1. Ana Sayfa
  2. Kimdir
  3. Karamanoğlu Mehmed Bey Kimdir?

Karamanoğlu Mehmed Bey Kimdir?

 

       Adı Soyadı              : Mehmed Şemseddin (1.Mehmet)

       Ünvanı                    : Karamanoğlu Mehmed Bey

       Mesleği                   : Beylik kurucusu, Devlet adamı

       Doğum Tarihi/Yeri    :  Belli değil – Karaman

       Ölüm Tarihi/Yeri       : Ağustos 1277,Mut

         Anadolu’yu ileri fikirleri ve düşünceleriyle,kendine has  eserleri ve sanatlarıyla aydınlatanlar arasında onüçüncü yüzyılda Türkçe’yi resmî dil olarak ferman eden, Anadolu’da Türk birliğinin koruyucusu Karamanoğlu Mehmed Bey’i saymak gerek…(Türkçe ilk defa resmi dil olarak kabul edilmiştir.)

        Malazgirt Zaferi’nden sonra, Anadolu’da yepyeni bir devlet kuran Selçuklu Türkleri, Ortaasya’dan birlikte geldikleri Oğuz Boylarını, bölge bölge Anadolu’ya yerleştirmişler, Anadolu’nun kısa sürede Türkleşmesini sağlamışlardı. Bunlar arasında, onüçüncü yüzyılın başlarında Mersin (İçel) bölgesinde Uç beyi olarak yerleştirilen Salur Türk oymağıda vardı. Salur oymağını Nûre Sofî oğlu Kerimüddin Karaman idare ediyor, bu yüzden bu oymağa Karamanlılar deniyordu. Kerimüddin Karaman, Karamanlıların ikinci beyiydi.

      Öteki Türk oymakları gibi, Karamanlılar da dilleri ve törelerine sıkı sıkıya bağlıydı. İslam dinin etkisiyle Selçuklu Devletinin benimsediği resmî dil Arapça, edebi dil ise Farsça idi. Halk ise öz dili olan Türkçeyi kullanıyordu. Karamanlılar Arapça ve Farsçaya karşı, Türkçenin savunucusu ve koruyucusu olmuşlar, bu fikir ayrılığı yüzünden sık sık Selçuklu Devleti ile çatışmışlardı.

      Onüçüncü yüzyılın ortalarında Selçuklu Devleti, dış etkenler, özellikle Moğol akınları yüzünden güçsüz kalmış, Selçuklu tahtı, Anadolu’dakökleşen Türk birliğini koruyamaz olmuş, saray taht kavgalarıyla bir bunalım içine düşmüştü. O günlerde, Toros dağlarının eteklerindeki Türkmenleri bir idare altında toplayarak, Ermenek, Mut ve Silifke’yi ellerinde bulunduran Karamanlılar, Karamanoğlu Mehmed Bey’in başa geçmesiyle yeniden güçlenmişlerdi. Lârende adıyla tanınan Karaman şehrini de ele geçirmişlerdi. Mehmed Bey askerî ve idarî yönden bilgili bir devlet adamı idi. Bilim adamlarını etrafına toplar ve onlara çok önem verirdi. (Karamanoğlu) adıyla müstakil bir devlet kurmuşlardı.

Karamanoğlu Mehmet Bey, bununla yetinmek istemiyor, Selçuklu tahtını meşru yollardan elde ederek, Anadolu’yu tek bir idare altında toplamayı, Türk birliğini yeniden kurmayı tasarlıyordu. Bu düşüncedeyken 1277 yılında eline bir fırsat geçti. Selçuklu Sultanı Üçüncü Gıyâseddin Keyhüsrev, Mısır Kölemenleri ile savaşmak üzere başkent Konya’dan ayrılmış, ordusu ile birlikte Güney-doğu’ya hareket etmişti. Konya Sarayı bomboştu. Bir emir, vekil olarak oturuyordu.

