1. Ana Sayfa
  2. Kimdir
  3. Piri Reis Kimdir?

Piri Reis Kimdir?

Büyük Türk Denizcisi : Tanınmış Kartograf(Harita bilimci)

       Adı Soyadı              : Muhyiddin Pîrî Bey

       Ünvanı                    : Piri Reis

       Mesleği                   : Denizci,Kartograf(Harita bilimci)

       Doğum Tarihi/Yeri    : 1 Ocak 1470, Gelibolu

       Ölüm Tarihi/Yeri       : 1553, Kahire, Mısır

        Osmanlı Devletinin, Anadolu sınırlarından taşarak Batı’ya yöneldiği, Akdeniz’i bir Türk gölü gibi tanımaya başladığı yıllardayız.

        Devletin genç Padişahı Fatih Sultan Mehmed, İstanbul fethini tamamladıktan sonra yüzünü Akdeniz’e çevirmiş, ilk olarak güçlü bir donanma kurmuştu. Bu donanmanın üssü Gelibolu’ydu. Gelibolu’dan yiğit denizciler çıkıyor, bu ferman dinlemez leventler, yelkenlerini şişirerek, Akdeniz’in uçsuz-bucaksız sularına kendini salıveriyorlardı.

        İşte bu günlerde, Karaman’dan Gelibolu’ya gelerek yerleşen Mehmed Pirî adlı bir levendin 1470 yıllarına doğru nur topu gibi bir oğlu dünyaya gelmişti. Adını Muhiddin Pirî koydular. Çocuğun dayısı, tanınmış denizci Kemal Reis’ti. Kemal Reis, Muhiddin Pirî’nin yetişmesini üzerine aldı. On bir yıl onu, Gelibolu’daki bilginler yanında okutttu. Delikanlılık çağına gelince de, üç direkli kocaman gemisine sefer kâtibi yaptı. Onunla birlikte Akdeniz’in dalgalı, mavi sularına açıldı. O günden sonra, delikanlı Pirî Reis olarak anılmaya başlanmıştı.

Büyük Türk denizcisi, tanınmış haritacı, Haritaların efendisi, şair ve edip Pirî Reis

Kemal Reis, Akdeniz kıyılarını birer birer tarıyor, karşılarına çıkan Venedik ve Ceneviz korsanlarına göz açtırmıyordu.

Kendisinden çok güçlü düşman donanmaları onun küçük, fakat çok çevik filosu karşısında darmadağın oluyor, kazanılan her zafer Osmanlı Devleti’ne yeni limanlar, kaleler armağan ediyordu. Tam ondört yıl Kemal Reis Akdeniz’i dolaştı, durdu. Pirî Reis, bu süre içinde, yeni ülkeler gördü. Demir atılan her limanı en küçük ayrıntılarına varıncaya dek inceledi, haritalarını yaptı. ( Kitab-ı Bahariye) adında bir eser yazıyor ve gözlemlerini bu eserde topluyordu. Çoğu kez, kalemini bıraktı, palasına sarıldı, deniz savaşlarına girdi. Çoğu kez filosunun başına geçti, dayısı Kemal Reis’in yerine seferleri yönetti. Olgun, tecrübeli, bilgin bir denizci olmuştu. Özellikle 1486 yıllarında, İspanya kıyı şehirlerini, güneyde Cezayir’i çok iyi taradı. Altı yıl Kemal Reis’le birlikte İspanya Müslümanlarını Kuzey Afrika’ya taşımışlardı. Bu kolay olmamış, çetin savaşlar verilmişti. 1495 yılında Kemal Reis, resmen Osmanlı Devleti’nin emrine girmiş, 1499 yılında da Derya Kaptanı Davut Paşa, Kemal Reis’le Pirî Reis’i Akdeniz Filo Komutanlığına atamıştı. Ardından uzun süren Venedik savaşları başlamış, 1511 yılında Kemal Reis bu savaşlarda şehit düşmüştü. Kendisini küçüklüğünden beri yetiştiren, ona yeni ufuklar açan dayısı Kemal Reis’in ölümü Pirî Reis için bir yıkım olmuş, Gelibolu’ya gelerek bir köşeye çekilmiş, kitaplarını yazmaya, haritalarını çizmeye başlamıştı.

       Uzun bir çalışmadan sonra, büyük bir dünya haritası çizdi. Bu haritanın içerisinde, o zamanlar yeni keşfedilen Amerika’da yer alıyordu. Pirî Reis’in ait bilgileri İspanya’ya seferler yaptığı günlerde elde ettiği bir gerçekti. Pirî Reis, hazırladığı haritaları Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e sunmuş, daha sonra, padişahın emriyle denizden Mısır Seferine katılmıştır. Kanunî Sultan Süleyman devrinde Rodos seferlerine katılan Pirî Reis, bu sıralarda (Bahriye) kitabını tamamlayarak padişaha takdim etmişti. Onun bundan sonraki görevleri çok daha önemlidir. Bu görevler arasında Umman ve Kızıl denizler amiralliği de vardır.

