1. Ana Sayfa
  2. Kimdir
  3. Kadı Burhaneddin Kimdir?

Kadı Burhaneddin Kimdir?

 

       Adı Soyadı              : Burhaneddin Ahmed

       Ünvanı                    : Kadı Burhaneddin (Burhanettin)

       Mesleği                   : Alim,Şair,Devlet adamı(kurucusu)

       Doğum Tarihi/Yeri    : 1344, Kayseri

       Ölüm Tarihi/Yeri       : 1398, Sivas

 

Ondördüncü yüzyılda Anadolu, Anadolu Beylikleri adıyla, bölge bölge kurulan Türk Beyliklerinin idaresi altındadır.

        Anadolu Selçuklu Devletinin çöküşünden sonra türeyen, her biri kendi başına buyruk, her biri bağımsız, büyüklü küçüklü bu beylikler, tek bir devlet gücüne bağlanıncaya kadar birbiriyle hep çatışmış, hep döğüşmüşlerdir. Aralarında birlik olmayınca Anadolu’da dirlik te olmamış, halk sürekli bir huzurun özlemini çekmiştir.

       Hele iki beylik vardı ki, bunlar ötekilerden daha büyük, daha güçlüydüler. Biri Karamanoğlulları, öteki Osmanlılar… Bunlar devamlı çatışıyor, çevresindeki küçük beylikleri sık sık birbirleri aleyhine kışkırtıyorlardı. Anadolu’nun Kayseri, Sivas kesimini ellerinde bulunduran Eratna Beyliği bu küçük beyliklerden biriydi.

      İşte bu yıllarda, Kayseri’de, Şemseddin Ahmed adında ünlü bir kadı vardı. Oğuzların Salur boyundandı. Adaletiyle, bilgisiyle tanınmış, sevilmişti. 1344 yılında Şemseddin Ahmed’in bir oğlu dünyaya gelmiş, bu sevimli çocuğa Burhaneddin adı verilmişti. Türk Edebiyatının büyük divân şairi, devrin seçkin bilim ve devlet adamı Kadı Burhaneddin bu çocuktu.

      İlköğrenimini babasında yanında yapan Burhaneddin, daha 14 yaşlarındayken ana dil Türkçeden başka Arap ve Fars dillerini, mantık, hikmet gibi bilimleri, yaşından beklenmeyen bir ölçüde öğrenmişti. Kayseri’de öğrenimini yeter bulmayan Burhaneddin, bir gün azığını aldığı gibi yollara düşmüş, önce Kahire’ye, daha sonra da Halep’e gelerek öğrenim görerek 1362 yılında Şam’a geçmiştir. Burada Mevlânâ Kudbeddin Râzi’nin derslerine 1.5 yıl devam etmişti. Onun gurbet hayatı 6 yıl sürmüş, 1364 yılında babasının ölüm haberini alır almaz Kayseri’ye dönmüştü. Kayseri’de babası Kadı Şemseddin Ahmed’in yerine oturacak, adaleti onun gibi ince eleyip sık dokuyacak kimse yoktu. Oğlu Burhaneddin 20 yaşındaydı…

      Gençti, tecrübesizdi ama, bilgisi ve zekâsıyla herkesi cezbediyordu. Çok geçmeden Kayserililer onu babasının makamına oturtu verdiler. Kadı Burhaneddin, Kayseri Kadısı oldu. O günden sonra “Kadı Burhaneddin” adını aldı. Bununla da kalmadı, Eratna Beyi Gıyaseddin Mehmed’e damat oldu.

      Gıyaseddin Mehmed’in kısa süre sonra öldürülmesiyle Eratna Beyliğinin başına oğlu Alâeddin Ali Bey geçmişti. Alâeddin Ali Bey, genç eniştesi Kadı Burhaneddin’i kendisine vezir tayin etmede gecikmedi. Vezirliği 4 yıl sürdü.  Kadı Burhaneddin bir yandan devlet işlerini yürütürken, öte yanda durmadan okuyor, öğreniyor, kitaplar yazıyor, tasavvuf ve edebiyatla uğraşıyordu. 1380 yıllarına doğru Eratna Beyi Alâeddin Ali Bey’in ölümüyle yerine 7 yaşındaki oğlu tahta çıkmıştı. Bu durum sürekli karışıklıklara sebep olmuş, Kadı Burhaneddln, halkın da isteği ve ısrarı üzerine idareyi eline alarak bağımsızlığını ilan etmiş, Sivas’ta tahta oturmuştu. Onun 18 yıllık saltanatı, yine karışıklıklar, savaşlar, iç isyanlar içinde geçmiş, böyle olduğu halde, kılıç ve kalemini aynı ustalıkla kullanmış, 1500 gazeli 119 tuyuğ ve 20 rubaiyi içine alan Türkçe koca bir divan meydana getirmişti.

Özellikle, Türk edebiyatında (Tuyuğ) denen şiir örneğini en çok kullanan Kadı Burhaneddin olmuş, tuyuğlarında yiğitçe kükremiştir.

Özünde şeyh gören serdâr olur

Enelhak dava kılan berdâr olur

Er oldur, Hak yoluna baş oynaya,

Döşekte ölen yiğit murdar olur.

 

Cana can vermeyenin ne canı var,

Can verenin adı ile sanı var.

Er kişinin matahı erlik olur.

Cevherinin lâl ile mercanı var.

 

Erenler öz yolunda er tek gerek

Meydanda erkek kişi mertek gerek

Yahşi yaman, katı yumuşak olsa hoş

Severim diyen kişi erkek gerek

      Şiirlerinde adını yahut da takma adını kullanmayan Kadı Burhaneddin tekke şairleri gibi içine dönük değil, aksine hayata yaygın, Köroğlu” misali, mertlik ve aşkı birlikte yaşatan, halka, halkın diliyle seslenen bir şairdir.

     600 sayfalık Divanı’ından ayrı olarak yazdığı İksir-i Saadet adlı eseriyle de bilgi dağarcığını ortaya koyan Kadı Burhaneddin’in Tercihu’t-Tavzih adlı eseri de vardır.

        Şeyh Müeyyed isyanı sırasında, 1389 yılında Akkoyunlu Türkmenlerinden Karayülük Osman tarafından Sivas’ta ani bir baskınla şehit edilmiştir. Şahadetinden sonra, kurduğu Kadı Burhaneddin Beyliği dağılmıştır. Türbesi Sivas’ta Kadı Burhaneddin mahallesindedir.

Resim: Kadı Burhaneddin Türbesi

Bir gazelinde:

Şahâ senün cemalünü göreyim ondan öleyim,

Susamışam visaline ereyüm andan öleyim

 

Dün gice düşte ben seni, benim ile görür idim,

Bu düşümün tabirini yorayım andan öleyim.

diyerek, son nefesine kadar aşkı dilinden düşürmemiştir.

“Anadolu’yu, öz dili, şiirleri ve eserleriyle aydınlatanlar arasında Kadı Burhaneddin’in yeri büyüktür.”

 

Kaynak : Anadoluyu Aydınlatanlar Mehmet ÖNDER

 

Son güncelleme :

    Yorum Yap