1. Ana Sayfa
  2. Kimdir
  3. Dede Korkut Kimdir ?

Dede Korkut Kimdir ?

       Adı Soyadı              : Kitāb-ı Dedem Ḳorḳud Alā Lisān-ı Tāife-i Oġuzân (Dede Korkut)

       Ünvanı                    : Dede Korkut

       Mesleği                   :  Hikayeci, Şair

       Doğum Tarihi/Yeri    : 570 (Orta Asya) 

       Ölüm Tarihi/Yeri       : 632 (Orta Asya)

( … Dirse Han kalkıp evine geldi. Çağırıp hatununa söyler,görelim hanım ne söyler:

Beri gel başımın bahtı, evimin tahtı

Evden çıkıp yürüyünce selvi; boylum,

Topuğunda sarmaş-dolaş kara saçlım

Kurulu yaya benzer çatma kaşlım

Çift badem sığmayan dar ağızlım

Kavunum, yemişim, divleğim

Görür müsün neler oldu.)

       Dede korkut kitabındaki Dirse Han Destanından bu satırlar. Büyük Türk destanının yaratıcısı Oğuzların bilici ozanı Dede Korkut ‘un kişiliği üzerinde ki bilgilerimiz yetersiz kalıyor.Korkut-Ata adıyla da tanınan Dede Korkut, söylentilere göre Oğuzların Bayaı Boyundan Kara Hoca’nın oğludur. Onun, Dokuzuncu ve Onbirinci yüzyıllar arasında Türkistan’da, Sir-Derya nehrinin Aral Gölü’ne döküldüğü yerde doğduğu, Ürgeç Dede adında bir oğlu olduğu. Oğuz Türklerinden büyük saygı gördüğü, bu bölgelerde hüküm süren Türk hakanlarına akıl hocalığı ve danışmanlık ettiği destanlarından anlaşılmaktadır. Dede Korkut’un Türkler arasında, ağızdan ağıza,dilden dile dolaşan destan niteliğindeki hikayeleri Onbeşinci yüzyılda Akkoyunlu’lar devrinde Dede Korkut Kitabı adıyla bir kitapta toplanmış, böylelikle sözden yazıya dökülmüştür. Destan derleyicisi, Dede korkut kitabının ön sözünde Dede Korkut hakkında şu bilgileri verir ve onun ağzından şu öğütlerde bulunur:

 

 

      (Bayat Boyundan Korkut Ata derler bir er ortaya çıktı. kişi, Oğuz’un tam bilicisi idi. Ne derse olurdu. Gaipten Türlü haberler söylerdi.)(Korkut Ata Oğuz Kavminin her müşkülünü hallederdi.Her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmayınca yapmazlardı.Her ne ki buyursa kabul ederlerdi. Sözünü tutup tamam ederlerdi…)

      (Dede Korkut söylemiş: Lapa lapa karlar yağsa yaza kalmaz,yapağılı yeşil çimen güze kalmaz. Eski pamuk bez olmaz,eski düşman dost olmaz. Kara koç ata kıymayınca yol alınmaz, kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez,er malına kıymayınca, adı çıkmaz. Kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra çekmez. Oğul babanın yerine yetişenidir, iki gözünün biridir. Devletli oğul olsa ocağının korudur … )

     (Dede Korkut bir daha söylemiş: Sert yürürken cins bir ata namert yiğit binemez  binince binmese daha iyi. Çalıp Çalıp keser öz kılıcı nameler, çalınca çalmasa daha iyi… Çalabilen yiğide, okla kılıçtan bir çomak daha iyi. Konuğu olmayan kara evler yıkılsa daha iyi … Atın yemediği acı otlar bitmese daha iyi. İnsanın içmediği acı sular sızmasa daha iyi…)

Dede Korkut’un kitabında on iki destan var. Bu destanlar, Türk dilinin en güzel örnekleri olduğu gibi, Türk ruhuna, Türk düşüncesine ışık tutan en açık belgelerdir. Dede Korkut, Oğuz Türklerini, onların inanışlarını, yaşayışlarını, gelenek ve göreneklerini, yiğitliklerini, sağlam karakteri ve ahlakını, ruh enginliğini, saf, arı-duru bir Türkçeyle dile getirir. Destanlarındaki şiirlerinde, çalınan kopuzların kıvrak ritmi, yanık havası vardır.

Bamsı Böyrek Destanı’ndan Bey Böyreğin ardından yavuklusu Banu Çiçek şöyle seslenir:

Vay al duvağımın sahibi, Vay al başımın umudu.

Vay şah yiğidim, şahbaz yiğidim,

Doyuncayadek yüzüne bakamadığım

Han yiğit …

Göz açıp da gördüğüm,

Gönül ile sevdiğim,

Bir yastığa baş koyduğum

Yolunda öldüğüm. kurban olduğum,

Can yiğit …

      Dede Korkut destanlarının kahramanları, iyiliği ve doğruluğu öğütler. Güçsüzlerin, çaresizlerin, her zaman yanındadır. Hile-hurda bilmezler, tok sözlü, sözlerinin eridirler. Türk milletinin birlik ve beraberliğini, milli dayanışmayı,el ele tutuşmayı telkin eder. Yüzyıllar boyu heyecanla okunan bu eserdeki destanlar, Doğu ve Ortaanadolu’da, çeşitli varyantları ile yaşamıştır. Anadolu’nun(bknz:Anadolu Selçuklu Devleti) birçok bölgelerinde halk arasında söylenen kuşaktan kuşağa aktarılan hikaye ve destanlarda Dede Korkut’un izleri ve büyük etkileri vardır. Milli Destanımızın ana kaynağı olan Dede Korkut Kitabı’nın bugün elde, biri Dresden’de, öteki Vatikan’da olmak üzere iki yazma nüshası vardır. Bu yazma eserlere dayanarak Dede Korkut Kitabı, memleketimizde birkaç kez basıldığı gibi, birçok yabancı memleketlerde çeşitli dillere de çevrilmiştir .

Dede Korkut’un bilinen hikayeleri şunlardır:

1. Kazan Bey Oğlu Uruz’un Tutsak Olması

2. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul

3. Dirse Han Oğlu Boğaç Han

4. Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek

5. Salur Kazan’ın Evi Yağmalanması

6. Kanlı Koca Oğlu Kanturalı

7. Kazılık Koca Oğlu Yegenek

8. Uşun Koca Oğlu Segrek

9. Salur Kazanın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarması

10. İç Oğuz’a Taş Oğuz Asi Olup Beyrek Öldüğü

11. Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi

12. Begin Oğlu Emren

 

      Dede Korkut son olarak : “Türk Destanı ‘Dede Korkut’ UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi’ne” oy birliğiyle kabul edildi.

Dede Korkut’u ve onun milli destanlarını Anadolu Türklüğünü milli ruh ve heyecanla aydınlatan güçlü bir ışık sayıyor ve onunla övünüyoruz …

Son güncelleme :

    Yorum Yap