1. Ana Sayfa
  2. Kimdir
  3. Abdullah Cevdet Karlıdağ Kimdir?

Abdullah Cevdet Karlıdağ Kimdir?

       Adı Soyadı              : Abdullah Cevdet Karlıdağ

       Ünvanı                    : Abdullah Cevdet

       Mesleği                   : Siyasetçi, Düşünür, Göz hekimi, Şair ,Yazar

       Doğum Tarihi/Yeri    : 9 Eylül 1869, Arapgir

       Ölüm Tarihi/Yeri       : 29 Kasım 1932, İstanbul

Abdullah Cevdet’in Hayatı

          Abdullah Cevdet Karlıdağ,Siyasetçi, Düşünür, Göz hekimi, Şair ,Yazar ünvanlarıyla tarihi kaynaklarda geçmektedir. Tahsilini “Elazığ Askeri rüştiyesinde, İstanbul Kuleli Askeri idadisinde ve Askeri Tıbbiyesinde” okuyarak tamamladı. 1889 yılında Osmanlı Devletinde Tıbbiye’de kurulan İttihad ve Terakki cemiyetinin kurucularından biri olarak gizli siyasi yapılanmalarda bulundu. Askeri Tıbbiye’yi bitirince Gülhane Askeri hastahanesinde bir buçuk yıl göz hastalıkları üzerine asistanlığı yaptı. İhitlalciler ile işbirliği yapmasından dolayı 1892’de görevinden azledilerek Trablusgarpa sürdüldü. Abdullah Cevdet 1897’de Avrupa’ya kaçtı. Aynı yıl İsviçrenin Cenevre şehrinde İshak Sükuti ile beraber türkçe ve fransızca olarak Osmanlı adlı gazeteyi çıkarmaya başladı . Abdullah Cevdet,  Cenevrede istibdat karşıtı yazılar yazdı.Osmanlı Devleti Padişahı II.Abdülhamit , kendisini Viyana elçiliği doktorluğuna atayınca muhalefeti bıraktı. Ancak 1900 lü yılların başında Padişahı eleştiren yazıları yüzünden yeniden işten çıkarıldı ve mahkemeye sevkedildi,  Kalebentlik cezasına mahkum edildi(Kalebentlik:Suçlununuzak bir yerde bulunan bir kaleye kapatılması anlamına gelir) . Cenevre merkezinde İçtihad matbaasını kurdu ve 1 eylül 1904 yılında “içtihad dergisini” yayınlamaya başladı. Cenevreden sonra İstanbul’a taşınan İçtihad dergisi 28 yıl yayınlandı ve toplamda 358 sayı çıkardı. Dergiyle birlikte aynı yıl, dergi yazarlarının ve başkalarının eserlerini yayımlayan Kütüphane-i lçtihadı kurdu. Bir yıl sonra işlerini yürütmek için Mısıra geçti. Mısırın başkenti Kahirede, bir yandan göz doktorluğu yaparken, öbür yandan Jön Türkler’in kurduğu Ademi Merkeziyet fırkası adına çalışmalar yaptı. 1911 yılında İstanbul’a  yeniden geldi ve ölümüne kadar ayakta tutmaya çalıştığı matbaasını İçtihad Evi adıyla yeniden ihya etti. Kütüphane-i İçtihad  dergisinde yıllar boyu birçok eser yayımlanmıştır.

        Yazı hayatının başlarken İslam dinine bağlı olarak yaşayan Abdullah Cevdet’in, daha sonra İslam dini karşıtlığı yazılar yazması İslam Kamuoyunda  dinsizlikle suçlanmasına neden oldu. Dozy’nin “Essai sur l’Histoire de l’İslamisme” adlı eserindencevirdiği ettiği Tarih-i İslamiyet adlı dergisi yasaklandı ve “Balkan savaşları” patlak verdiği sırada “Hürriyet ve ittilâf fırkası” hükümeti tarafından hapse atıldı. İçtihad-ı Alem adayla tekrar piyasaya sürdüğü dergisi de 13 şubat 1915 yılında kapatıldı. Damat Ferit Paşanın sadrazamlığı esnasında Sıhhiye Genel müdürlüğü başına atanan Abdullah Cevdet, 1922 yılında Bahailik’le ilgili yayınladığı makaleden dolayı dava edildi. Dört buçuk yıl süren mahkemesi sonunda önce tutuklandı, ancak, Enbiyaya Laftan (Peygamberleri kötüleme) süregelen suçunun affı üzerine tutuklaması düşmüştür.