       Karamanoğlu bu fırsatı değerlenmekte gecikmedi. Kendisinin Sultan II. İzzeddin Keykâvus’un oğlu olduğunu iddia eden Cimri (Alâeddîn Siyavuş) adlı bir adam yıllardan beri Türkmenler arasında dolaşır dururdu. (*Bazı kaynaklar ve araştırmacılar Cimri’nin Selçuklardan olmadığını, düzmece bir Şehzade olduğunu ileri sürer vb). Onu buldurdu. Ordusunun başına geçerek 15 Mayıs 1277 günü Konya üzerine yürüdü. Konyalılara şu haberi iletti:

Sultan İzzeddin’in oğlu Siyavuş benimle birliktir. Babasının tahtına oturacak ve idareyi eline alacaktır. Zorluk gösterilmeden kapılar açılsın…

       Haber ulaştığı halde Konya kapıları bu uydurma (bazı araştırmacılara göre) Şehzade’ye açılmadı. Bunun üzerine Mehmed Bey savaşla Konya’yı almış, Cimri(olarak bilinen) (Alâeddîn Siyavuş) Selçuklu tahtına oturmuştu. Aslında Cimri bir semboldü, Vezir olmuştu fakat tüm idare Mehmed Bey elindeydi.

         Karamanoğlu Mehmed Bey, saray törelerine yeni sultan adına para bastırıp, hutbe okuttuktan sonra o gün ilk iş olarak şu fermanı çıkartarak davullar döğdürttü:

BU GÜNDEN SONRA, DÎVÂNDA, DERGÂHTA, BARİGÂHTA, MECLİSTE, MEYDANDA, TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR.

      Ferman dalga dalga, şehirlerden kasabalara, kasabalardan köylere, köylerden göçebe çadırlarına kadar yayılıyor, aslında Türkçeden başka dili anlamayan Anadolu Türkleri, o güne dek, özellikle büyük şehirlerdeki okumuşların hor gördüğü öz dillerinin bayramını yapıyordu. Türkçe bu fermanla, resmen devlet dili ilân edilmişti. 

        Mehmed Bey her ne kadar, Selçuklu tahtına Cimri’yi oturtması, kendisinin bu tahta vâris olması çok sürmemişse de, olay Anadolu’da yeni uyanışın kaynağı olmuş. Türk dilinin Anadolu’da ki durumunu güçlendirmiş, Türklük şuuru aydınlık kafalardaki taze bir ülküyle tutuşturmuştur. 

 

      Karamanoğlu Mehmed Bey’in açtığı çığır, Türk dilinin meşalesi, kısa sürede şavklarıyla Anadolu’yu aydınlatmaya başlamış, başta Yunus Emre, Âşık Paşa, Gülşehri gibi tanınmış Türk ozanları şiirlerini özbeöz kendi dilleriyle söylemiş, Türkçe yazmıştır.

      Karamanoğulları, Türkçeyi resmî dil olarak kullanan Anadolu’daki ilk Türk beyliğidir. Siyasi bir olay biçiminde gelişen Karamanoğlu Mehmed Bey ayaklanması aslında Türk kültür tarihinin önemli bir dönemi olmuş, onun çektiği bayrakla Türk dili, bir kez daha varlığını duyurmuştur. Bugün Karaman’da onun büstünü taşıyan anıtın üzerinde iri harflerle fermanı yazılıdır:

Bugünden sonra, dîvânda, dergâhta, barigâhta, mecliste, meydanda, Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır. Ferman altında bir Tarih: 15 Mayıs 1277

     Karaman her yıl, Türkçenin resmî dil oluşunun yıl dönümleri törenle kutlanır. Dil Bayramı yapılır. Bu törenlerde Karamanoğlu Mehmed Bey’in tarihi kişiliği üzerinde de durularak, onun Türk kültür tarihindeki seçkin yeri belirtilir. Yunus’tan, Karacaoğlan’dan şiirler okunur.

Resim: Karamanoğlu Mehmed Bey Türbesi

 

Resim : Karamanoğlu Mehmed Bey Üniversitesi 

Karamanoğlu Mehmed Bey,bizim için aydınlık Anadolu’da unutamayacağımız bir güneşidir.Karamanoğlu Mehmed Bey Atamızdır!(Yazarın notundan)

Kaynak : Anadoluyu Aydınlatanlar – Mehmet ÖNDER – Tercüman Yayınları

Son güncelleme :

    Yorum Yap