        Yaşının seksenbeşe yaklaştığı 1554 yılında idam edildiği zaman, ardında, o güne dek bilinmeyen birçok deniz bilgileriyle dolu cilt cilt eserler, yıllarca Türk denizcilerine kılavuzluk edecek haritaları bırakıyordu. Bundan arasında (Kitab-ı Bahriye) si, Ege ve Akdeniz’in bir kılavuzu sayılır. Eserin ilk bölümlerinde denizcilik, fırtınaların çeşitlerinden, dünyanın yuvarlaklığından, pusula ve haritanın kullanışından söz edilir. Akdeniz’in, demir atmaya elverişli limanları, sığınılacak koyları, eserde birer birer gösterilmiştir. Yine eserin ilk bölümlerinde, Amerika’nın keşfinden bahsedilir ki, o güne dek Amerika’nın varlığından bahseden ilk eser Kitab-ı Bahriye olmuştur.

Ölümü(Alıntı : Vikipedia): 

       Kanuni Sultan Süleyman, Portekiz ile sürekli savaş halindeydi.80 yaşındayken Aden şehrindeki Arap isyanını bastırmakta başarılı olduğu için övgüleri topladı ve kendisine yeni bir görev verildi. Süveyş’ten Osmanlı donanması ile Basra’ya gidip, buradaki 15.000 askeri ve diğer gemileri de yanına alarak, Hürmüz adasını işgal etmesi istendi.Bu adaya mümkün olduğunca Portekizlilere ilişmeden ulaşması isteniyordu. Hint Okyanusu’na otuz civarı gemi ile açılan Piri Reis, kendisinden iki kat sayıca fazla Portekiz gemisini burada yenmeyi başardı.Savaştan kurtulup kaçan kimi Portekiz donanması personeli Hürmüz adasındaki kaleye sığındı. Kalenin etrafı sarıldı fakat buradaki Portekiz garnizonu hazırlıklı olduğu için işgal edilemedi. Kuşatma kaldırıldı. Bazı tarihçiler bu kuşatmanın kaldırılma nedeninin Piri Reis’in Portekizlilerden rüşvet alması olduğunu iddia ederler.Bölge halkının Portekizlilere yardımı üzerine kızan Piri Reis, burayı yağmaladı.Bu yağma onu idam sürecine götüren olayı başlattı.Basra valisi Ramazanoğlu Kubad Paşa’dan yardım istedi. Fakat vali onu bu yağmadan dolayı tutuklamak ve mallarına el koymak istedi. Portekiz donanmasının geniş bir kuvvetle Basra körfezini kapatmak üzere yola çıktığını haber aldı. Piri Reis’in donanması bakım ve onarım yaptırıyordu. Portekizlilerin ablukasına maruz kalmamak için askerlerini bırakarak 3 gemi ganimet ile Süveyş’teki donanma merkez tersanesine geri döndü.Basra valisinin şikayeti Mısır valisine ulaştı. Piri Reis tutuklandı. Mısır valisinden divana iletilen konuda Piri Reis kuşatmayı kaldırmak ve donanmayı bırakmak suçlarından yargılandı. Kendisi bakımsız donanma ile denize açılmasının sakıncalarını dile getirdiyse de suçlu bulunmasına engel olamadı. Kanuni Sultan Süleyman‘ın fermanı üzerine 1554’te Kahire’de boynu vurularak idam edildi. İdam edildiğinde 80 yaşının üzerinde olan Pîrî Reis’in terekesine devletçe el konuldu.

        Pirî Reis’in, bugün İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi’nde saklanan ve 1528 yılında çizilen Amerika haritasında, Atlas denizi ile Amerika’nın kuzey kıyıları, özellikle Grönland Florida yarım adasına kadar uzanan sahiller ayrıntılı bilgilerle resmedilmiştir. 1929 yılında, Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan bu haritayla Atatürk yakından ilgilenmiş, olduğu gibi yayınlanmasına, ayrıca üzerinde incelemeler yapılmasını emretmişlerdir.

Pirî Reis’in eserleri, dünyanın çeşitli dillerine de çevrilerek basılmış, onun şöhreti Türkiye sınırlarını çoktan aşmıştır.

        Pirî Reis’in ölümünden sonra, onun asla doldurulamayacak seçkin yerine Murad Reis, Seydî Ali Reis gibi tanınmış denizciler geldi. Onlar, Pirî Reis’in gösterdiği hedeflerde gerçekten başarılı hizmetler gördüler. Sonunda büyük denizci Barbaros Hayreddin, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirerek Osmanlı Devleti’nin deniz gücünü dünyaya bir kez daha tanıttı.

         Türk denizcileri arasında Pirî Reis, başarılı bir kaptan olduğu kadar, ileri görüşlü bir bilim adamı, coğrafyacı olarak ayrı bir yer almada. Türklüğü aydınlatanlar arasında dipdiri yaşamadadır.

Kaynak : Anadoluyu Aydınlatanlar / Mehmet ÖNDER

Resim: Piri Reis 

Son güncelleme :

    Yorum Yap