        Abullah Cevdet,Avrupa kültürünün Türkiye’deki mutlak savunucularından biriydi , Atatürk’ün gerçekleştirdiği harf devriminden daha önce latin harflerinin kabulünü ısrarla dile getirmişti. Abullah Cevdet telif ve tercüme işerinde 70’i geçkin eserler verdi. Türkçe şiirlerini Kahriyât (2. baskısı, 1906), Karlı Dağdan Ses (1931) ve Düşünen Musiki adlı kitaplarında topladı. Fransızca şiirleri beş küçük kitap şeklindedir. Tıp, felsefe, siyaset ve toplum konularında kaleme aldığı başlıca eserleri şunlardır: Fizyolocya-i Tefekkür (Tefekkürün Fizyolojisi [fr. la Pensee] 1892); Masumiyet (1896), iki Emel (1897), Fünun ve Felsefe (Fenler ve Felsefe) 12. bas. 19061; Gizli Figanlar (1906); Mahkeme-i Kübra (Yüce Divan) [1908]; İstanbul’da Köpekler (1909); Bir Hutbe (1909); Yaşamak Korkusu (1911); Hadd-i Te’dib (2. bas. 1912); Edirne Söğüdünün İçyüzü (1913); Dimağ ve Melekât-ı Akliye’nin Fizyolocya ve Hıfzıssıhhası (Dimağ ve Akli Melekelerin Fizyolojisi ve Korunması) [1917]; Cihanı İslâm’a dair bir Na-zar-ı Tarihi ve Felsefi, (İslam Dünyasına Tarihi ve Felsefi bir Bakış) [1922]; Âdab-ı Muaşeret Rehberi (1927); Kafkasyalı Hemşehrilerime; Amalığın Sebepleri ve Korunma Çareleri (1931).

Abdullah Cevdet’in Tercümeleri

           Alfieri’den, Hükümdar ve Edebiyat (Del Principe, delle Lettere) [1905]; İstibdat (Delle Tirannide) [1908]; Gustave Le Bon’dan, Asrımızın Nusus-ı Fel- sefiyesi [Çağımızın Felsefî Vecizeleri] (Les A- phorisme du Tamps PrĞsent) [1913]; Ruh-ül- Akvam [Kavimlerin Ruhu (Les lois Psycholo- giques de l’Evolution des Peuples)] (2. bas. 1913); Avrupa Harbinden Alınan Psikolocyaî Ders (Enseignement Psychologique de la Guerre Europeenne) [1918];Dün ve Yarın (Hier et Demain) [1921]; llm-i Ruh-ı İçtimaî [İçtimaî Ruh İlmi (Psychologie des Foules)] (1924); Amelî Ruhiyat [Tecrübî Psikoloji (Les incertitudesdel’HeurePr^sente)]. Emile Boutmy’den, Ingiliz Kavmi (Essai d’une Psychologie Politique du Peuple Anglais au XVIII    eme Siecle) [4 cilt, 1909-1912]. Dr. Ludwig Buchner’den, Goril (1896). Dr. O mer Buyse’den, Amerikan Terbiye Usulleri (M6thodes Americaines d’Education G6n£rale et Techniqüe) [4 cilt, 1926]. Byron’dan, Şilyon Mahbusu (The Prisoner of Chillon). Dozy’den, Tarih-i İslâmiyet (Essai sur l’His- toire de l’lslamisme), [2. bas. 1913]. Jean Marie Guyau’4an, Terbiye ve Veraset (Education et Her^dite) [1927]; Bir Filozofun Şiirleri (Vers d’un Philosophe). Baron Holbacy’den, Akl-ı Selim (Le Bon Sens ou İdees Naturelles opposees aux ld£es Surnaturelles). Rahip Meslier’den, Rahip Meslie’nin Vasiyetnamesi (1924). Le Baron Motono’dan. Bir Zekâyı Feyyaz (Verimli Bir Zekâ) [1925]. Jacques Wovico’dan, Harp ve Sözde iyilikleri (La Guerre et ses Pretendus Bienfaits). Schiller’den, Giy om Tel (Wilhelm Teli) [1898]. Shakespeare’den, Jül Sezar (Juüus Caesar) [1908], Hamlet (1908), Makbet (Mac- beth [1909], Kral Lear (King Lear) [1912], Antuan ve Kleopatra (Antony and Cleopat- ra) [1921]. Abdullah Cevdet ayrıca, Mevlana’dan bazı parçaları Dilmesti-i Mevlana (Mevlana’nın Gönül Coşkunluğu) [1921], Hayyam rubailerini Rubaiyat-ı Hayyam ve Türkçeye Tercümeleri (1929), Hindli Muhammed Ghuri’nin İkaz-ı Müslümîn’ini Müslümanlar Uyanınız (1908) adlarıyla dilimize çevirdi.

Kaynak : Meydan Laroysse

Son güncelleme :

    Yorum Yap