, ilk defa 7. yüzyılda, Halife Ömer döneminde gerçekleşmiştir.Ardından Emevi halifesi Abdülmelik şehri hakimiyeti altına almış; Abbasiler devrinde ise İslâm dini şehirde kök saldı.Ayrıca Abbasiler buraya Türk kabilelerini yerleştirmiştir. 5.yüzyıla geldiğimiz zaman ise kısa bir süre için Bizanslıların hakimiyetine girsede, XI. yüz yıl sonlarında Anadolu Selçukluları tarafından tekrar alındı.

   Bir süre Haçlıların ve Kilikya Ermenilerinin de hakimiyetine girmiştir. XIV. yüzyılı ortalarına doğru,Mısır Kölemen devleti içinden Türkmen beylerinden “Yüregiroğlu Ramazan Bey” Adana’ya zapt etti. XV. yüzyılda Beylikler döneminden sonra ortaya çıkan “Ramazanoğulları beyliği”, Osmanlı Devleti ve Mısır arasında ki rekabette siyasi rol oynamaktaydı. XVI. yüzyılda ise  Adana,1517 yılında  Yavuz Selim’in Mısır seferi sırasında Osmanlı devletine egemenliğine girse de, eyaletler altında bir süre daha Ramazanoğullarında kaldı.

Adana Şehri ve Osmanlı

       17. yüzyılın son seyreğine doğru 1671 yılında Adana’dan geçmiş olan Evliya Çelebi , şehir hakkında seyahatnamesinde oldukça detaylı bilgiler vermiştir: “o sırada Adana’nın iki kapılı ve yedi kuleli, bir tarafı Seyhan ile, öte kenarı hendekler aracılığıyla korunan bir iç kalesi vardı; şehir kalenin batı ve kuzey taraflarında uzanıyor, hepsi de kerpiçten olmak üzere 8 700 evi, beşi büyük olmak üzere 70 camii, 130 dükkânı, 17 hanı ve bir kapalıçarşısı bulunuyordu; şehrin çevresinde surlar yoktu, ama mahallelerin sokak başlarında geceleri kapatılan kapılar vardı, sokaklar toprak olmakla beraber, çarşı ve pazar yerlerinde yaya kaldırımları yapılmıştı; şehrin etrafı bağ ve bahçeler ile çevrili bulunuyor, bunlar bostan dolaplarıyla’ ırmaktan sulanıyordu.Evliya Çelebi, Adana’nın ürünleri arasında limon, turunç, zeytin, incir, nar, şekerkamışı ve pamuğu saymakta, pamuğun çok önemli bir gelir kaynağı olduğunu belirtmektedir.(Resim:Evliya Çelebi)

      Osmanlı Devleti döneminde başta Halep eyaletine bağlı olan Adana, sonradan farklı bir eyalete merkezlik yaptı. XIX. yüzyılın ilk yarısında, Mısır valisi “Kavalalı Mehmed Ali Paşa” tarafından işgale uğrasa da , 1840 yılında yapılan Kütahya antlaşması ile tekrar Osmanlı Devletine egemenliğine girdi. 1867 yılında Adana’da “vilâyet teşkilâtı” kuruldu, 1886 Adana iskelesi Mersin’e demiryolu ile bağlandı; bu olay sonucunda şehirin nüfusu 30 000’e kadar artmıştır. Şehir ve çevre ilçelerden gelen nüfusa ayrıca, yazın Suriye,Irak  ve komşu,doğu illerinden  gelen  binlerce gündelikçi tarım işçisi de katılırdı. 1914-1918 I.Dünya savaşı sırasında Toros ve Amanos tünelleri stratejik olarak inşa edilerek, Adana, demiryolu ile İstanbul ve Halep’e bağlanmıştır.

      24 Aralık 1918 yılında I.Dünya Savaşı sonunda Fransızlar, savaş sonrası oluşan mütareke maddelerine dayanarak Adana’yı işgal ettiler. Sevr (Sevres) antlaşması sonucunda şehir, Osmanlı Devletine bırakılmış olsada, Fransızlar Ceyhan’ın aşağı sınırına dayanan sınır çizgisi boyunca şehrin 25 kilometre içerisine kadar girmiştir.

Adana Şehri – Cumhuriyet Dönemi ve Yıllara göre Nüfus 

     Ermeni ayaklanması sonucunda oluşan milis kuvvetlerden de yararlanan Fransızlar, Kuvayi Milliye hareketinin şiddetli direnmelerine karşı bir çok kayıp vermişler ve bunun sonucunda Ankara antlaşması (20 ekim 1920) maddelerine binaen, 5 ocak 1922’de Adana’yı terk etmişlerdir. XX. yüzyılın başlarında Adana’nın nüfusunun  20.000-30.000 civarlarında olduğu yazılı kaynaklarda geçmektedir.Ardından Cumhuriyet kurulduktan sonra yapılan ilk nüfus sayımında (1927 yılında yapılmıştır) şehrin nüfusu 72 600 olarak belirlenmiş; 1945 yılında  100.800’e, 1955 yılında ise 168 600’e kadar ulaşmış; 1960 yılında 231.500, 1965 yılında ise 290 000 olmuştur.

      Adana da nüfusun dengesiz artması sonucunda,1950 yılından sonra şehirde plansız ve gelişi güzel kurulan gecekonduların yapımına sebep olmuş ancak, bu süre zarfında Adana, gelişerek medenileşmiş, asfalt ve parke döşeli geniş caddelere ve kaldırımlara, büyük parklara, evrensel iş hanlarına ve lüx villalara sahip, mali ve ticari global merkez olmaya başlamış; şehir üretimi sonucunda fabrikalar (dokuma ve iplik, kereste, demir araçları, nebati yağ ve sabun, un, deri, tütün), imalathaneler kurularak Türkiye’nin önde gelen sanayi merkezleri arasında yer almıştır.

Adana Şehri Tarihi Eserleri ve Tarihi Yerler | Şehir Rehberi

     Adana şehrinde ki Tarihi eserler ve tarihi yerlere bakıldığında, her zaman farklı çağlara ait kalıntılar ile karşılaşmak mümkündür. Bu kalıntılar arasında İslamiyet öncesi devre ait en öenmli yapı, bugün Taşköprü diye adlandırılan, Roma devri zamanında milattan sonra 384 yılında inşa edilen köprüdür. Seyhan nehrine inşa edilen köprü, 21 gözlü olarak yapıldı isede günümüzde köprü 18 göz olarak görülmektedir.

     Ramazanoğulları devri zamanında inşa edilen ve çevresindeki yapılar ile adeta bir külliyeyi andıran “Adana Ulu Cami” ‘nin yapımına Halil Bey başlamış ise de, oğlu Piri Paşa tamamlanmıştır.Cami, Osmanlı Devleti zamanında yeniden restore edilmiştir.1513 yılında yapımı tamamlanan caminin süslemesinde kullanılan çiniler, Osmanlı zamanından kalma en önemli ve en güzel çini örneklerindendir.Cami etrafındaki farklı yapılar arasında tek kubbeli türbe, 1540 yılında Piri Mehmed Paşanın inşa ettirdiği medrese en önemlileri arasındadır; bu medresede, Güney Anadolu’nun zengin taş işçiliği direk göz kamaştırmaktadır,ancak Osmanlı mimarisinin genel tarzı burada henüz tam olarak ortaya çıkmamıştır.

    Ulu Camiden farklı olarak, Camiden daha önce inşa edilen Ağca Mescidi (resimdeki) (1409), küçük bir yapı olmasına rağmen, çok farklı özellikleri bulunmaktadır; yapının giriş kapısında bulunan taş süslemeler ve geometrik şekiller arasına serpiştirilmiş kuş figürleri, dini bir yapıda resmedilmesi yönünden cezbedicidir.

Adana Şehri Diğer Yapılar

     Ayrıca Hacı Mustafaoğlu Ahmed’in inşa ettirdiği tek kubbeli Çukur mescit (1538), Savcıoğlu Hacı Mustafa’nın tek kubbeli Savcızade camii (1548), Cuma Fakih’in Hasarı Kethüda camii (1541), Hacı Arif Beyin Mümine Hatun mescidi (1559), Tahtalı cami (1592), Cafer Paşa camii (1648), Mestanzade camii (1682), Yenicami (1724) şehirdeki önemli yapılardandır.

     Dini yapılardan farklı olarak, Roma devri zamanında XVII. yüzyılda, yapılan Irmak hamamı, Halil Beyin oğlu Piri Mehmed Paşanın Çarşı hamamı (1530), Mestan hamamı (1703), Yeni hamam (1724), Pirî Mehmed Paşa’nın Gönhanı (1531) ve ilk şekli Ramazanoğulları devrine inen, 1850 yılında restore edilmiş Kapalıçarşı, Adana valisi Abidin Paşanın yaptırdığı Saat kulesi (1879-1882) önemli tarihi yapılar arasındadır.

Adana Demirspor Kulübü | Şehir Rehberi

       Adana şehir rehberinde, Adana  Demirspor kulübünü incelersek , Devlet Demiryollarında çalışan  memur ve işçileri tarafından 1940 yılında kurulmuştur. Formasında Mavi-lacivert renkler taşıyan kulüp, özellikle futbol, yüzme ve su topu dallarında kendini geliştirmiştir.Ayrıca futbolda bir defa Türkiye Amatör şampiyonu olmuştur. Su topunda ise Türkiye şampiyonluğunu 15 yıl elinde tutarak rekora imza atmıştır. Milli yüzme ve su topu takımlarımıza sayısız sporcu kazandıran kulüp, ayrıca voleybol ve basketbol dallarında da çalışmalar yapmaktadır. 

Adana Müzesi| Şehir Rehberi

       Adana Müzesi ilk defa 1924 yılında Caferpaşa medresesi içerinde inşa edilmiştir.Ardından Kuruköprü’deki rum kilisesine nakledilmiş; 1935 yılında müzeye bir etnografya salonu eklendi, 1960 yılında bu bina da istimlâk edildi; 1966 yılında ise Kültür parkı içerisinde yeni bir müze binası yapımına başlandı. Adana müzesi içerisinde, Tarsus-Gözlükule,Mersin -Yümüktepe, Milis, Karatepe, Soğuksutepe v.b. höyük ve meskun yerlerinde yapılan arkeolojik kazılarda çıkan eserler ile Adana ve çevresinden alınan eserleri ihtiva etmektedir. Bu eserler prehistorik (tarih öncesi), hitit, asur, fenike, frig, helenistik, roma ve bizans devirlerine ait heykel, kitabe, lahit, stel, mimari parçalar gibi taş eserler, pişmiş topraktan yapılmış çanak çömlek, çeşitli kaplar, silindirik ve damga mühürleri, madeni paralar ve diğer arkeolojik kalıntılardır.

      Müzede ayrıca Selçuklu ve Osmanlı devletlerine ait İslâmi eserler ile, giyim kuşama, halk sanatlarına ve el işlerine, yörük çadırlarına ve yörüklerce kullanılan eşyaya ait derlenmiş etnografya malzemeleri de bulunmaktadır. Müzenin en değerli eserleri lahitlerdir (Mezarlardır).

Adana Müzesi
Adana Müzesi

Adana’da Gezilecek Yerler | Şehir Rehberi

1-Taşköprü

2-Sabancı Merkez Cami

3-Varda(Alman) Köprüsü

4-Kapikaya Canyon

5-Seyhan Barajı

6-Adana Arkeoloji Müzesi

7-Buyuk Saat

8-Yumurtalık Plajı

ve en önemlisi olan “Adana Kebabını” Adana da yemenizi öneriyoruz.Ayrıca şehir ile ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız Adana Belediyesi sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

 

Son güncelleme :

    Yorum Yap